Kabataş Martı Projesinde Hukuksuzluklar
İBB, TOKİ, KİPTAŞ ilçe belediyeleri yazılı hukuku askıya almış dilediklerini diledikleri gibi yapıyorlar. Yargı ve Kanunlar artık onları tedirgin etmiyor. Afet yasasını bile 7 defa revize ederek dönüşüm mağduru mülk sahiplerinin hukuken elini bağlamak için ne gerekirse yapıyorlar. Acele kamulaştırmada AİHM'den sık sık önü kesilince şimdi hukuku takiyye ile dolanmaya başladılar.
07 Ocak 2017 - 15:14
Martı Projesini uygulayanlar Projenin başlamış olmasına rağmen başlama tarihini Temmuz olarak ilan ettiler.
Öncelikle projenin hala askıya çıkarılmadığını öğrendik, Böyle devasa projenin ilan edilmemesinin arkasındaki gerçek proje aleyhine dava açılmasın...
Projesi ilan edilmemiş uygulamaya TMMO ve karşı olan STK'lar ne yapacaklarını şaşırdılar. Bunca hukuksuzluk karşısında hukuktan medet ummak ne kadar gerçekçi diye kendilerine soruyorlar.
Bunca hukuksuzluğa karşı Projenin mimarı hakan Kıran proje hakkında basın açıklaması yapan TMMO ÇED Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı hakkında tazminat davası açmıştı.
İKS BASIN AÇIKLAMASI İÇİN TIKLAYINIZ
"İstanbulu betonkent eylemeyi düşünenlere beton kafa deriz"
İstanbul Kent Savunması, Kabataş projesinin mimarı Hakan Kıran'a hakaret ettikleri gerekçesiyle haklarında tazminat davası açılan TMMOB Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Sami Yılmaztürk ve ÇED Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı ile dayanışmak için TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube binasında basın toplantısı düzenledi.
İSTANBUL AVM VE OTEL CEHENNEMİNE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR
Toplantıya, İstanbul Kent Savunması'ndan Cihan Uzunçarşılı Baysal, Zerrin Bayrakdar ve Beyoğlu Kent Savunması'ndan Deniz Özgür katıldı. İstanbul Kent Savunması'ndan Selen Birgöl, mimar Hakan Kıran'ın projesinin kentin önemli tarih ve kültür varlıklarını barındıran Kabataş'a aktarma merkezi adı altında devasa bir beton blok konduracağını hatırlattı.
Birgöl, İstanbul'un dokusunun ve kültürünün yok edilmesine ve alışveriş merkezleri, oteller cehennemine dönüşmesine karşı TMMOB Mimarlar Odası'nın başlatmış olduğu hukuki süreç ve bu çerçevede kamuoyu ve basın ile paylaşılan bilimsel ve teknik açıklamaların, projenin hem mimarı hem yüklenicisi olan Kıran'ı telaşa düşürdüğünü ifade etti.
İnşaatın başlama tarihi 10 Ağustos 2016 iken revize edilen projenin Koruma Kurulu kararının 6 Ekim 2016, ‘ÇED gerekli değildir' kararının ise 26 Ekim 2016 tarihli olduğunu dile getiren Birgöl, plan değişikliğinin de hala askıya çıkartılmadığını söyledi. Birgöl, Kıran'ın projedeki hukuksuzlukların son derece farkında olduğunu ve bunların üstünü örtmek için sırtını yerel yönetime dayadığını belirtti.
'BEN YAPTIM OLDU PROJESİ İSTANBUL'U GÖLGELİYOR'
Birgöl, "Süleymaniye bölgesinin tarihi dokusuyla uyuşmayan devasa gövdesiyle 'karşı miras' temsili, bir Mimar Sinan karşıtlığı olabilecek Haliç Metro Köprüsü ucubesini inşa ederek tüm Haliç silüetinin görsel bütünlüğünü katleden, Sokullu Mehmet Paşa Camii'nin manzarasını tahrip eden Kıran'ın yeni hedefi Mimar Sinan'ın özel eseri Molla Çelebi Camii ile Dolmabahçe Camii arasındaki kordondur" dedi.
Prof. İlber Ortaylı'nın Haliç Metro Köprüsü'yle ilgili "fonksiyonu adeta İstanbul kıyılarındaki Mimar Sinan'ı gölgelemeye çalışmaktır" sözlerini hatırlatan Birgöl, aktarma merkezi adı altında hayata geçirilmek istenen tarih ve kültür kırımı ve doğa katliamı projesinin, Fındıklı'daki Molla Çelebi Camii'nden başlayıp Dolmabahçe'ye, oradan Bezmi Alem Valide Sultan Camii'ne uzanarak Dolmabahçe Sarayı'nı da etki alanı içine alacağı uyarısı yaptı.
Birgöl, Kıran'ın tepeden inme "ben yaptım oldu" projesinin tarihi bölgeyi ve özellikle Sinan'ın denizden görünümü eşsiz Molla Çelebi Camii'ni gölgeleyerek Kabataş'tan görünen tarihi İstanbul manzarasını da bloke edeceğine dikkat çekti.
KABATAŞ'IN TARİHİ HAFIZASI YOK EDİLİYOR
Birgöl, "Bir kentin kolektif hafızasında yer bir eden tarihi öneme sahip mekanlar, aynı zamanda kentlerin kimlik ve aidiyet duygularına referans olurlar. Bu bölgelere yapılan her müdahale kentleri kimliklerinden, aidiyetlerinden kopartırken kolektif hafızalarda da yarıklar açar. Kıran, Kabataş'ı tarihinden, bağlamından hafızasından kopartmaya, kolektif hafızamızdaki yerinde yok etmeye soyunmuştur" diye konuştu.
'BU PROJE KENT VE DOĞA KATLİAMIDIR'
İstanbul Kent Savunması olarak projeyi ilk duydukları günden itibaren detaylara ulaşmayı ve halkı bilgilendirmeyi görev edindiklerini kaydeden Birgöl, OHAL'de de meydan kapatılana kadar Kabataş nöbetlerini kesintisiz devam ettirdiklerini hatırlattı. OHAL'e ve baskıcı ortama rağmen İstanbulluların imza atmaya geldiklerini, meydanı ve iskelelerini sahiplendiklerini söyleyen Birgöl, "Toplanan 15.000 ıslak imza Büyükşehir'e teslim edildi ancak bir otobüs durağının yerini dahi halka soracağını ilan eden Belediye Başkanı Kadir Topbaş sözlerini unuttu" diye konuştu.
Birgöl, "İstanbul kentinin katillerini teşhir etmekten çekinmeyeceğimizi bir kez daha seslendirirken, tüm yaşam savunucularının yanında olduğumuzu ilan ediyoruz. Biz betona "Beton", bu kenti beton kent eylemeyi düşünene de mimar değil "Beton kafa" deriz" diye konuştu.
'DEĞERLERE HAKARET EDİYORSANIZ, ALINGANLIK SİZİN CEZANIZDIR
Hakkında tazminat davası açılan ÇED Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı ise, "Mimar meslektaşımız farklı bir yerden anlayarak alınganlık etmiş. Aslında mimari ve mekan eleştirisi çok önemlidir. Bir film, roman eleştirmek hakaret değilse mimari yapıtı eleştirmek de sahibine hakaret değildir. Eğer sizin yaptığınız iş değerlere hakaret olarak yapılıyorsa biraz alıngan olabilirsiniz tabi ki, o da sizin cezanızdır" dedi.
Şehir savunucuları, kent-kırım projecisi mimar Hakan Kıran'a yeni yıl hediyesi olarak kırmızı kurdeleyle sarılmış bir beton parçası armağan etti.
Öncelikle projenin hala askıya çıkarılmadığını öğrendik, Böyle devasa projenin ilan edilmemesinin arkasındaki gerçek proje aleyhine dava açılmasın...
Projesi ilan edilmemiş uygulamaya TMMO ve karşı olan STK'lar ne yapacaklarını şaşırdılar. Bunca hukuksuzluk karşısında hukuktan medet ummak ne kadar gerçekçi diye kendilerine soruyorlar.
Bunca hukuksuzluğa karşı Projenin mimarı hakan Kıran proje hakkında basın açıklaması yapan TMMO ÇED Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı hakkında tazminat davası açmıştı.
İKS BASIN AÇIKLAMASI İÇİN TIKLAYINIZ
"İstanbulu betonkent eylemeyi düşünenlere beton kafa deriz"
İstanbul Kent Savunması, Kabataş projesinin mimarı Hakan Kıran'a hakaret ettikleri gerekçesiyle haklarında tazminat davası açılan TMMOB Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Sami Yılmaztürk ve ÇED Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı ile dayanışmak için TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube binasında basın toplantısı düzenledi.
İSTANBUL AVM VE OTEL CEHENNEMİNE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR
Toplantıya, İstanbul Kent Savunması'ndan Cihan Uzunçarşılı Baysal, Zerrin Bayrakdar ve Beyoğlu Kent Savunması'ndan Deniz Özgür katıldı. İstanbul Kent Savunması'ndan Selen Birgöl, mimar Hakan Kıran'ın projesinin kentin önemli tarih ve kültür varlıklarını barındıran Kabataş'a aktarma merkezi adı altında devasa bir beton blok konduracağını hatırlattı.
Birgöl, İstanbul'un dokusunun ve kültürünün yok edilmesine ve alışveriş merkezleri, oteller cehennemine dönüşmesine karşı TMMOB Mimarlar Odası'nın başlatmış olduğu hukuki süreç ve bu çerçevede kamuoyu ve basın ile paylaşılan bilimsel ve teknik açıklamaların, projenin hem mimarı hem yüklenicisi olan Kıran'ı telaşa düşürdüğünü ifade etti.
İnşaatın başlama tarihi 10 Ağustos 2016 iken revize edilen projenin Koruma Kurulu kararının 6 Ekim 2016, ‘ÇED gerekli değildir' kararının ise 26 Ekim 2016 tarihli olduğunu dile getiren Birgöl, plan değişikliğinin de hala askıya çıkartılmadığını söyledi. Birgöl, Kıran'ın projedeki hukuksuzlukların son derece farkında olduğunu ve bunların üstünü örtmek için sırtını yerel yönetime dayadığını belirtti.
'BEN YAPTIM OLDU PROJESİ İSTANBUL'U GÖLGELİYOR'
Birgöl, "Süleymaniye bölgesinin tarihi dokusuyla uyuşmayan devasa gövdesiyle 'karşı miras' temsili, bir Mimar Sinan karşıtlığı olabilecek Haliç Metro Köprüsü ucubesini inşa ederek tüm Haliç silüetinin görsel bütünlüğünü katleden, Sokullu Mehmet Paşa Camii'nin manzarasını tahrip eden Kıran'ın yeni hedefi Mimar Sinan'ın özel eseri Molla Çelebi Camii ile Dolmabahçe Camii arasındaki kordondur" dedi.
Prof. İlber Ortaylı'nın Haliç Metro Köprüsü'yle ilgili "fonksiyonu adeta İstanbul kıyılarındaki Mimar Sinan'ı gölgelemeye çalışmaktır" sözlerini hatırlatan Birgöl, aktarma merkezi adı altında hayata geçirilmek istenen tarih ve kültür kırımı ve doğa katliamı projesinin, Fındıklı'daki Molla Çelebi Camii'nden başlayıp Dolmabahçe'ye, oradan Bezmi Alem Valide Sultan Camii'ne uzanarak Dolmabahçe Sarayı'nı da etki alanı içine alacağı uyarısı yaptı.
Birgöl, Kıran'ın tepeden inme "ben yaptım oldu" projesinin tarihi bölgeyi ve özellikle Sinan'ın denizden görünümü eşsiz Molla Çelebi Camii'ni gölgeleyerek Kabataş'tan görünen tarihi İstanbul manzarasını da bloke edeceğine dikkat çekti.
KABATAŞ'IN TARİHİ HAFIZASI YOK EDİLİYOR
Birgöl, "Bir kentin kolektif hafızasında yer bir eden tarihi öneme sahip mekanlar, aynı zamanda kentlerin kimlik ve aidiyet duygularına referans olurlar. Bu bölgelere yapılan her müdahale kentleri kimliklerinden, aidiyetlerinden kopartırken kolektif hafızalarda da yarıklar açar. Kıran, Kabataş'ı tarihinden, bağlamından hafızasından kopartmaya, kolektif hafızamızdaki yerinde yok etmeye soyunmuştur" diye konuştu.
'BU PROJE KENT VE DOĞA KATLİAMIDIR'
İstanbul Kent Savunması olarak projeyi ilk duydukları günden itibaren detaylara ulaşmayı ve halkı bilgilendirmeyi görev edindiklerini kaydeden Birgöl, OHAL'de de meydan kapatılana kadar Kabataş nöbetlerini kesintisiz devam ettirdiklerini hatırlattı. OHAL'e ve baskıcı ortama rağmen İstanbulluların imza atmaya geldiklerini, meydanı ve iskelelerini sahiplendiklerini söyleyen Birgöl, "Toplanan 15.000 ıslak imza Büyükşehir'e teslim edildi ancak bir otobüs durağının yerini dahi halka soracağını ilan eden Belediye Başkanı Kadir Topbaş sözlerini unuttu" diye konuştu.
Birgöl, "İstanbul kentinin katillerini teşhir etmekten çekinmeyeceğimizi bir kez daha seslendirirken, tüm yaşam savunucularının yanında olduğumuzu ilan ediyoruz. Biz betona "Beton", bu kenti beton kent eylemeyi düşünene de mimar değil "Beton kafa" deriz" diye konuştu.
'DEĞERLERE HAKARET EDİYORSANIZ, ALINGANLIK SİZİN CEZANIZDIR
Hakkında tazminat davası açılan ÇED Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı ise, "Mimar meslektaşımız farklı bir yerden anlayarak alınganlık etmiş. Aslında mimari ve mekan eleştirisi çok önemlidir. Bir film, roman eleştirmek hakaret değilse mimari yapıtı eleştirmek de sahibine hakaret değildir. Eğer sizin yaptığınız iş değerlere hakaret olarak yapılıyorsa biraz alıngan olabilirsiniz tabi ki, o da sizin cezanızdır" dedi.
Şehir savunucuları, kent-kırım projecisi mimar Hakan Kıran'a yeni yıl hediyesi olarak kırmızı kurdeleyle sarılmış bir beton parçası armağan etti.







YORUMLAR
8 YILDIR PROJENİN İÇERİĞİ İSTANBULLULARA AÇIKLANMADI
İBB’nin proje bilgileri ve görsellerinin asılsız olduğu yönündeki açıklamalarına yanıt veren Atlar, projeye ilişkin görsellerin bizzat proje mimarı Hakan Kıran’ın web sitesinden alındığını ifade etti. 2008 yılında onaylandığı belirtilen projenin üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen proje detaylarının halen açıklanmadığını ifade eden Atlar, “Bu görseller asılsızsa, 8 yıldır projenin asıl yüzünü İstanbullulara, meslek odalarına ve ilgili tüm kesimlere aktarmak İBB’nin birincil görevidir. Katılımcı demokrasinin en önemli araçları şeffaflık ve katılımcılıktır. Kabataş meydanı gibi önemli bir kamusal alanda herhangi bir projenin toplumsal kabul olmadan onaylanması dayatmacı bir anlayıştır” dedi.
“İSKELELER KAPATILACAK AMA PLANA İLİŞKİN YASAL SÜREÇLER TAMAMLANMADI"
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından 15 Mayıs 2016 tarihinde onaylanan plan değişikliğine ilişkin yasal süreçlerin henüz tamamlanmadığının altını çizen Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube sekreteri Akif Burak Atlar, “Kabataş’a yönelik planlanan proje Koruma Kurulu tarafından onaylandığı taktirde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda askıya çıkacak. Bu plan 30 gün sürede askıda kalacak ve biz İstanbulluların değerlendirilmesine sunulacak. Plan itirazlar değerlendirildikten sonra yürürlüğe girebilir. 28 Temmuz’da kapatılacağı söylenen ve daha sonra 4 Ağustos’a ertelenen Kabataş sahası için söz konusu yasal süreçler tamamlanmamıştır” dedi.
MESELE TEKNİK OLARAK SON DERECE VAHİMDİR
Kabataş’a yapılması planlanan projenin sadece Martı şeklindeki bir binadan ibaret olmadığının altını çizen mimar Mücella Yapıcı, aynı alanda Kabataş projesinin yanı sıra Galataport projesi, Kabataş-Mecidiyeköy metro hattı, Beşiktaş’tan Üsküdar’a uzanacak denizaltı yaya tüneli ile projeler silsilesi olduğunu ifade etti. Yapılacak projelerle yerin 3 kat altına inileceğini savunan Yapıcı, “Mesele martının kanadında değildir. Aslolan kente verdiği zarardır. Mesele iskelelerin kapatılması, ulaşım hakkının engellenmesinden çok daha öte, teknik olarak son derece vahimdir. Durum bir mimari projenin martı ya da karga şeklinde olmasından çok daha vahimdir” dedi.
Ezgi ÇAPA/İSTANBUL, (DHA) TÜRK Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İstanbul İl Koordinasyonu, Kabataş’a yapılması planlanan ve kamuoyunda ‘martı’ şeklindeki bina tasarımı nedeniyle Kabataş Martı Projesi olarak bilinen Kabataş Transfer Merkezi’ne yönelik basın toplantısı düzenledi. Projeyi değerlendiren Mimarlar Odası yöneticisi Mücella Yapıcı, “Mesele iskelelerin kapatılması, ulaşım hakkının engellenmesi, bir mimari projenin martı ya da karga şeklinde olmasından çok daha vahimdir” diye konuştu.rnrnMimarlar Odası’nın Karaköy’de bulunan binasında gerçekleşen toplantıda TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu sekreteri Cevahir Efe Akçelik, Mimarlar Odası İstanbul şubesi yöneticilerinden Mücella Yapıcı, Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube sekreteri Akif Burak Atlar katıldı.