Kanal İstanbul Felaket mi?

CHP İstanbul Milletvekili Mimar Gülay Yedekci TBMM indeki konuşmasında Kanal İstanbula karşı olduğunu açıkladı

18 Nisan 2016 - 10:27
İstanbul Kanal projesi ile yaşanmaz bir alana dönüşecek, Halen ulaşımın, İnsanca yaşam imkanlarının tıkandığı bu bölgede düşünülen kanal yapıldığında İstanbul'da yaşam alanları kalmayacak...


Bugün nüfusu 20 milyon olan İstanbul'u 30 milyona, 50 milyona mı çıkarmak istiyorsunuz?

Bu proje Rant projesidir, Halkın faydasına değildir, Bizlerde halkın zararına olan herşeyin karşısında olacağız


İstanbul halkı ve Türkiye halkı bir seçim yapmak zorundadır ya kanalı ya İstanbul'u seçeceğiz. 

Biz İstanbul'u seçiyoruz, kanalı istemiyoruz. 

Kanal olduğu zaman İstanbul'dan vazgeçmek zorundayız, İstanbul'da yaşam alanı kalmayacak çünkü İstanbul'un suyu kalmayacak. 

Tarihî yarımada dediğimiz yarımada kanalla bölünecek bir ada hâline gelecek, tatlı su ile Istranca sularıyla hiçbir ilişkisi kalmayacak ve ada tek başına her şeyden önce güvenlik sorunu yaşayacak. 

Herhangi bir savaş hâlinde köprülerin bombalanmasıyla tek başına güvenliksiz bir hâlde bırakılacaktır Trakya bölgesinin su kaynakları kuruyacaktır. avrupada şehirler 1 - 2 milyon iken biz İstanbulu neden 30 hatta 50 milyona çıkarmak istiyoruz (Video haber)

CHP İstanbul Milletvekili Mimar Gülay Yedekci

Projenin geçmişi

İstanbul Boğazına alternatif su yolu projesinin tarihi Roma İmparatorluğuna kadar gider. Bitinya valisi Plinius imparator Trajan arasındaki yazışmalarda Sakarya Nehir Taşımacılığı Projesinden ilk defa bahsedilmiştir

Karadeniz ve Marmara'nın yapay bir boğazla birbirine bağlama fikri 16. yüzyıldan bu yana 6 kez gündeme gelmiştir.1500'lü yılların ortalarında Osmanlı Devleti'nin hayata geçirmeyi planladığı 3 büyük projeden biri Sakarya Nehri ve Sapanca Gölü'nü Karadeniz ve Marmara'ya bağlamaktı. 

1550 yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde gündeme geldi. Dönemin iki büyük mimarı Mimar Sinan ve Nicola Parisi hazırlıklara başlanmasına rağmen savaşlardan dolayı bu projenin hayata geçmesi iptal edildi


Önceki öneriler

Proje ilk kez TÜBİTAK'ın Bilim ve Teknik dergisinde Ağustos 1990 tarihinde yayınlanan bir makalede önerilmiştir. Dönemin Enerji Bakanlığı Müşaviri Yüksel Önem'in kaleme aldığı makalenin başlığı "İstanbul Kanalı'nı Düşünüyorum" idi. Büyükçekmece Gölü'nden başlayıp Terkos Gölü'nün batısından geçecek İstanbul Kanalı, uzunluğu 47 km, su yüzeyindeki genişliği 100 m, derinliği 25m olarak tasarlanmıştır. 

1994 yılında Bülent Ecevit İstanbul’un Avrupa yakasında Karadeniz’le Marmara arasında bir kanal açılmasını önermişti. Ve proje "Boğaz ve DSP’nin Kanal Projesi" ismiyle DSP'nin seçim broşürlerinde yer almıştı.

"Çılgın proje"nin kamuoyunda ilk duyumu

23 Eylül 2010'da gazeteci Hıncal Uluç tarafından " Başbakan'dan bir "Çılgın" proje ki.." adlı yazısında projenin içeriği verilmeden bahsedilmiştir. Bu yazısında Uluç projeden sadece "Telefon elimde dondum kaldım.. Bu İstanbul konusunda bugüne dek duyduğum en çılgın proje.. Biri bana "Bin proje say" dese, bin gün izin verse aklıma gelmez. Öyle çılgın." şeklinde bahsetmiştir.



Projenin özellikleri

Açıklamalara göre, resmî adıyla Kanal İstanbul, şehrin Avrupa Yakası'nda hayata geçirilecek. Hâlihazırda Karadeniz ile Akdeniz arasında alternatifsiz bir geçit olan İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiğini rahatlatmak adına Karadeniz ile Marmara Denizi arasında yapay bir suyolu açılacak. Kanalın Marmara Denizi ile birleştiği noktada 2023 yılına değin kurulması öngörülen iki yeni kentten biri kurulacak. Kanalın uzunluğu 40-45 km; genişliği yüzeyde 145-150 m, tabanda ise yaklaşık 125 m olacak.

 Suyun derinliği 25 m olacak. Bu kanalla birlikte İstanbul Boğazı tanker trafiğine tümüyle kapanacak, İstanbul'da iki yeni yarımada, yeni bir de ada oluşacaktır.

453 milyon metrekareye kurulması planlanan Yeni Şehir'in 30 milyon metrekaresini Kanal İstanbul oluşturmaktadır. Diğer alanlar 78 milyon metrekare ile havaalanı, 33 milyon metrekare ile Ispartakule ve Bahçeşehir, 108 milyon metrekare ile yollar, 167 milyon metrekare ile imar parselleri ve 37 milyon metrekaresi ise ortak yeşil alanlara ayrılmıştır.

Projenin etüt çalışması iki yıl sürecek. Çıkartılan topraklar, büyük bir havalimanı ve liman yapımında kullanılacak, taşocaklarının ve kapatılan madenlerin doldurulması için yararlanılacak.

 Projenin maliyetinin 13 milyar doların üzerinde olabileceği belirtiliyor.

Kesin yeri açıklanmamakla birlikte, çeşitli iddialar mevcuttur. Erdoğan'ın "Bu proje Çatalca'ya hediyedir" demesi üzerine projenin Çatalca'da yer alacağına ilişkin iddialar önem kazandı.

 bazı şehir plancıları bu kanalın Terkos Gölü-Büyükçekmece Gölü arasında ya da Silivri sahiliyle Karadeniz arasında olacağını öngörmektedirler.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum