Bugun...


Karantinayı delmek Suçtur/Haramdır
Karşı karşıya kaldığımız Korona virüsü salgınıyla mücadelede devletin ve akil insanların aldığı kararlara itaat etmek Farzdır. İtaatsizlik ederek kendimiz hastalanıp ölürsek İntihar, Başka birinin ölümüne sebep olmak ise cinayettir. İslam bu konularda "Kendin için sevdiğini herkes için iste, kendin hoşlanmadığın şeyi kimseye layık görme diye emreder.

facebook-paylas
Tarih: 25-03-2020 05:16
Karantinayı delmek Suçtur/Haramdır
+ -

Günümüzde pekçok Müslüman "Canım sıkılıyor-Darlanıyorum" mazereti ile Devletin, ilmin ve İslamın emrettiği karantina kurallarını ihlal etmesi büyük bir vebaldir.  

BİLHASSA UMRECİLERİMİZİN KARANTİNADAN KAÇINMASI BÜYÜK BİR CEHALET ÖRNEĞİ

Diyanet personelimiz bu konuda sokağa çıkarak halka uyarılar yapmalı, Hastahaneleri, hasta evlerini usulüne uygun gezerek insanlara İslamın hoşgörüsü çerçevesinde telkinlerde bulunarak moral/motivasyonlarına destek olmasını bekliyoruz.

Fıkıh Doktoru İhsan Şenocak, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (SAV)'ın, 'Veba Müslüman için şehadet vesilesidir' Hadis-i Şerif'ine dikkat çekerek, "Salgın hastalık kafire azap olur ve ölür. Müslüman için ise şehadet olur." dedi.

'Efendimiz (SAV) ashabına karantinayı emretmiştir'
Tarihte ilk karantina emrinin Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (SAV) tarafından verildiğine dikkat çeken Dr. Şenocak, şöyle konuştu:

"Efendimiz Hazreti Muhammed (SAV) zamanında veba Avrupa'dan başlayarak Arap yarımadasının güneyine kadar yayılmıştı. Peygamber Efendimiz (SAV) bu hastalıkla alakalı, 'Siz bir yerde taun (veba) olduğunu duyduysanız oraya girmeyin. Eğer taunun (veba) olduğu yerde iseniz oradan da dışarıya çıkmayın.' buyurmuştur. Bu Hadis-i Şerif Buhari tarafından Kitabu't-Tıp bölümünde rivayet edilmiştir. Efendimiz (SAV) bu Hadis-i Şerif'i ile ashabına karantinayı emretmiştir."

Dr. Şenocak, Müslümanların hastalıklar karşısında almaları gereken önlemleri şu ifadelerle anlattı:

"Müslüman hastalıklar konusunda önlemlerini almalı. Bunlardan birincisi temizlik. İslam bize temizliği emrediyor. İkincisi neyin yenilip yenilmeyeceğidir. Cenab-ı Allah bize ne yememiz ve ne yemememiz konusunda gereken emirleri vermiştir. Yani Müslümanlar olarak bize helal kılınan gıdalara yöneleceğiz. Üçüncüsü ise Efendimiz (SAV)'ın bize buyurduğu, ' 'Siz bir yerde taun (veba) olduğunu duyduysanız oraya girmeyin. Eğer taunun (veba) olduğu yerde iseniz oradan da dışarıya çıkmayın.' Hadis-i Şerifine yani karantina uygulamasına riayet etmektir."

Bulaşıcı hastalıklar sebebiyle çeşitli tedbirlerin alınması ve hastalığa yakalanmış olanların tecrit edilmesi eskiden beri görülen bir uygulamadır.

Hz. Peygamber bir yerde veba çıktığını duyanların oraya girmemelerini, bu hastalığın bulundukları yerde zuhur etmesi halinde ise oradan çıkmamalarını emretmiştir (Buhârî, “Ṭıb”, 30; Müslim, “Selâm”, 92-100). 

Aynı şekilde cüzzamlı hastalardan kesinlikle uzak durulmasını isteyen Resûl-i Ekrem (Buhârî, “Ṭıb”, 19), kendisine biat etmek üzere Medine’ye gelmekte olan Sakīf kabilesi heyetinde cüzzamlı bir hastanın bulunduğunu haber alınca onun geri dönmesini istemiş ve biatının kabul edildiğini bildirmiştir (Müslim, “Selâm”, 126; İbn Mâce, “Ṭıb”, 44). 

Hz. Peygamber, hastalıklı hayvanların sağlıklı hayvanlardan ayrı tutulması gerektiğini de belirtmiştir (Müslim, “Selâm”, 104-105; Ebû Dâvûd, “Ṭıb”, 24). 

Halifeliği döneminde Suriye’ye gitmek üzere yola çıkan Hz. Ömer’e bölgede veba salgını olduğu haber verilince geri dönmüş; kendisine, “Allah’ın kaderinden mi kaçıyorsun?” diyenlere Allah’ın kaderinden yine O’nun kaderine sığındığını söylemiştir (Buhârî, “Ṭıb”, 30; Müslim, “Selâm”, 98-100; Taberî, IV, 57-58). 

Emevî Halifesi I. Velîd cüzzamlıların tecridine yönelik tedbirler almış, yaptırdığı hastahanede onların bakım ve tedavileri için para tahsis etmiştir (Taberî, VI, 437; Makrîzî, II, 405).

Enes b. Mâlik r.a. Allah Rasulü s.a.v.’in şöyle buyurduğunu rivayet eder:
“Sizden biriniz kendisi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe (mükemmel) iman etmiş olamaz.” (Buhârî, İmân, 6; Müslim, İmân, 71; Nesâî, İmân, 19; Tirmizî, Sıfâtü’l-Kıyâme, 59; İbn Mâce, Mukaddime, 9)

Bu hadis-i şerifin diğer bir lafzı şöyledir: “Kul kendi nefsi için sevdiği hayrı insanlar için de sevmedikçe, imanın hakikatine erişemez.” (Ahmed, el-Müsned, 3/176, 251, 272, 289)

Modern anlamda karantina uygulamasının yaygınlaşmasında ve karantina teşkilâtlarının kurulmasında büyük salgınlar etkili olmuştur. Özellikle XIX. yüzyılın karakteristik hastalığı olan kolera sağlık teşkilâtlarının kurulmasını hızlandırmış, sağlık alanında milletlerarası iş birliği ve antlaşmalar yapılmasına yol açmıştır. Yüzyıllar boyu insanlığı dehşete düşüren büyük veba salgınlarının yerini XIX. yüzyılda kolera pandemileri almıştır. Asya kolerası olarak adlandırılan ve Hindistan’dan çıkarak bütün dünyaya yayılan kolera Osmanlı ülkesinde ve başşehrinde de etkili olmuş, 1817, 1829, 1852, 1863, 1881 ve 1899 salgınları kitle halinde ölümlere yol açmıştır.

"Kim bilgisi olmadığı halde hekimlik yapmaya kalkışırsa (Tıbbi nasihatta bulunursa) sebep olacağı zararı öder." (Ebu Davud, Diyat 23; Nesai, Kasame 41; İbni Mace, Tıb 16)

"İki nimet vardır ki, insanların çoğu bunda aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit." (Buhari)




Kaynak: FATİH HABER

Editör: ABDULLAH GÖZAYDIN



YORUMLAR

İSLAMDA KARANTİNA
25-03-2020 05:36:00

İslam’ın hangi emir ve hükümleri,  korona virüs salgınını önlemeye yönelik talimatlarla aynı başlıkları taşıyor? Bu soruya cevap olarak bir kitabı dolduracak bilgiler vermek mümkün. Ama biz hepimizin hatırına gelen, genel konulara bakalım:
Korona virüsten korunmak için reçete; Karantina.
İslam’ın reçetesi; Peygamberimiz (SAV) karantina konusunda çok katı davranmış ve “Hastalık çıkan yere girilmemesini, hastalık olan yerde bulunulması halinde ise oradan çıkılmamasını” emir buyurmuşlardır.( Buhari-Müslim).  Yine cüzzamlı bir hastanın da bulunduğu bir heyetin Peygamberimize biat etmek üzere gelmek istediği duyulunca, “Cüzzamlılardan uzak durulması gerektiğini, cüzzamlıların geri dönmesini, biatin yapılmış kabul edildiği” haberini göndermiştir.(Buhari, Tıp,19)  Hz. Ömer (RA) de Suriye yolunda iken bölgede bulaşıcı hastalık olduğunu duyunca gitmekten vaz geçmiş, geri dönmüştür. Rasulüllâh hayvanlar konusunda da dikkat edilmesi için, “Bulaşıcı hastalık olabileceği düşüncesi ile hastalıklı hayvanların sağlıklı olan hayvanlardan ayrı tutulması” talimatını vermiştir.(Ebu Davut, Müslim)
Korona virüsten korunmak için reçete; Aksırırken veya öksürürken ağzınızı kapatın.
İslam’ın reçetesi; “Rasulüllah aksırdığı veya öksürdüğü zaman mendilini veya elini ağzına tutar, ağzını kapatırdı.”(Ebu Davud, Edeb /Tirmizi,Edeb)
Korona virüsten korunmak için reçete; Ellerinizi sık sık yıkayın.
İslam’ın reçetesi; Yemekten önce, yemekten sonra, abdest alırken, kirlendiğinde tekrar tekrar(en az üç kez) elleri yıkamak duruma göre farz ya da sünnettir.
Korona virüsten korunmak için reçete; Ağız ve burun temizliği özenle yapılsın.
İslam’ın reçetesi; Peygamberimiz “Ümmetime zor gelmeyeceğini bilseydim onlara her namaz için misvak kullanmalarını (ağız ve diş temizliğini)emrederdim.”(Buhari, Cuma,8) buyurarak ağız temizliğinin Müslümanlar için çok önemli olduğunu hatırlatmıştır. Yine abdestte ağız ve burnu temizlemek sünnet, gusülde ise farzdır.
Korona virüsten korunmak için reçete; Vücut, elbise ve çevreniz temiz olsun.
İslam’ın reçetesi;  Vücut, elbise ve çevrenin temiz olması önemli bir farzdır. Bu farz yerine getirilmemiş olursa namaz dahil pek çok ibadet yapılamaz. Zira bu temizliklerin farz olmasını gerektiren pek çok ayet ve hadisten söz etmek mümkündür. Hatta Kuranın ilk inen emri “Allahın adıyla okumak” ile ilgili iken, ikinci olarak inen vahiy, sözünü ettiğimiz temizlik emrini (Müddesir Suresi) ifade eder.
Korona virüsten korunmak için reçete; Yiyecek ve içeceklerde seçici davranın, temiz ve sağlıklı olanlarını yiyin.
İslam’ın reçetesi; Yiyecek ve içeceklerde seçici davranmak İslam’ın çok önem verdiği hususlardan biri olup, Müslüman için yiyecek ve içecekler in meşruiyeti Kuran ve Sünnet ile sınırlandırılmıştır. Temiz ve sağlıklı olmayan yiyecekler haram ya da mekruhtur. Yılan, yarasa vb. hayvanların etlerinin yenmesi zaruret durumuna bağlıdır. Yiyecek ve içeceklerde hijyen ve sağlıklı olma şartı vardır.
 Korona virüsten korunmak için reçete; Taharet mutlaka yapılmalı, klozetler taharet musluğu olanlarla değiştirilmeli. Tuvalet ve banyolar temiz tutulmalı.
İslam’ın reçetesi; Taharet İslam’ın farzlarından olup, tuvalet ve banyo tahareti hem kişinin kendisine hem de başkasına vereceği rahatsızlık ve sebep olacağı hastalıklar açısından önemli kul hakkı olarak görülür. Tuvalet ve banyolar temiz kullanılmalı ve temiz bırakılmalıdır.
Korona virüsten korunmak için reçete; Hastalanmamaya dikkat edilsin, tedbirler hastalanmadan önce alınsın.
İslam’ın reçetesi; Tıb-ı Nebi olsun İslam’ın konu ile ilgili genel emirleri olsun, koruyucu hekimliği esas almıştır. Tabi ki hastalanınca tedavi için gerekli şeylerin yapılması emredilir! Ancak insanları hasta olmadan sağlıklı tutabilmek, bağışıklık sistemini güçlendirmek için bazı şeyler tavsiye edilmiş, birey ve toplum sağlığının korunması açısından koruyucu hekimlik ile ilgili emirler ve yasaklar ön planda tutulmuştur.
                Elbette Müslümanca bir yaşam ölüme engel değil. Ama İslam’ın emirlerine uygun bir hayat tarzı, hem kendimizin hem de insanlığın olabildiğince sağlıklı bir hayata sahip olması açısından önem arz etmektedir.  Böyle yaparsak, tevekkül etmiş, “ tedbir bizden, takdir Allah’tan” demiş oluruz.
                Rabbim tüm Milletimize, Müslümanlara ve insanlığa sağlık sıhhat versin, hastalıklardan kaza ve belalardan muhafaza eylesin. Müslümanca yaşamayı ve Müslümanca ölmeyi nasip etsin. Tüm sağlık çalışanlarına ve devletimize güç kuvvet versin….
En kısa zamanda bizleri bir birimize, cuma namazımıza, kandilimize, camimize, teravihimize sağlıkla sıhhatle kavuştursun…  Allah yar ve yardımcınız olsun….
                YA ŞAFî… YA ŞAFî… YA ŞAFî… Şifa senden Allah’ım…
                Selam ve dua ile…
İbrahim Uyar

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI