Kentsel Dönüşüm Ve Yapısal Stoklarımız

2021 Yaz ayları yaklaşırken belediyeler kentsel dönüşüm projelerine ağırlık vermeye başladı. Son 50-60 yıldır hukuksuz - kaçak - projesiz gerçekleşen yapılaşma şehrin kimliğini, Yaşam kalitesini, Bina güvenliğini yok etti. ŞİMDİ GEÇMİŞ HATALAR TELEFİ EDİLİRKEN MEVCUT MÜLK SAHİPLERİ CEZALANDIRILIR GİBİ MAĞDUR EDİLİYOR. İNTERNETTE GÖRDÜĞÜMÜZ FATİHİN YENİ TASARIM PROJELERİ ŞU SORUYU AKLA GETİRİYOR; BU MİLLET BAHÇESİ CEPHESİNE BU SİTELER Mİ YAPILACAK? Bizi bu yeni yapılanmadan neden mahrum bırakıyorlar? şeklinde soruluyor...

07 Mart 2021 - 15:21 - Güncelleme: 21 Nisan 2021 - 15:25

Belediyelerimiz şimdi "Geçmiş yöneticilerin" hatasını telafi ediyoruz derken, Aslında  Gene"Rantsal dönüşüm" modelleri hayata geçirmeye çalışmıyormu?.

İlçemizin kara surları iç kesiminde  oldukça büyük bir alanda (Millet bahçesi) gerekçesi ile yıkımlar başlatıldı.
Silivrikapı - Mevlanapı - Topkapı arası yıkılan bina / daire sahiplerine (ayrımsız) 250 bin TL arsa bedeli veriliyor, Yani mülk sahiplerine yeni güvenli bir ev imkanı sunulmuyor, Üstelik İstanbulda boş olarak bekletilen 1.350.000 adet daire stoku varken.

Fatih belediyesinin yayınladığı proje videosu yayından kaldırılmıştı, Yedeklediğimiz videoyu biz yayınladık, Şimdide telif hakkı nedeniyle yasaklandı. Dileriz Fatihin SİT hukukuna uygun olmayan böyle Ada bazındaki projelerden vazgeçmişlerdir. Bu bize mutluluk verir. Bu konuda yıllardır tarafımıza hiçbir bilgi verilmemiştir.



Bu gün yıkılan binaların ortalama yaşı 30 yıl civarında, Halbuki mevcut betonun ömrü resmen 100 yıl, Bu binalar belediyelerimizin resmi izinleri ile Mimar-Mühendis kontrolünde inşa edildi, Belediyelerimiz denetledi, İskan verdi. 
Bunlar gecekondu değil İskanlı binalar olduğu halde 500.000 TL'ye ulaşan daire değerlerine daire konumu ayırt etmeden 250.000TL "arsa değeri" verilmesi yasal bir hakkın yok sayılması anlamına gelmiyor mu?

Geçmişteki belediyelerin, İnşaat firmalarının açık seçik suçları varsa bütün mağduriyeti son malik neden üstlenmektedir.? Devlette devamlılık esas değilmidir? Bir belediye başkanının (Bizden önce) mazereti ne kadar hukukidir?

Bu Konuda deneyimli bir inş. mühendisi vatandaşımızın tespitleri şöyle:

Türkiye'de sadece kaynak sıkıntısı yok,yönetim zafiyeti var..
En büyük problemde bu zaten.
İBB İMAMOĞLU ekibi ile çıktığı bir TV programında diyorki;
İstanbul'da 1.350.000 adet BOŞ DAİRE var.
Acaba bir anlık yanlış  rakammı verdi dedim ,ama araştırdım İBB kayıtlarındaki rakamda aynı..
Tabi bunun hepsi satılık değil.
Vatandaş değerlenir diye almış değerlenmediği için satışa koymamış,kiraya vermemiş, bankalarla problemi olan GEÇMİŞTEN BERİ birikmiş daireler..
1.350.000 dairenin sadece yapım MALİYETİ olarak yaklaşık olarak 50 MİLYAR DOLAR eder, devletin bu konutlara elektrik, yol,su, doğalgaz getirmek için harcadığı para hariç..
50 MİLYAR DOLAR bizim gibi kaynakları KISITLI olan ülkeler için büyük para..
Bu para ile fabrika kurulsaydı yaklaşık 1 milyon insanımıza iş sağlanabilirdi.
İş sahibi olan insanların alım gücü yükseleceğinden o daireleri daha rahat alabilirdi..
Ve İstanbul'un Nüfusu heryıl düşüyor 2019'da 150.000
2020'de 50.000 azalmış.
1 milyon üçyüz ellibin daireye yaklaşık 4.500.000 Nüfus gerekli.
Bu Nüfusu da nasıl sağlayacakları ayrı konu..
Birde üstüne üstlük KANAL İSTANBUL'U yapacaklarmış..
Türkiye'de şehirleşme diye birşey yok ,rant kavgası var..
Herkes ,ülkeyi batırırcasına oluşturdukları rant kavgasından daha fazla nasıl pay alırızın derdinde..
Üstelik bunu gelişiyoruz diye vatandaşı kandırarak yapıyorlar..
Daha önce yazdığım gibi acilen 700.000 nüfusun üstündeki şehirlerde imarlar durdurularak yeniden şehir planlaması yapılmalıdır..
İnş. Müh. Halim Küçükali


Bu haber 10922 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum