Otelci Hatipoğlu suçüstü olunca, Habercileri Paralelci ilan etti.

Hukuksuz-Kaçak Hotel Sahibi Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, Doğru söyleyenleri inkarlarıyla Bastırabilecek mi?

Otelci Hatipoğlu suçüstü olunca, Habercileri Paralelci ilan etti.
05 Ekim 2014 - 15:54

Günlerdir ulusal medyadaki kaçak otel haberlerini "Yalan" nidaları ile inkar eden Hatipoğlunun hikayesini belgeleriyle bizden, Yani Söz konusu haberi iki yıldır yayınlayan Fatihhaber'den öğrenin.

Tapu kayıtlarında Prof. Dr. Nihat Hatipoğluna ait Sultanahmet,  Alemdar mah. Çatalçeşme sok. 51 Ada - 11 Parsel ve Biçkiyurdu sok. 51 Ada- 3 parseldeki iş hanları farklı zamanlarda 4,5'er buçuk milyon TL karşılığı satın alınarak 11 Parsel restore edilerek 2013 yılında Turistik otele dönüştürüldü, 3 parseldeki yığma kagir iş hanı ise yenilenerek betonarme yapıya dönüştürülüp arka cepheden 11 parsel ile geçiş verilerek otel yapılmıştır.



2011 yılından itibaren buradaki hukuksuz yapılaşma nedeniyle haber yapmaktayız, Fatih belediye meclisine verdiğimiz bilgi ve belgeler doğrultusunda buradaki inşa faaliyeti birkaç kez soru önergesi oldu, CHP Meclis sözcüsü Sayın Soner Özimer’in beyanına göre Fatih belediye başkanı, hala bu soru önergelerine cevap vermemiştir.

Bazı vatandaşların Bimer ve Fatih belediyesine  yaptığı ve cevap alamadığı şikâyetleri mail üzerinden tarafıma gönderilince haberdar olduk ve bu konuyu incelemeye başladık.





1/1000 ÖLÇEKLİ 2014 İMAR PLANINDA GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ HERŞEY ORTADA, ADANININ İMAR MÜSAADESİ 12.50 METRE 11 PARSEL 15 METRE, 3 PARSEL 18 METRE CİVARINDADIR. GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ İMAR PLANINDA GERİ ÇEKME MECBURİYE OLMASINA RAĞMEN TERK ALANLARI İŞGAL EDİLEREK BİNALARA DAHİL EDİLMİŞTİR.

Bizler burada söz konusu akademik şahsiyetin itibarı ile oynamak niyetinde asla değiliz, Gerçek olan bir konu hakkında Fatih belediyesinden netice alamadığımız için olayı kamuoyuna taşıdık, www.fatihhaber.com sitemizde defaatle belgeleri ile haber yaptık,



SAYIN HATİPOĞLU ALDIĞIMDA BİNA DÖRT KATLIYDI GENE DÖRT KATLI İLAVE KAT YOK DİYOR, SAHİDEN YOKMU ? SİZCE BU BİNA KAÇ KATLI?

Bu konudaki haberimizi yayınlayan www.haberfatih.net internet sitesi, Sayın Nihat Hatioğlunun vekili "Sabire Meltem Banko" tarafından, Ankara 5. Sulh Ceza mahkemesine 05/06/2014 tarihinde Söz konusu internet haber sitesinin ilgili "Yayınlarının Durdurulması" talebinde bulunmuştur.(Değişik İş No: 2014/562 D.iş) söz konusu mahkeme Aynı gün 05/06/2014  tarihli bir karar yayınlayarak ilgili internet sitesinin, ilgili haberinin 5651 Sayılı yasanın 9. maddesi uyarınca "ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE, Dair karar vermiştir. (Adresimizi bildikleri halde, Mahkeme bu konuda bizlerin savunmasını almaya gerek görmemiştir.)



Tarafımıza posta ile tebliğ edilen ilgili karara, süresi içinde itiraz ederek, haberimize sahip çıktık, haberimiz hala yayındadır.



GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ MAHKEME SAYIN N. HATİPOĞLUNUN BEYANINA GÖRE YAYINDAN DURDURMA KARARI ALMIŞ, BİZE SORMAK İHTİYACI HİSSETMEMİŞ?

Haberlerimizi sık sık ulusal basın ve medya kuruluşu mensubu muhabirler almaktadır, toplumsal duyarlığa hizmet için hiçbir maddi, manevi menfaat almadan haberlerimizin ulusal basına yansımasına razı olmaktayız.



02 Ekim 2014 Perşembe günkü Taraf Gazetesinde ilgili haber Ayfer Çalıkıran imzası ile yayınlandı, Mütaakiben Sözcü, Cumhuriyet, Samanyolu vs. gibi pek çok ulusal ve yerel gazete, internet sitesi, radyo, Tv. olayı gündeme getirdi.

Hemen 03 Ekim 2014 Cuma günü Sayın Nihat Hatipoğlunun avukatı olduğunu beyan eden Sayın "Av. Sabire Meltem Banko" tarafından ilgili haberi ret ederken,

Haberi yapanlar hakkında "işbirliği içinde iftira -linç kampanyası" şeklinde iddialarda bulundu, Hukuken olaya bir açıklama getiremeyen, Asılsız ve hukuksuz bahaneler, gerçekleri görmezden gelerek, bizleri İftiracı, hatta son aylarda ülke gündeminde olan "Paralelci mensubu" ilan etti.



Öte yandan Nihat Hatipoğlu tarafından söylendiği iddia edilen,

03 Ekim 2014 Cuma 12:23 tarihli www.İnternetajans.com internet sitesinde yayınlanan;

"Nihat Hatipoğlu ağzını fena bozdu" manşeti sonrası, burada telaffuz etmekten hicap duyduğumuz şekilde hakkımızda hakarette bulunmuştur.

Nihat Hatipoğlu hakkında çıkan haberleri yapanlar için "Utanmazlar,, Ahlaksızlar ve şarlatanlar" ifadelerini kullandı.

Devamında; Gazetecilik onurdu ya, iftira etmek değil ya... Tabiiki dava açacağım tazminat davası yüzlerine vuracağım o utanmaz şarlatanların...

Yazıklar olsun! Ve  Üstelik dindar olduğunu söyleyenler bunu yapıyor. Sizleri Allah'a havale ediyorum.

Sizi Mahkemelerin en büyüğü olan Allah'a havale ediyorum.



BANA SALDIRARAK BİRŞEY YAPAMAZSINIZ

Siz Bana saldırmakla bana bir şey yapamazsınız. Ama bizim gibi inanarak namaza başlamış bir insanın inancına zarar verirseniz hesabını veremezsiniz. Sizi Allah'a

havale ediyorum ...................iLGİLİ HABERİN DEVAMI AŞAĞIDAKİ FOTOĞRAFLARDA DEVAM EDİYOR.



Buradan Sayın Nihat Hatipoğluna ve sayın Av. vekiline seslenmek istiyoruz

Olayları çarptırmak, Hele bizim gibi yıllardır paralel yapı aleyhine haber yazan kişileri" Yeni moda vatan haini" Paralelci mensubu ilan etmek ancak müfterilere yakışır.



Baştan aşağı hukuksuz bir yapılaşmayı, gösterilen bunca hukuki delili görmezden gelerek, Değil bir din adamına sıradan vatandaşa dahi yakışmayacak amiyane hakaretler içeren sözleri hakkımızda beyan etmesi endişe vericidir.

Biz kendisini Allah'a havale etmeyeceğiz, bizim inancımızda Allah cc. zaten her şeyi görüyor ve Allah cc. bazen bazı suçların cezasını Ahirete tebdil eder, erteler. Biz ibret olması için Hukuki haklarımızı mahkemelerimizde savunacağız.



KAMUOYUNA ÖNCELİKLE BEYAN EDERİZ:

Söz konusu 11 ve 3 parsellerdeki binaları Sayın Nihat Hatipoğlu satın aldıktan sonra Aslında açık teras olan üst katlar normal kata dönüştürülmüştür.

Son geçerli 1/1000 Ölçekli nazım İmar planlarında 51 Adanın tamamı H.12.50 metre yüksekliğindedir.

Söz konusu 51 Adanın tamamı ve çevresindeki birçok farklı ada 1. derece Arkeolojik koruma alanı olarak işaretlidir.

Sayın Hatipoğlu ve vekili buradaki binaların 17 yıl evvel, Yani 1997 yılında Affa uğradığını beyan ettiğini gördük, Bu talihsiz savunmayı dil sürçmesi olarak kabul ediyoruz, çünkü 1997 yılında İmar affı çıkmış değil.

Velev ki en son yapılan1982 yılında çıkarılan İmar affından faydalanılmış olsun, İmar hukukuna göre her bina yenilenirken mevcut imar planlarına uymak zorundadır.

Bu nedenle 11 parseldeki bina 12.50 Mt. den bir kat yüksektir. 3 parseldeki bina restore edilmeden evvel, (izinsiz olduğunu sandığımız şekilde) Yığma Kâgir betonarme bina yeni betonarme binaya dönüştürülmüş, satın alındıktan sonraki haline göre bir kat ilave edilerek, geçerli imar planına göre takribi iki kat kaçak kat ortaya çıkmıştır.

Fatih'in tamamı SİT alanıdır, Burada yenileme yapmak suçtur, Yapılan her inşa faaliyeti Müzeler müdürlüğü nezaretinde ve İlgili koruma kurulundan projesi onaylı olmak zorundadır. (Bu konuda izin alınmadığını öğrendik)

SİT ve imar hukukuna göre ilçemizde koruma kurulu + Fatih belediye meclisi onayı olmadan parseller birleştirilemez, iki parsel arasında kapı dahi açamazsınız.

Burada 3 parsel üzerine yapılan binanın tamamen 11 nolu parselle bütünleşmiş kullanıldığını görüyoruz.

Fatih 1/1000 ölçekli nazım imar planında görüldüğü şekliyle binaların arka cephelerindeki, Geri çekme-bahçelerde,  her türlü yapılaşma yasaktır. Bu inşa faaliyetinde söz konusu geri çekilme alanı binalara dâhil edilmiştir.

Hukuken bu kadar hukuksuz bir yapılaşmayı kamu önünde savunmak, imar hukukunu belki bilmeyen Sayın Nihat Hatipoğlu için mazur görülebilir, lakin vekili Sayın Av. Sabire Meltem Banko tarafından basın açıklaması olarak verilmesi iyi niyetle açıklanamaz, Bu durum hukuken ve ahlaken etik değil herhalde.



GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ 51 VE ÇEVRESİNDEKİ DİĞER ADALAR 1. DERECE ARKEOLOJİK ALAN OLARAK İMAR PLANLARINA İŞLENMİŞTİR,

BURADAKİ YAPILAŞMA ARKEOLOJİ MÜD. DENETİMİNDE OLMASI, İLGİLİ KORUMA KURULUNDAN İZİN ALINMASI GEREKİYORDU


Kamuoyunun dikkatine: Fatih ilçemizde Sayın Mustafa Demir'in görev yaptığı son on yıldır, gerçekleşen tek hukuki yapılaşma bu değil elbette, İnternet sitemizde haber yaptığımız, gerektiğinde Bimer'e ve Cum. Baş. Savcılıklarına ihbarda bulunduğumuz onlarca hukuksuz yapılaşma oldu, halen olmaya da devam ediyor.

Bu şekilde hukuksuz otele dönüştürülen İş hanları, konutların sayısı yüzlerin çok üzerindedir.

Kamusal Haberciliğimiz ibadet niyetiyledir, Hukukun saygın olmadığı ülkelerin bağımsızlığını devam ettirmesine imkân yoktur.

Ülkemizin müreffeh geleceği için emeğimizi, kazancımızı hatta can güvenliğimizi feda ederek milyar dolarlarla ifade edilebilecek Rant projelerini deşifre etmeye devam ediyoruz.



BU KONU HAKKINDA DAHA ÖNCE YAPTIĞIMIZ HABERLER

YORUMLAR

  • 0 Yorum