Otelin hamam tarafına kısmi yıkım

2004 yılında yapımına başlanan Celalağa konağı Oteli nice yetkilinin başını ağrıttığı halde yıkılamamıştı. Olay ulusal basında sayısız konu oldu, davalar açıldı Hepsi bir şekilde akamete uğratılmıştı. Polis otosuna düzenlenen bombalı saldırıda otelde ağır hasar meydana gelmişti, Bu hasarın Restorasyonuna izin alamayan kaçak otel binası hakkında sonunda mahkeme kararı uygulanarak yıkımına başlanıldı. Fatihte yüzlerce benzer hukuksuz kaçak otel binası daha var

Otelin hamam tarafına kısmi yıkım
09 Mayıs 2017 - 15:24
Celal Ağa Konağı Otelinde Kısmi Yıkım Başlatıldı.



Uzun zamandır hakkında yıkım kararı olan turistik otel 2013 yılından beri mühürlüydü.



İstanbul Vezneciler'de yaşanan büyük patlamada 11 polis ve sivil vatandaşımız şehit olmuştu, Patlamada civarda en çok zarar gören yapılardan biri ise imar sorunlarından dolayı mühürlü olan Celal Ağa Konağı'ydı.

Bu gün mahkeme kararını uygulayan İBB Zabıta müdürlüğü destekli, Fatih belediyesi yıkım ekipleri çevrede güvenlik tedbirleri alarak yıkıma başladılar.  Bu yıkım sonrası Fatihte onbin küsür bina hakkındaki encümen kararları uygulanacakmı diye merak ediyoruz.

Otel hukukuna aykırı kaçak katı olan, imar izinsiz inşa edilen yüzlerce otele gene müsamaha gösterilecek mi?

İstanbul Fatih Kemalpaşa mah. Şehzadebaşı caddesinde 530 yıllık Acemioğlanlar Hamamı’nın yıkılarak yerine hukuksuz olarak yapılan bina Celal Ağa Konağı oteli olarak hizmete girmişti.

Binanın bulunduğu parseldeki tarihi eser hamam nedeniyle şikayetler yapılmış, İnşaat durdurulamamıştı.

Çok sonraları Otelin yapımında ve ruhsat verilmesine ilişkin aralarında Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ve Eski Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er’in de bulunduğu 22 belediye yetkilisi, haklarında açılan soruşturma kapsamında verdikleri ifadelerde sorumluluğu birbirlerinin üstüne atmışlardı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından yıkım emri verilmesine rağmen yıkılmayıp faaliyete geçirilen Celal Ağa Konağı ile ilgili hiçbir belediye görevlisi sorumluluk üstlenmedi.

2004 yılında inşaatı başlayan 90 odalı otel 2009 yılında hizmete açıldı. İnşaatla ilgili ilk şikâyetler önce Eminönü Belediyesi'ne yapıldı. Belediye ekipleri inşaatı mühürledi. Ancak mühür, her defasında kırılarak inşaata devam edildi. Belediye birçok kez tutanak tuttu, sonuç değişmedi.

Bina yükselmeye devam etti.

OTELİN TAMAMI DEĞİL KÜÇÜK BİR KISMI YIKILACAKMIŞ, İLGİLİ HABERİMİZ İÇİN TIKLAYINIZ

 

KONU HAKKINDA DETAYLI HABER İÇİN TIKLAYINIZ

 


YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • İsmail Yaren
    8 yıl önce

    Patlamada büyük hasar alan Celal Ağa Konağı Hotel neden mühürlenmişti?

    Hürriyet yazarı Yalçın Bayer, Vezneciler'de meydana gelen bombalı saldırıda büyük hasar alan Celal Ağa Konağı Hotel'in hikayesini kaleme aldı. Otelin ruhsat alma, açılış ve mühürlenme dönemlerini detayları ile anlatan Bayer, ''Ya otel açık olsaydı... Felaket daha büyük olacaktı.'' ifadelerini kullandı. 

    Hürriyet yazarı Yalçın Bayer, bugünkü 'Bu otele kimler ruhsat verdi, kimlerin çabasıyla mühürlendi' başlıklı yazısında, Vezneciler'de meydana gelen bombalı saldırıdan büyük ölçüde etkilenen Celal Ağa Konağı Hotel'in hikayesini kaleme aldı. 

    3 yıl önce Fatih Belediyesi tarafından tarihi Acemoğlu Hamamı’nın yerine yapıldığı gerekçesiyle mühürlenen otelin kapalı olmasının can kaybının daha da artmasını önlediği ifade edilmişti. Otelin ön cephesi büyük hasar alırken, arka cephesindeki camlar dahi patlamıştı. Saldırının ardından bir açıklama yapan otel sahibi Celal Yüksel, “Anlatılacak gibi değil, bomba sanki otelin içinde patlamış gibiydi” şeklinde konuşmuştu.

    BU OTELE KİMLER RUHSAT VERDİ, KİMLERİN ÇABASIYLA MÜHÜRLENDİ?

    Yalçın Bayer'in otelin 20 yılı bulan öyküsünü anlattığı yazısının ilgili kısmını sizlerle paylaşıyoruz:

    ''Vezneciler saldırısının meydana geldiği caddenin üzerindeki mühürlü olan 'Celal Ağa Oteli'nin nasıl kaçak yapıldığının, Acem Ağa Hamamı'nın nasıl yıkılıp içeride 'süs' yapıldığının yaklaşık 20 yılı bulan öyküsünü anlatmak istiyoruz.

    Bakalım kimler rol almış, kimler bu kaçağa ‘geçici’ izin vermiş, kimler burasını ‘yıkamamış’...Bütün bu imar rantının gerisindeki rol alan siyasetçiler ve onlara karşı tek başına mücadele eden CHP’nin eski Eminönü ilçe sekreteri ‘gariban’ Gazi Doğan’ı tanıtacağız. Malatyalı olup, yaşamını işportacılık ve hamallık yaparak sürdüren Doğan, yıllardır Eminönü-Fatih yöresindeki yolsuzluk iddialarının peşine düşüyor.

    Nurettin Sözen SHP’den İBB Başkanı olurken, Ahmet Naci Akgün de Eminönü belediye başkanlığını kazanıyor. SHP’den meclis üyeleri arasında da Kalman Yüksel adlı bir iş adamı dikkat çekiyor.

    Laleli bölgesinde deri ve kürk ticareti yapan işyerleri bulunuyor. Yüksel önce hamama göz koyuyor, sonra da yanındaki oteli satın alıyor.Acemi Oğlanları Hamamı; Osmanlı döneminden bugünlere kadar 650 yıl ayakta kalıyor. Ahilik törenleri burada yapılıyor.

    MACERA ÇETİNSAYA DÖNEMİNDE BAŞLIYOR

    Daha sonraki seçimi (1994-99) ANAP’lı Dr. Ahmet Çetinsaya kazanıyor. Çetinsaya’nın adamları Kalman Yüksel’e her konuda ‘yardımcı’ oluyor.

    Zaten Eminönü’nde en büyük imar kaçaklığı ve yolsuzluğu Çetinsaya döneminde yaşanıyor. 1999-2004 seçimini FP’den Lütfü Kibiroğlu kazanıyor. Gazetelerde Kibiroğlu’nun yardımcıları Mahir Katırcı ve Coşkun Aksu’nun, hamamın yıkılmasına ve otelin yapılmasına katkı verdikleri ve bazı sorunlara göz yumdukları konusunda haberler yayınlanıyor.

    Bundan sonraki (2004-2009) Eminönü belediye başkanlığına AKP’li avukat Nevzat Er seçiliyor. Er, kendisini Tayyip Erdoğan’ın avukatı olarak tanıtıyor, çünkü Av. Hayati Yazıcı ile ortak büroları var. Nevzat Er’in döneminde ‘hamamlı’ otelin inşaatı tamamlanıyor.

    Bu süreçte İBB Başkanı Kadir Topbaş...B u konuda yapılan şikâyetler görmezden geliniyor. Çünkü ‘hamam’ otelin içine ‘kundak bebek’ yapılmıştı. O zamanki 4 numaralı Anıtlar Kurulu’na şikâyette bulunuluyor, yine siyasilerin baskısıyla bir işlem yapılamıyordu.

    2006’dan 2009’a kadar otel hakkında yoğun şikâyetler gelince Eminönü Belediyesi encümeni iki kez yıkım kararı verdi; ne yazık ki yıkım kararları gerçekleşemedi. Aksine, aynı tarihlerde Kemer Koleji, 600 kişilik ‘zabıta ordusu’nun kepçe ve dozerleriyle yerle bir ediliyordu.

    HAMAL GAZİ, ŞİKÂYETİNİ HİÇ GERİ ALMIYOR

    ‘Hamal’ Gazi Doğan şikâyetlerinden geri adım atmıyordu. Rüşvet yemiyor, kimseye boyun eğmiyor, buna karşılık tehditler alıyor.

    Doğan, esas Tuncelili olan Yüksel ailesinin dönemin İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun yakınları tarafından korunduğunu ileri sürüyor; 'Sanıkların yargılanmasına ilişkin yargı kararlarına izin vermiyor Sayın Aksu” diyordu. (İzin vermeyen diğer içişleri Bakanı Beşir Atalay dönemini kapsıyor.)

    2009’da Eminönü, Fatih ilçesi tarafından ‘yutuluyor’du.

    OTEL 2014'E KADAR AÇIK KALABİLİYOR

    Diyarbakırlı Dt. Mustafa Demir, Korkut Özal’ın kontenjanından belediye başkanı seçiliyor. Nitekim otelin ‘geçici ruhsatını’ kendisi veriyor. SHP kökenli, AKP’den Kültür ve Turizm Bakanı yapılan Ertuğrul Günay da daha sonra oteli turizm amaçlı ruhsatlandırıyor, çünkü Laleli turizm bölgesi... Böyle güzel bir otele ruhsat vermemek olmaz!

    Ancak şikâyetler üzerine otel 2014’e kadar çalışabiliyor. Otelin müşterileri genellikle Güneydoğu’dan gelen HDP’liler oluyor.

    TOPBAŞ: YIKIM İHALESİNE KATILAN OLMADI, ONUN İÇİN YIKAMADIK!

    Kadir Topbaş, soruşturma yapan müfettişlere 'Yıkım için ihale yaptık, katılan olmadı. O yüzden yıkamadık' biçiminde ifade veriyordu. Gazi Doğan, kendisine partisinden ve dıştan gelen baskılara boyun eğmeyerek olayın peşini bırakmıyordu.

    Ancak İçişleri Bakanlığı soruşturma izni vermemekte direniyordu. (16.4.2009) Doğan, bu kez Danıştay’a başvurdu. Danıştay 1. Dairesi, oybirliğiyle ilginç bir karar veriyor: (25.3.2010) Kararda, İBB Başkanı Kadir Topbaş’tan ayrı olarak Nevzat Er, Mustafa Demir ile 20 belediye çalışanı hakkında İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma talebine izin vermeyen kararını ortadan kaldırıyordu.

    Kararda ayrıca, İçişleri Bakanlığı’nın bu isimler hakkında yeniden soruşturma yapması, dosyanın Danıştay’a (idari soruşturma yapılması açısından) ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesi isteniyordu.

    Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hasan Eker, esas: 2009/32175; esas: 2009/590 No’lu dosya ile yukarıda isimleri geçenler hakkında kovuşturma/soruşturma başlatarak zanlıların ifadelerini aldı. Duruşma henüz bitmiş değil.

    TARİHİMİZİ BÖYLE KATLETTİK

    Eminönü Belediyesi’nde yıllarca bürokrat olarak yolsuzluklara karşı mücadele etmiş olan İhsan Maçin bugün ne diyor: Yüksek yargı olmasaydı bunların hiçbiri ortaya çıkmayacaktı... İstanbul’da tarihimizi böyle katlettik. UNESCO, İstanbul’u dünya mirasından atmayı gündeme getirirken, Brezilya’daki toplantıdan çıkacak karar, dilerim Kadir Topbaş’ı ve bizleri mahcup etmez... 

    Dünkü faciadan sonra Mustafa Demir diyor ki: 

    'Otelde bazı sıkıntılar vardı. Kurulun onaylamadığı bir proje uygulanmıştı. İki kat kaçak yapılmıştı. Dolayısıyla biz orayı mühürlemek zorunda kaldık.'

    Ya otel açık olsaydı... Felaket daha büyük olacaktı.''

  • Abdullah Gözaydın
    8 yıl önce


    Kaçak otele ruhsat veren Fatih belediyesi hakkında mecliste soru önergesi veren Fazıl Uğur Soylu'nun önergesidir

    Fatih Belediye Meclis Başkanlığına
    Konu: Celal Ağa Konağı 05.09.2011
    Balabanağa Mahallesi Şehzadebaşı Caddesinde yapılan Otel’in alanı içersinde 922 ada 118 pafta 119 parseldeki tarihi Acemioğlanlar Hamamı’nın bulunması nedeniyle Anıtlar Kurulu 4. dairesinin savcılığa suç duyurusunda bulunduğu, hakkında yıkım kararı olmasına rağmen, Fatih Belediyesince geçici olarak 15.04.2009 tarihinde düzenlenen 1 yıl süreyle İşyeri Açma Ve Çalışma Ruhsatı verilmiş, ancak verilen 1 yıllık süre dolmuştur. Şehzadebaşı’ndaki Celal Ağa Konağı isimli işletme için Fatih Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü’nce verilen geçici ruhsatın süresi dolduğu halde faaliyetini sürdüren otele,
    Fatih Belediye Başkanlığı ne gibi bir işlem yapmıştır?
    Hangi nedenle, İşyeri Açma ve Çalışma ruhsatı yönetmeliğinin 5.inci maddesine aykırı geçici ruhsat verilmiştir?
    Kanuni dayanağı nedir?
    Fatih Belediye Başkanlığı, ruhsatsız çalışan oteli faaliyetten men etmek için ilgili müdürlüğe talimat vermiş midir?
    Doğalgaz, Elektrik ve İski hizmetlerinin durdurulması için ilgili kurumlara yazılı müracaat edilmiş midir?
    Yukarıdaki soruların cevaplanması, gereği yapılmadı ise ivedilikle yapılarak grubumuza yazılı olarak bilgi verilmesi için dilekçemizin başkanlık makamına havalesini arz ederiz
    CHP Meclis üyesi 
    Fazıl Uğur Soylu

  • İSMAİL KALEM
    8 yıl önce

    Eminönü Şehzadebaşı’nda kaçak olarak inşaatına başlanan bina, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nce iki kez yıkılmasına, ilgili kurumlara “elektrik, su, telefon bağlamayın” yazılarına ve açılan davalara rağmen şimdi “Celal Ağa Konağı” adıyla 90 odalı muhteşem bir otel olarak hizmete başladı. Açılan birçok dava halen sürerken, iki kez yıkım uygulayan Büyükşehir Belediyesi plan tadilatı yaparak oteli yasallaştırdı.
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yaklaşık 200 metre mesafedeki Şehzadebaşı’nda “tarihi hamam alanı” olarak kayıtlı arsada kaçak olarak 2004 yılında otel inşaatı başlatıldı. Fam Otelcilik firmasına ait arazinin bir bölümünde 17. yüzyıldan kalma 1. derecede tarihi eser olan Acemoğlu Hamamı bulunuyordu. 
    İnşaatla ilgili ilk şikâyetler CHP tarafından Eminönü Belediyesi’ne yapıldı. Belediye ekipleri inşaatı mühürledi. Ancak mühür, her defasında kırılarak inşaata devam edildi. Belediye birçok kez tutanak tuttu, sonuç değişmedi. Bina yükselmeye devam etti. 

    Anıtlar Kurulu’ndan suç duyurusu
    İnşaatın bitişiğinde tarihi Acemoğlu Hamamı’nın bulunması nedeniyle 4 No’lu Anıtlar Kurulu’na şikâyetler yapıldı. Kurul da, savcılığa suç duyurusunda bulundu. Ancak inşaat çalışmaları sürdü. Eminönü Belediyesi inşaatla ilgili yıkım kararı çıkardı. Fakat bu kararı gerekli alet ve makineleri olmadığı gerekçesiyle uygulamadı. 
    Otel İnşaatı bu arada 4. kata yükseldi. Belediye bunun üzerine yapıya elektrik, su, doğalgaz ve telefon bağlanmaması için ilgili kurumlara yazılar yazdı. Yapının yıkılması için de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden (İBB) yardım istedi. 
    Yıkım için İBB devreye girdi. 2007 Kasım ayında İBB ekipleri otelin dördüncü katını yıktı. Bu katın yeniden yapılması üzerine belediye ikinci bir yıkım daha yaptı ve Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Ayrıca yapı hakkında dördüncü defa “yapı tatil tutanağı” düzenlendi. Ancak tüm bunlara rağmen otelin 4. katı yeniden yapıldı. 

    Belediye bu kez yasallaştırdı
    Bu arada Fam Otelcilik Ltd. plan tadilatı için İBB İmar Komisyonu’na müracaat etti. Komisyon 2008 Ocak ayında konuyu görüştü.
    Hazırlanan raporda, hamam ve çevresindeki parsellerin 1/5000 Tarihi Yarımada Koruma Amaçlı İmar Planı’nda ve 1/1000’lik Eminönü Koruma Amaçlı Uygulama Planı’nda, “tarihi hamam alanı” olarak kayıtlı olduğu belirtilerek, “parselin küçük bir bölümünde hamam bulunduğu, parselin tamamının hamam alanı olarak ayrılmasının mağduriyet yarattığı” belirtildi. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi de, İmar Komisyonu’nun uygun gördüğü plan tadilatını kabul ederek, belediye ekiplerinin yaklaşık bir ay önce kaçak katını yıktığı binayı yasallaştırdı.

    Davalar sürüyor
    Kültür ve Turizm Bakanlığı’na 5 yıldız için başvuracak olan “Celal Ağa Konağı” isimli otel, şimdi müşteri kabulüne başladı. Otelin sahibi hakkında Büyükşehir Belediyesi, kapatılan Eminönü Belediyesi, Koruma Kurulu ve CHP Eminönü İlçe Başkanlığı tarafından açılan davalar ise sürüyor. 
    Bu arada savcılığın “görevini yerine getirmediği” gerekçesiyle kapatılan Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er ve 10 belediye görevlisi hakkında yapılan suç duyurusu üzerine başlatmak istediği soruşturmaya İçişleri Bakanlığı izin vermedi.