Süleymaniye Camiine Roma İmparator Oyunu
Almanya ve İtalya İmparatoru V. Karl Süleymaniye camiine hediye ettiği kırmızı granit taşın içinden haç çıkınca sultan Süleymanın aldığı karar altı asırdır Vatikanın kabusu olmaya devam ediyor.. Bu taşın içine işlenen Haç tekniği hakkında hiçbir uzman cevap veremiyor, görünüşte beton gibi dolgu yapılmış, Fakat taşa baktığımızda dolgu yeri ile ana taşın birleştiği yerde hiçbir farklılık yok...
27 Şubat 2015 - 20:21
Süleymaniye Camii hakkında, yaşanılan hârikulâde olayları burada tek tek anlatmaya kalksak sayfamız buna yetmeyebilir.
O yüzden biz sadece burada fazla bilinmeyen bir hadiseyi anlatmakla yetinelim.
Fatih Sultan Mehmet Han zamanından beri Osmanlı hükümdarları Ayasofyadan daha muhteşen bir cami yapılmasını arzu etmişlerdir.
Kanuni Sultan Süleyman Ayasofyadan daha muhteşem bir cami yapması için Koca Mimar Sinanı görevlendirir
“Ayasofyadan daha muhteşem bir caminin yapılması Avrupada büyük endişeye sebep olur. Mimaride ‘Müslümanlar muazzam bir eser ortaya koyuyor!’ haberleriyle telaşlanan Hristiyan Papazlar Müslümanlara bir oyun düşünürler.
Hala nasıl bir teknikle yapıldığı bilinmeyen şekilde Kırmızı Granit bir taşın içi oyularak ortasına haç konulur.
Dışarıdan belli olmayan şekilde kamufle edilen taş İstanbul'a gönderilir.
Kutsal Roma İmparatoru, Almanya ve İtalya Kralı V. Karl'in elçisi hediyelerle Kanuni Sultan Süleyman'ın huzuruna çıkar, Hediyelerini takdim eder, İmparatordan bir mektubu sultana takdim ederler.

Mektupta, Kutsal Roma İmparatoru, Almanya ve İtalya Kralı V. Karl (1) Büyük kudretinizle İnşa ettiğiniz bu muhteşem mabette bizimde bir taşımız olsun istiyoruz, Gönderdiğim bu taşın Mihrapta kullanılmasını arzu etmekteyiz, Bizleri bu şekilde onurlandıracağınıza inanıyoruz. Yazmaktadır.
Kanuni teşekkür ederek İmparatorun elçilerini sarayda misafir eder.
Mimar Sinan'ı çağırarak İmparator V. Karl tarafından gönderilen taşın Süleymaniye camii mihrabında kullanılmasını emreder.
Koca Sinan bu istekten şüphelenir, Taşı kontrol eder birşey göremez, o gece istihareye yatarak Allah'tan cc. yardım diler, O gece rüyasında İmparatorun hediye ettiği taşı görür, Taşın içinden Kan ve irin akıyormuş.

Sabah ilk iş olarak Ustalarını çağırır, Taşı bozmadan ikiye bölmelerini ister. (Bir şey çıkmaz ise taşı emredilen şekilde kullanmak için)
İkiye bölünen taşın içinden Haç motifleri çıkar, Durumu Kanuni Sultan Süleyman'a bildirir, Taşı gören Sultan Süleyman Han bu taşın iki parçasını da Süleymaniye Camii’in iç avlu girişinde bulunan karşılıklı iki kapının zeminine yerleştirilmesini emreder. Böylelikle bundan böyle avluya girecek olanlar İmparatorun hediyesi ‘Haç’ı çiğneyip içeri öyle girecektir.
.jpg)
Sultan, Ertesi gün, durumdan haberi olmayan elçilere bir mektup vererek kendilerini yolcu eder.
Sultanın elçilere verdiği mektup kısa ve öz bir mesaj içeriyordu “Hediyenizi aldık, kabul ettik, layık olduğu yere yerleştirdik.”
Sultan Süleyman Hanın bu şekilde davranmasının sebebinde elbetteki büyük hikmetler vardır, Öncelikle aldatılmak istenmesini af etmemiş, Mihraba konulacak bu taşın üstüne secde edeceğimiz için Dinler arası saygıdan yoksun bu imparatora ibretlik ders vermek istemiştir.
Hristiyan din adamlarının bu taşın içine başkaca neler yapmış olabilir Bilmiyoruz, Lakin önemli olmasa İmparator V. Karl bu zahmete katlanmazdı herhalde.
O devirlerde Büyü ve Cin hileleri çok yaygındı, Sanıyoruz ki granit kayasını oyup, "Taşta açıkça görüldüğü gibi" içine gene granit taş parçalarını bir harç şeklinde oyulan kanallara doldurulması, Bu harcın granit kadar sağlam donması enteresandır, Günümüzde betonla dahi bunu aynı sağlamlıkta başarmanın sanıyoruz imkanı yoktur. Bu işide Kendilerine tabi cinler marifetiyle yapmış olabilirler, Belkide tekniği unutulmuş bir yöntemi vardır.
.jpg)
Bugün hâlâ gelip geçenlerin merakla incelediği iki kapının zeminindeki bu taş, üzerindeki ‘Haç’ iyice aşındığı için çok zor ve ancak çok yakından bakılırsa seçiliyor.
Görmek isteyen herkes bugünde gidip merakını giderebilir.
EKLER:
(1) Kutsal Roma İmparatoru I. Maximilian (Kutsal Roma İmparatoru)' ın ölümü sonrasında 28 Haziran 1519'da Alman imparatoru seçilerek Avrupa'daki en büyük imparatorluğun hükümdarı oldu. 26 Ekim 1520 yılında Aachen daki katedralde resmi bir törenle Kutsal Roma Cermen İmparatoru ilan edildi.
Alman imparatoru olarak (1519-1556), İspanya kralı olarak (1516-1556), Hollanda-Belçika kralı olarak (1516-1556) yılları arasında hüküm sürdü. İmparatorluğun sınırlarına İspanya ve ona bağlı sömürgeleri ile Avusturya-Almanya topraklarının hepsi dahildi. 1519'da V. Karl, Kutsal Roma Imparatoru ve Avusturya Arşidükü oldu. Bundan itibaren V. Karl'in üzerinde hükümdarlık yaptığı arazilerin Avrupa, Uzak Doğu ve Amerikana üzerindeki yüzölçümünün 4 milyon kilometre kareyi aştığı tahmin edilmektedir. [3]
Şarlken, Avrupa'nın Osmanlı Devleti karşısında en çok yenilgiye uğrayan ve en çok bağlanmak zorunda kalan, en şöhretli ve en kudretli Hıristiyan hükümdarıdır.
.jpg)
Süleymaniye Camii
Süleymaniye Camii 1551-1558 yılları arasında Kaununi Sultan Süleymanın isteği üzerine İstanbul Eminönü Semtinin Süleymaniye bölgesinde Mimar Sinan tarafından inşa edilmiştir.
Mimar Sinan’ın 85 yaşında yaptığı bu eseri kalfalık eseri olarak bilinmektedir.
Süleymaniye Camii’nin çevresinde Kütüphane, hamam, medrese, imaret, dükkanlar ve hazire bulunmaktadır. Süleymaniye Camii ile birlikte her biri Süleymaniye Külliyesinin birer parçasıdır.
.jpg)
Süleymaniye Camii Mimari Özellikleri
Süleymaniye Camii Klasik Osmanlı Mimarisinin en önemli örneklerinden biridir.Yapımından günümüze dek İstanbul'da yüzü aşkın deprem gerçekleşmesine karşın, caminin duvarlarında en ufak bir çatlak oluşmamıştır. Dört fil ayağı üzerine oturan caminin kubbesi 53 m. yüksekliğinde ve 27,5 m çapındadır. Bu ana kubbe, Ayasofya'da da görüldüğü gibi, iki yarım kubbe ile desteklenmektedir. Kubbe kasnağında 32 pencere bulunmaktadır. Cami avlusunun dört köşesinde birer minare bulunmaktadır. Bu minarelerin camiye bitişik iki tanesi üçer şerefeli ve 76 m. yüksekliğinde, cami avlusunun kuzey köşesinde soncemaat yeri giriş cephesi duvarının köşesinde bulunan diğer iki minare ise ikişer şerefeli ve 56 m. yüksekliğindedir. Cami, içindeki kandil islerini temizleyecek hava akımına uygun inşa edilmiştir.Yani cami içinde, yağ lambalarından çıkan islerin tek bir noktada toplanmasını sağlayan bir hava akımı yaratacak şekilde inşa edilmiştir. Camiden çıkan isler ana giriş kapısının üzerindeki odada toplanmış ve bu isler mürekkep yapımında kullanılmıştır.
.jpg)
Fil ayağı destekli ana ve destek kubbeleri
28 revakın çevrelediği cami avlusunun ortasında dikdörtgen şeklinde bir şadırvan bulunmaktadır. Caminin kıble tarafında içinde Kanuni Sultan Süleyman'ın ve eşi Hürrem Sultan'ın bulunduğu bir hazire mevcuttur. Kanuni Sultan Süleyman'ın türbesinin kubbesi yıldızlarla donanmış gökyüzü imajını vermesi için, içeriden, metalik plakalar arasına yerleştirilmiş pırlantalarla (elmaslarla) süslenmiştir.
.jpg)
Cami süslemeleri açısından sade bir yapıya sahiptir. Mihrap duvarındaki pencereler vitraylarla süslüdür. Mihrabın iki tarafındaki pencereler üzerinde yer alan çini madalyonlarda Fetih Suresi, caminin ana kubbesinin ortasında ise Nur Suresi yazılı bulunmaktadır. Caminin hattatı Hasan Çelebi'dir.
Süleymaniye camiinin 4 minaresi vardır.[3] Bunun nedeni Kanuni'nin İstanbul'un fethinden sonraki dördüncü padişah; bu dört minaredeki on şerefinin de Osmanlının onuncu padişahı olduğunun bir işaretidir.
.jpg)
Osmanlı külliyeleri içinde Fatih külliyesinden sonra ikinci büyük külliye Süleymaniye külliyesidir. Külliye İstanbul yarımadasının Haliç, Marmara, Topkapı Sarayı ve Boğaziçi'ni gören ortadaki en yüksek tepesinde inşa edilmiştir. Cami, medreseler, darüşşifa, darülhadis, çeşme, darülkurra, darüzziyafe, imaret, hamam, tabhane, kütüphane ve dükkânlardan meydana gelen külliyede Mimar Sinan'ın türbesi dış avlu duvarlarının karşısında mütevazı küçük bir yapıdır. Tiryakiler Çarşısı'nı iki medrese çevreler, arkasındaki yolda iki küçük ev vardır.
.jpg)
"Tiryakiler Çarşısı adını taşıyan ince uzun meydanın bir cephesini oluşturan ufki tek katlı medreselerde, her kubbenin alatında bir pencereyle belirlenen iç odaların imaretleri, aza razı bir zahit tavrı içindeki cephesi, Mimar Sultan Külliyesi'ndeki medrese duvarı pencerelerinin ve kubbe dizilerinin tezyini düzenini hatırlatır"
Anakubbenin kemeri, Sinan tarafından kemeri kübra,( kudret kemeri) diye adlandırılmıştır. Cami avlusunun platformu, Haliç tarafındaki yoldan yüksektedir.
.jpg)
Evliya Çelebi anlatımıyla Süleymaniye Camii
Bu maddedeki bazı bilgilerin kaynağı belirtilmemiştir. Ayrıntılar için maddenin tartışma sayfasına bakabilirsiniz.Maddeye uygun biçimde kaynaklar ekleyerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz.
.jpg)
Süleymaniye Camii 1890
Dosya:İstanbul - Süleymaniye Camii, İstanbul Ticaret Üniv., Beyazıt Kulesi, Yeni Camii, Galata Köprüsü (Haliç'ten gece görünüm)- Mart 2013.webm
Süleymaniye Camii ve çevresinin Haliç'ten gece görünümü. Sağ tarafta İstanbul Ticaret Üniversitesi, ortada Beyazıt Kulesi, sol tarafta Yeni Camii ve Galata Köprüsü (Mart 2013)
.jpg)
Evliya Çelebi'nin anlatımıyla caminin yapımı şöyle olmuştur:
"Bütün Osmanlı ülkesinde ne kadar bin mükemmel üstad mimar yapı ustası işçiler ve taşçılar ve mermer işleyenler varsa hepsini toplayıp üç yıl bütün ayakları bağlı forsa temelini yerin altına indirdiler.üç senede binanın temeli yeryüzüne yükselip bina meydana çıktı. Bir yıl o halde kaldı...Bir yıldan sonra Sultan Bayazıdı Veli'nin presesine (hiza ipi) göre mihrab kondu. Dört tarafına duvarlarını kubbe aralarına varıncaya kadar 3 yıl yükselttiler.
.jpg)
Ondan sonra metin güçlü dört paye üzerine yüksek kubbeyi yaptılar. Süleymaniye Camii'nin ne yolda şekillendiği, bu ulu camiin kubbenin mavi tasının ta üst tepesi Ayasofya kubbesinden yuvarlak ve yedi meliki arşın yüksek cihanı kaplayan bir kubbedir. Bu eşsiz kubbenin dört ayağından başka camiin solunda ve sağında dört tane somaki mermer sütun vardır ki her biri onar Mısır hazinesi değerindedir...Ama Allah bilir bu kırmızı renkli dört somaki sütunun cihanın dört köşesinde benzeri yoktur, ellişer arşın yüksekliğinde güzel sütunlardır...
.jpg)
Mihrab ve minber üzerinde olan renk renk camlar Serhoş İbrahim'in işidir. Her cam parçasında nice kerre yüzbin parçanın renk renk hurda camlarla çiçekler ve Allah'ın güzel adlarıyla süslenmiş camlardır ki, bunlar kara ve deniz seyyahları arasında dünyaca övülmektedir, felekte bunların eşi görülmemiştir...mermeri işleyen üstad ince sütun üzerine bir müezzin mahfili yapmıştır ki guya cennet mahfillerindendir...mihrabın üzerinde Karahisari hattıyla Zekeriya ne zaman bulunduğu mihraba girdiyse onun yanında bir yiyecek buldu (Ali İmran: 37) ayeti zehebi laciverd ile yazılmıştır.
.jpg)
Ve mihrabın sağında ve solunda burma, zıh zıh yapma sütunlar ve yine orada bir adam boyu halis bakır ve halis altunla cilalanmış şamdanların üzerinde yirmişer kantar kafuri balmumları.camiin sol köşesinde sütun üzre bir yüksek makam, Hünkar Mahfili vardır, ...dört sütun payelerin köşelerinde dört tane aşırhan maksurecikleri var... camiin iki tarafında yan suffaları var...yine bu suffalara eş ince sütunların üzerinde deryaya nazır ve sağ tarafı çarşuya bakan katlar...cemaat çok olduğu zaman bu suffalarda ibadet ederler...mübarek gecelerde kandiller yakarlar hepsi yirmi iki bin kandil ve asılmış avizeler. Bu camiin içinde geride Kıble Kapusu tarafındaki iki payelerde bir çeşme vardır. ve bazı taklar altında Üst Hazine Maksureleri.
.jpg)
Süleymaniye Camii'nin Çinileri
Süleymaniye Camii'nin Hünkar mahfili ve mihrabı
Süleymaniye Camii'nin içi
Bu caminin içinde ve dışında olan Ahmed Karahisari hattı bugün de ne yazılmıştır ne yazılsa gerektir. İlkin büyük kubbenin ta ortasında Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun sıfatı sanki içinde bir çerağ bulunan bir hücredir. O çerağ bir sırça içindedir. O sırça kandil de sanki bir inci gibi parıldayan bir yıldızdır ki güneşin doğduğu yere de battığı yere de nisbeti olmayan mübarek bir ağaçtır, zeytundan tutuşturulup yakılır. Onun yağı kendisine bir ateş dokunmasa da hemen ışık verir ki nur üstüne nurdur. Allah insanlara meseller irad eder. Allah herşeyi hakkıyla bilendir' ayetini yazmada yedi beyzasını göstermiştir. (Nur 35). Mihrab üzerindeki yarım kubbenin içinde... (Enam 79) ayeti. Ve dört payelerin köşesinde Allah, Muhammed, Ebubekir, Ömer, Osman, Ali, Hasan, Hüseyin yazılmıştır. Ve minberin sağındaki pencere üstünde... (Cin 18) ayeti yazılıdır. Üst pencereler üzerinde Allah'ın güzel adları yazılıdır.
.jpg)
Ve bu camiin 5 kapusu vardır. Sağ tarafta imam kapusu, sol tarafta hünkar mahfili, altında vüzera kapusu, ve iki yan kapuları var, sol yan kapu üzerinde (Rad 24)yazılıdır, kıble kapusu üzerinde sol taraftaki kitabenin içinde Ketebehu Ahmed el Karahisari sene..deyü tahrir olunmuştur.
Camii şerifin adı geçen babı saadetlerine ve haremi latifin üç tane yüce kapusuna ayak taş merdivenle çıkılır ve inilir...ve bu avlunun dört yanına nazır hepsi.. adet pencerelerdir, demirci ustası Davudi sanat gösterüp öyle örs vurmuş ki, bu zamana kadar cilasına bir zerre toz tesir etmeyüp puladı nahçevani gibi parlak pencerelerdir. Ve bu pencereler üzere bütün camlar...ortasında ibret verici bir havuz vardır...
.jpg)
avlunun kıble kapusu bütün kapulardan yüksek bir sanatlı babı saadettir ki yeryüzünde bu kapuya benzer beyaz ham mermer eşikli ve kat kat girişme zıhlı çengelli ve medeneli bir kapu görülmüş değildir, bütün ham mermerdir...Ve bu camiin dört tane minarelerinin evsafı var ki her biri bir ezanı Muhammedi makamıdır...dört minare on tabaka...sol taraftaki üç şerefeli minareye Cevahir minaresi derler...ve bu camiin iki tarafında kırkar tane abdest tazeleycek muslukları vardır.
.jpg)
Süleymaniye Camii'nin ana kubbesi.
Temelinin atılışındaki metanet ve köşesinde olan zarafet ve güzellik eserleri ve her türlü sanatlar insanı büyüleyen görünüşü, bu camiin içinde ve dışında vardır. Hatta bina tamamlanınca Koca Mimar Sinan şunu der: 'Padişahım sana bir cami inşa ettim ki kıyamet gününde Hallacı Mansur yeryüzünde Makalidi Cibal Demavend dağlarını Hallacın yayından pamuk gibi attığında bu caminin kubbesinde Mansur'un yay kirişi önünde çevgan topu gibi bu rütbe senasını medh eder.
.jpg)
Mihrab önünde bir ok atımı yerde bir gülistanı nısfı cihen hıyaban içinde, Süleyman Han'ın meşhedi -toprağı nur olsun-bir yüksek kubbe altında görülür.
Caminin üç tarafında bir kat dış avlu daha vardır ki iki yanı birer at menzili kum sahrasıdır, türlü türlü ulu çınarlar, salkım söğütler, servi ve ıhlamur ve karaağaçlar, dışbudak ağaçları ile süslenmiş bir büyük avludur ki üç yanı hepsi pencereli duvarlar ve hepsi on adet kapu...Şark tarafına bakan hamam kapusu..merdivenle hamama varılır amma bu tarafta avlunun duvarı olmayup İstanbul şehrini temaşa için bir kenarset alçak duvar çekilmiştir. Cümle cemaat orada durup Hünkar Sarayı, Üsküdar'ı, Boğazhisar'ı, Beşiktaş'ı, Tophane ve Galata ve Kasımpaşa ve Okmeydanı boydanboya görülür.
Bu camiin sağında ve solunda dört mezhep şeyhülislamları içün dört adet büyük medreseler vardır ve bir darülhadis ve bir darülkurra ve ayrıca bir tıp ilmi medresesi, bir sıbyan mektebi ve bir darüşşifa ve imaret ve bir yemekhane, bir tavhanei müsafirin, gelip gidenler için bir kervansaray, bir yeniçeri ağası sarayı, bir kuyumcular dökmeciler ayakkabıcılar ve nısfı cihen aydınlık hamamı tetimmei şuhan bin adet hizmetliler evi...
Süleymaniye Camii tamam oldukta bina emini ve nazırı ve mutemedinin hisaplarına göre, 8 kerre 100.000 ve doksan bin üç bin üç yüz seksen üç yük flori." (Gökyay 343-60)

O yüzden biz sadece burada fazla bilinmeyen bir hadiseyi anlatmakla yetinelim.
Fatih Sultan Mehmet Han zamanından beri Osmanlı hükümdarları Ayasofyadan daha muhteşen bir cami yapılmasını arzu etmişlerdir.
Kanuni Sultan Süleyman Ayasofyadan daha muhteşem bir cami yapması için Koca Mimar Sinanı görevlendirir
“Ayasofyadan daha muhteşem bir caminin yapılması Avrupada büyük endişeye sebep olur. Mimaride ‘Müslümanlar muazzam bir eser ortaya koyuyor!’ haberleriyle telaşlanan Hristiyan Papazlar Müslümanlara bir oyun düşünürler.
Hala nasıl bir teknikle yapıldığı bilinmeyen şekilde Kırmızı Granit bir taşın içi oyularak ortasına haç konulur.
Dışarıdan belli olmayan şekilde kamufle edilen taş İstanbul'a gönderilir.
Kutsal Roma İmparatoru, Almanya ve İtalya Kralı V. Karl'in elçisi hediyelerle Kanuni Sultan Süleyman'ın huzuruna çıkar, Hediyelerini takdim eder, İmparatordan bir mektubu sultana takdim ederler.

Mektupta, Kutsal Roma İmparatoru, Almanya ve İtalya Kralı V. Karl (1) Büyük kudretinizle İnşa ettiğiniz bu muhteşem mabette bizimde bir taşımız olsun istiyoruz, Gönderdiğim bu taşın Mihrapta kullanılmasını arzu etmekteyiz, Bizleri bu şekilde onurlandıracağınıza inanıyoruz. Yazmaktadır.
Kanuni teşekkür ederek İmparatorun elçilerini sarayda misafir eder.
Mimar Sinan'ı çağırarak İmparator V. Karl tarafından gönderilen taşın Süleymaniye camii mihrabında kullanılmasını emreder.
Koca Sinan bu istekten şüphelenir, Taşı kontrol eder birşey göremez, o gece istihareye yatarak Allah'tan cc. yardım diler, O gece rüyasında İmparatorun hediye ettiği taşı görür, Taşın içinden Kan ve irin akıyormuş.

Sabah ilk iş olarak Ustalarını çağırır, Taşı bozmadan ikiye bölmelerini ister. (Bir şey çıkmaz ise taşı emredilen şekilde kullanmak için)
İkiye bölünen taşın içinden Haç motifleri çıkar, Durumu Kanuni Sultan Süleyman'a bildirir, Taşı gören Sultan Süleyman Han bu taşın iki parçasını da Süleymaniye Camii’in iç avlu girişinde bulunan karşılıklı iki kapının zeminine yerleştirilmesini emreder. Böylelikle bundan böyle avluya girecek olanlar İmparatorun hediyesi ‘Haç’ı çiğneyip içeri öyle girecektir.
.jpg)
Sultan, Ertesi gün, durumdan haberi olmayan elçilere bir mektup vererek kendilerini yolcu eder.
Sultanın elçilere verdiği mektup kısa ve öz bir mesaj içeriyordu “Hediyenizi aldık, kabul ettik, layık olduğu yere yerleştirdik.”
Sultan Süleyman Hanın bu şekilde davranmasının sebebinde elbetteki büyük hikmetler vardır, Öncelikle aldatılmak istenmesini af etmemiş, Mihraba konulacak bu taşın üstüne secde edeceğimiz için Dinler arası saygıdan yoksun bu imparatora ibretlik ders vermek istemiştir.
Hristiyan din adamlarının bu taşın içine başkaca neler yapmış olabilir Bilmiyoruz, Lakin önemli olmasa İmparator V. Karl bu zahmete katlanmazdı herhalde.
O devirlerde Büyü ve Cin hileleri çok yaygındı, Sanıyoruz ki granit kayasını oyup, "Taşta açıkça görüldüğü gibi" içine gene granit taş parçalarını bir harç şeklinde oyulan kanallara doldurulması, Bu harcın granit kadar sağlam donması enteresandır, Günümüzde betonla dahi bunu aynı sağlamlıkta başarmanın sanıyoruz imkanı yoktur. Bu işide Kendilerine tabi cinler marifetiyle yapmış olabilirler, Belkide tekniği unutulmuş bir yöntemi vardır.
.jpg)
Bugün hâlâ gelip geçenlerin merakla incelediği iki kapının zeminindeki bu taş, üzerindeki ‘Haç’ iyice aşındığı için çok zor ve ancak çok yakından bakılırsa seçiliyor.
Görmek isteyen herkes bugünde gidip merakını giderebilir.
EKLER:
(1) Kutsal Roma İmparatoru I. Maximilian (Kutsal Roma İmparatoru)' ın ölümü sonrasında 28 Haziran 1519'da Alman imparatoru seçilerek Avrupa'daki en büyük imparatorluğun hükümdarı oldu. 26 Ekim 1520 yılında Aachen daki katedralde resmi bir törenle Kutsal Roma Cermen İmparatoru ilan edildi.
Alman imparatoru olarak (1519-1556), İspanya kralı olarak (1516-1556), Hollanda-Belçika kralı olarak (1516-1556) yılları arasında hüküm sürdü. İmparatorluğun sınırlarına İspanya ve ona bağlı sömürgeleri ile Avusturya-Almanya topraklarının hepsi dahildi. 1519'da V. Karl, Kutsal Roma Imparatoru ve Avusturya Arşidükü oldu. Bundan itibaren V. Karl'in üzerinde hükümdarlık yaptığı arazilerin Avrupa, Uzak Doğu ve Amerikana üzerindeki yüzölçümünün 4 milyon kilometre kareyi aştığı tahmin edilmektedir. [3]
Şarlken, Avrupa'nın Osmanlı Devleti karşısında en çok yenilgiye uğrayan ve en çok bağlanmak zorunda kalan, en şöhretli ve en kudretli Hıristiyan hükümdarıdır.
.jpg)
Süleymaniye Camii
Süleymaniye Camii 1551-1558 yılları arasında Kaununi Sultan Süleymanın isteği üzerine İstanbul Eminönü Semtinin Süleymaniye bölgesinde Mimar Sinan tarafından inşa edilmiştir.
Mimar Sinan’ın 85 yaşında yaptığı bu eseri kalfalık eseri olarak bilinmektedir.
Süleymaniye Camii’nin çevresinde Kütüphane, hamam, medrese, imaret, dükkanlar ve hazire bulunmaktadır. Süleymaniye Camii ile birlikte her biri Süleymaniye Külliyesinin birer parçasıdır.
.jpg)
Süleymaniye Camii Mimari Özellikleri
Süleymaniye Camii Klasik Osmanlı Mimarisinin en önemli örneklerinden biridir.Yapımından günümüze dek İstanbul'da yüzü aşkın deprem gerçekleşmesine karşın, caminin duvarlarında en ufak bir çatlak oluşmamıştır. Dört fil ayağı üzerine oturan caminin kubbesi 53 m. yüksekliğinde ve 27,5 m çapındadır. Bu ana kubbe, Ayasofya'da da görüldüğü gibi, iki yarım kubbe ile desteklenmektedir. Kubbe kasnağında 32 pencere bulunmaktadır. Cami avlusunun dört köşesinde birer minare bulunmaktadır. Bu minarelerin camiye bitişik iki tanesi üçer şerefeli ve 76 m. yüksekliğinde, cami avlusunun kuzey köşesinde soncemaat yeri giriş cephesi duvarının köşesinde bulunan diğer iki minare ise ikişer şerefeli ve 56 m. yüksekliğindedir. Cami, içindeki kandil islerini temizleyecek hava akımına uygun inşa edilmiştir.Yani cami içinde, yağ lambalarından çıkan islerin tek bir noktada toplanmasını sağlayan bir hava akımı yaratacak şekilde inşa edilmiştir. Camiden çıkan isler ana giriş kapısının üzerindeki odada toplanmış ve bu isler mürekkep yapımında kullanılmıştır.
.jpg)
Fil ayağı destekli ana ve destek kubbeleri
28 revakın çevrelediği cami avlusunun ortasında dikdörtgen şeklinde bir şadırvan bulunmaktadır. Caminin kıble tarafında içinde Kanuni Sultan Süleyman'ın ve eşi Hürrem Sultan'ın bulunduğu bir hazire mevcuttur. Kanuni Sultan Süleyman'ın türbesinin kubbesi yıldızlarla donanmış gökyüzü imajını vermesi için, içeriden, metalik plakalar arasına yerleştirilmiş pırlantalarla (elmaslarla) süslenmiştir.
.jpg)
Cami süslemeleri açısından sade bir yapıya sahiptir. Mihrap duvarındaki pencereler vitraylarla süslüdür. Mihrabın iki tarafındaki pencereler üzerinde yer alan çini madalyonlarda Fetih Suresi, caminin ana kubbesinin ortasında ise Nur Suresi yazılı bulunmaktadır. Caminin hattatı Hasan Çelebi'dir.
Süleymaniye camiinin 4 minaresi vardır.[3] Bunun nedeni Kanuni'nin İstanbul'un fethinden sonraki dördüncü padişah; bu dört minaredeki on şerefinin de Osmanlının onuncu padişahı olduğunun bir işaretidir.
.jpg)
Osmanlı külliyeleri içinde Fatih külliyesinden sonra ikinci büyük külliye Süleymaniye külliyesidir. Külliye İstanbul yarımadasının Haliç, Marmara, Topkapı Sarayı ve Boğaziçi'ni gören ortadaki en yüksek tepesinde inşa edilmiştir. Cami, medreseler, darüşşifa, darülhadis, çeşme, darülkurra, darüzziyafe, imaret, hamam, tabhane, kütüphane ve dükkânlardan meydana gelen külliyede Mimar Sinan'ın türbesi dış avlu duvarlarının karşısında mütevazı küçük bir yapıdır. Tiryakiler Çarşısı'nı iki medrese çevreler, arkasındaki yolda iki küçük ev vardır.
.jpg)
"Tiryakiler Çarşısı adını taşıyan ince uzun meydanın bir cephesini oluşturan ufki tek katlı medreselerde, her kubbenin alatında bir pencereyle belirlenen iç odaların imaretleri, aza razı bir zahit tavrı içindeki cephesi, Mimar Sultan Külliyesi'ndeki medrese duvarı pencerelerinin ve kubbe dizilerinin tezyini düzenini hatırlatır"
Anakubbenin kemeri, Sinan tarafından kemeri kübra,( kudret kemeri) diye adlandırılmıştır. Cami avlusunun platformu, Haliç tarafındaki yoldan yüksektedir.
.jpg)
Evliya Çelebi anlatımıyla Süleymaniye Camii
Bu maddedeki bazı bilgilerin kaynağı belirtilmemiştir. Ayrıntılar için maddenin tartışma sayfasına bakabilirsiniz.Maddeye uygun biçimde kaynaklar ekleyerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz.
.jpg)
Süleymaniye Camii 1890
Dosya:İstanbul - Süleymaniye Camii, İstanbul Ticaret Üniv., Beyazıt Kulesi, Yeni Camii, Galata Köprüsü (Haliç'ten gece görünüm)- Mart 2013.webm
Süleymaniye Camii ve çevresinin Haliç'ten gece görünümü. Sağ tarafta İstanbul Ticaret Üniversitesi, ortada Beyazıt Kulesi, sol tarafta Yeni Camii ve Galata Köprüsü (Mart 2013)
.jpg)
Evliya Çelebi'nin anlatımıyla caminin yapımı şöyle olmuştur:
"Bütün Osmanlı ülkesinde ne kadar bin mükemmel üstad mimar yapı ustası işçiler ve taşçılar ve mermer işleyenler varsa hepsini toplayıp üç yıl bütün ayakları bağlı forsa temelini yerin altına indirdiler.üç senede binanın temeli yeryüzüne yükselip bina meydana çıktı. Bir yıl o halde kaldı...Bir yıldan sonra Sultan Bayazıdı Veli'nin presesine (hiza ipi) göre mihrab kondu. Dört tarafına duvarlarını kubbe aralarına varıncaya kadar 3 yıl yükselttiler.
.jpg)
Ondan sonra metin güçlü dört paye üzerine yüksek kubbeyi yaptılar. Süleymaniye Camii'nin ne yolda şekillendiği, bu ulu camiin kubbenin mavi tasının ta üst tepesi Ayasofya kubbesinden yuvarlak ve yedi meliki arşın yüksek cihanı kaplayan bir kubbedir. Bu eşsiz kubbenin dört ayağından başka camiin solunda ve sağında dört tane somaki mermer sütun vardır ki her biri onar Mısır hazinesi değerindedir...Ama Allah bilir bu kırmızı renkli dört somaki sütunun cihanın dört köşesinde benzeri yoktur, ellişer arşın yüksekliğinde güzel sütunlardır...
.jpg)
Mihrab ve minber üzerinde olan renk renk camlar Serhoş İbrahim'in işidir. Her cam parçasında nice kerre yüzbin parçanın renk renk hurda camlarla çiçekler ve Allah'ın güzel adlarıyla süslenmiş camlardır ki, bunlar kara ve deniz seyyahları arasında dünyaca övülmektedir, felekte bunların eşi görülmemiştir...mermeri işleyen üstad ince sütun üzerine bir müezzin mahfili yapmıştır ki guya cennet mahfillerindendir...mihrabın üzerinde Karahisari hattıyla Zekeriya ne zaman bulunduğu mihraba girdiyse onun yanında bir yiyecek buldu (Ali İmran: 37) ayeti zehebi laciverd ile yazılmıştır.
.jpg)
Ve mihrabın sağında ve solunda burma, zıh zıh yapma sütunlar ve yine orada bir adam boyu halis bakır ve halis altunla cilalanmış şamdanların üzerinde yirmişer kantar kafuri balmumları.camiin sol köşesinde sütun üzre bir yüksek makam, Hünkar Mahfili vardır, ...dört sütun payelerin köşelerinde dört tane aşırhan maksurecikleri var... camiin iki tarafında yan suffaları var...yine bu suffalara eş ince sütunların üzerinde deryaya nazır ve sağ tarafı çarşuya bakan katlar...cemaat çok olduğu zaman bu suffalarda ibadet ederler...mübarek gecelerde kandiller yakarlar hepsi yirmi iki bin kandil ve asılmış avizeler. Bu camiin içinde geride Kıble Kapusu tarafındaki iki payelerde bir çeşme vardır. ve bazı taklar altında Üst Hazine Maksureleri.
.jpg)
Süleymaniye Camii'nin Çinileri
Süleymaniye Camii'nin Hünkar mahfili ve mihrabı
Süleymaniye Camii'nin içi
Bu caminin içinde ve dışında olan Ahmed Karahisari hattı bugün de ne yazılmıştır ne yazılsa gerektir. İlkin büyük kubbenin ta ortasında Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun sıfatı sanki içinde bir çerağ bulunan bir hücredir. O çerağ bir sırça içindedir. O sırça kandil de sanki bir inci gibi parıldayan bir yıldızdır ki güneşin doğduğu yere de battığı yere de nisbeti olmayan mübarek bir ağaçtır, zeytundan tutuşturulup yakılır. Onun yağı kendisine bir ateş dokunmasa da hemen ışık verir ki nur üstüne nurdur. Allah insanlara meseller irad eder. Allah herşeyi hakkıyla bilendir' ayetini yazmada yedi beyzasını göstermiştir. (Nur 35). Mihrab üzerindeki yarım kubbenin içinde... (Enam 79) ayeti. Ve dört payelerin köşesinde Allah, Muhammed, Ebubekir, Ömer, Osman, Ali, Hasan, Hüseyin yazılmıştır. Ve minberin sağındaki pencere üstünde... (Cin 18) ayeti yazılıdır. Üst pencereler üzerinde Allah'ın güzel adları yazılıdır.
.jpg)
Ve bu camiin 5 kapusu vardır. Sağ tarafta imam kapusu, sol tarafta hünkar mahfili, altında vüzera kapusu, ve iki yan kapuları var, sol yan kapu üzerinde (Rad 24)yazılıdır, kıble kapusu üzerinde sol taraftaki kitabenin içinde Ketebehu Ahmed el Karahisari sene..deyü tahrir olunmuştur.
Camii şerifin adı geçen babı saadetlerine ve haremi latifin üç tane yüce kapusuna ayak taş merdivenle çıkılır ve inilir...ve bu avlunun dört yanına nazır hepsi.. adet pencerelerdir, demirci ustası Davudi sanat gösterüp öyle örs vurmuş ki, bu zamana kadar cilasına bir zerre toz tesir etmeyüp puladı nahçevani gibi parlak pencerelerdir. Ve bu pencereler üzere bütün camlar...ortasında ibret verici bir havuz vardır...
.jpg)
avlunun kıble kapusu bütün kapulardan yüksek bir sanatlı babı saadettir ki yeryüzünde bu kapuya benzer beyaz ham mermer eşikli ve kat kat girişme zıhlı çengelli ve medeneli bir kapu görülmüş değildir, bütün ham mermerdir...Ve bu camiin dört tane minarelerinin evsafı var ki her biri bir ezanı Muhammedi makamıdır...dört minare on tabaka...sol taraftaki üç şerefeli minareye Cevahir minaresi derler...ve bu camiin iki tarafında kırkar tane abdest tazeleycek muslukları vardır.
.jpg)
Süleymaniye Camii'nin ana kubbesi.
Temelinin atılışındaki metanet ve köşesinde olan zarafet ve güzellik eserleri ve her türlü sanatlar insanı büyüleyen görünüşü, bu camiin içinde ve dışında vardır. Hatta bina tamamlanınca Koca Mimar Sinan şunu der: 'Padişahım sana bir cami inşa ettim ki kıyamet gününde Hallacı Mansur yeryüzünde Makalidi Cibal Demavend dağlarını Hallacın yayından pamuk gibi attığında bu caminin kubbesinde Mansur'un yay kirişi önünde çevgan topu gibi bu rütbe senasını medh eder.
.jpg)
Mihrab önünde bir ok atımı yerde bir gülistanı nısfı cihen hıyaban içinde, Süleyman Han'ın meşhedi -toprağı nur olsun-bir yüksek kubbe altında görülür.
Caminin üç tarafında bir kat dış avlu daha vardır ki iki yanı birer at menzili kum sahrasıdır, türlü türlü ulu çınarlar, salkım söğütler, servi ve ıhlamur ve karaağaçlar, dışbudak ağaçları ile süslenmiş bir büyük avludur ki üç yanı hepsi pencereli duvarlar ve hepsi on adet kapu...Şark tarafına bakan hamam kapusu..merdivenle hamama varılır amma bu tarafta avlunun duvarı olmayup İstanbul şehrini temaşa için bir kenarset alçak duvar çekilmiştir. Cümle cemaat orada durup Hünkar Sarayı, Üsküdar'ı, Boğazhisar'ı, Beşiktaş'ı, Tophane ve Galata ve Kasımpaşa ve Okmeydanı boydanboya görülür.
Bu camiin sağında ve solunda dört mezhep şeyhülislamları içün dört adet büyük medreseler vardır ve bir darülhadis ve bir darülkurra ve ayrıca bir tıp ilmi medresesi, bir sıbyan mektebi ve bir darüşşifa ve imaret ve bir yemekhane, bir tavhanei müsafirin, gelip gidenler için bir kervansaray, bir yeniçeri ağası sarayı, bir kuyumcular dökmeciler ayakkabıcılar ve nısfı cihen aydınlık hamamı tetimmei şuhan bin adet hizmetliler evi...
Süleymaniye Camii tamam oldukta bina emini ve nazırı ve mutemedinin hisaplarına göre, 8 kerre 100.000 ve doksan bin üç bin üç yüz seksen üç yük flori." (Gökyay 343-60)








YORUMLAR