Terör mağduru Sivil Vatandaşa haklar
Terör mağduru Sivil Vatandaşa Kamu görevlisi hakları verilsin 35 Yıldır terörle boğuşuyoruz, Mağdur olan Devlet görevlisine sosyal haklar tanınırken, Terör nedeniyle mağdur olan vatandaşlar devletin kendilerine sahip çıkmamasından şikayet ediyor CHP Mv. Gülay yedekçi Bu haksızlığa son veröek için TBMM ine önerge verdi
14 Ekim 2015 - 12:49
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA
2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’da değişiklik yapılmasına ilişkin teklifim ve gerekçesi ektedir.
Gülay YEDEKCİ
İstanbul Milletvekili
GEREKÇE
Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde yürütülen Kurtuluş Savaşımızın ardından, 29 Ekim 1923 tarihinde ilan edilen ve içinde bulunduğumuz Ekim ayı içinde 92’nci yaşını büyük bir onurla kutlayacağımız Cumhuriyetimiz, yakın çevremizdeki ülkeler ile Ortadoğu’daki otoriter rejimlere karşın eşitlikçi, özgürlükçü, modern bir kimlik üzerine inşa edilmiş ve yükselmiştir.
Cumhuriyetimizin kuruluşundaki eşit yurttaşlık bilinci, sonraki süreçte de titizlikte korunmuş, farklı inanç ve kültürlerin birlikte yaşandığı ülkemizin daimiliği sağlanmıştır. Birlik ve bütünlüğümüzün korunmasına yönelik hükümler temel hukuk metinlerimizde de yerini almıştır. Anayasamızın ‘Kanun önünde eşitlik’ başlıklı 10’ncu maddesindeki “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” ve “Parti kurma, partilere girme ve partilerden ayrılma” başlıklı 68’nci maddesindeki “Siyasî partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.” hükümleri Cumhuriyetimizin temel felsefini ifade etmektedir.
Cumhuriyetimizin 92 yıllık tarihinde hassasiyetle korunmaya çalışılan bu değerlerin, belli dönemlerde çeşitli siyasal hareketler ve örgütler tarafından ihlal edilmek istendiği de bir gerçektir. Cumhuriyetimizin varlığının dayanağı bu iç politika prensibi, Atatürk’ün “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” veciz sözü çerçevesinde dış politikamızın da omurgasını oluşturmuştur. Irk ve mezhep temelli siyaset yapılmasının ülkemizde ve yakın coğrafyamızda ortaya çıkardığı yıkımlardan ders alınarak belirlenen bu politika, ne yazık ki son yıllarda önemli ölçüde aşındırılmış, değişmiştir. Siyaseten sürekli alt üst oluşların yaşandığı Ülkemizin de içinde bulunduğu coğrafyamızda, dış politikada yıllardır izlediğimiz ilkelerden vazgeçilmesinin ağır bedellerini özellikle son yıllarda yoğun şekilde yaşamaya başladık.
Kıtalar arasında bağlantı sağlayan ve fosil atık enerji kaynaklarının yoğunlaştığı bir coğrafi bölgede yer almamız ile Atatürk’ün büyük öngörüsüne dayalı, çevremizdeki ülkelerden çok farklı bir siyasal rejime -demokratik, laik ve sosyal hukuk nitelikli cumhuriyet rejimi- sahip olmamız nedeniyle zaten karşı karşıya kaldığımız tehditler, dış politikadaki tarihi hatalarla katmerlenmiş ve terör örgütleri, Cumhuriyetimizin bekasını tehdit eden en önemli tehdit haline gelmiştir. Binlerce güvenlik personelimiz ile kamu görevlimizi ve sivil vatandaşlarımızı kaybettiğimiz terör saldırıları son olarak 10 Ekim 2015 tarihinde Başkentimiz Ankara’da yaşanmıştır. Cumhuriyet tarihimizin ‘en büyük terör saldırısı’ olarak kayıtlara geçen bu katliamda, açıklanan son rakamlara göre 97 sivil vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 400’ü aşkın sivil vatandaşımız da yaralanmıştır. Özellikle kayıp bilançomuzun artması ihtimaller dahilinde görülmektedir. İç ve dış politikamızda yaşadığımız bu kırılmanın yaratacağı ağır bedel son olayla net olarak gözükmüştür. Karşı karşıya kaldığımız bedeli ödeyenler yoğun olarak sivil vatandaşlarımız olmaktadır. Neredeyse her terör olayında onlarca sivil vatandaşımız hayatını kaybetmekte, yaralanmaktadır.
Kabullenmekte zorlansak da Ülkemiz terör örgütlerinin açık hedefi haline gelmiştir. Bu duruma karşın ne yazık ki devlet olmanın en temel şartlarından ‘güvenlik, Ülkemizi yönetenler tarafından sağlanamamaktadır. Güvenli bir ortamı sağlayamayanlar, terör örgütlerinin bu vahşi katliamlarında hayatını kaybeden ve yaralananlara da sahip çıkamamaktadır.
Bu nedenlerle terör örgütlerinin eylemlerinde hayatını kaybedenler ile yakınları ve yaralananlara ilişkin yasalarımızda bazı düzenlemeler yapılması şarttır. Yaşatamadığımız ya da yaralanmasını engelleyemediğimiz vatandaşlarımız ve yakınlarına sahip çıkmak bir sosyal devlet olma zorunluluğudur.
MADDE GEREKÇELERİ
MADDE 1- Madde ile nakdi tazminat ve aylık bağlanan şahıslar arasına terör saldırılarında hayatını kaybeden ve yaralanan sivil vatandaşlarımızın da eklenmesi amaçlanmaktadır.
MADDE 2- Madde ile terör saldırılarında hayatını kaybeden ve yaralanan sivil vatandaşlarımıza sosyal devlet olma gerekliliği kapsamında sahip çıkılması amaçlanmaktadır.
MADDE 3- Yürütme maddesidir.
MADDE 4- Yürürlük maddesidir.
NAKDİ TAZMİNAT VE AYLIK BAĞLANMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ
MADDE 1- 3/11/1980 tarihli ve 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunu’nun 1’nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 1 – Bu kanunun amacı; terör saldırılarında hayatını kaybeden ve yaralanan sivil vatandaşlar ile barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olanların; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Teşkilatında bulunan patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hâle getirilmesi işlemlerinde görevlendirilenlerin bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hâle gelmeleri halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir.
Madde 2- 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunu’nun ‘ı’ fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
j) Terör saldırılarında hayatını kaybeden ve yaralanan sivil vatandaşları;
Madde 3 – Bu Kanun hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 4 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.







YORUMLAR