TÜRKİYE'NİN İSLAM'I..!
Ülkemizde ve Ortadoğuda İslam diye tanımlanan hayat nizamının ne kadar islami olduğunu biliyormusunuz?
04 Mart 2014 - 04:04
” Hz. Ömer Halife. Hutbede halka sesleniyor:
“Dinleyin ve itaat edin!”
Oradan adı sanı bilinmeyen bir vatandaş, devlet başkanına haykırıyor:
“Ne dinleriz ne de itaat ederiz.”
Camide derin bir sessizlik!
Kim bilir belki de Halife’den azar bekliyorlar.
Ama öyle olmuyor; Hz. Ömer “Neden?” diye soruyor vatandaşına.
“Ya Emirelmüminîn! Herkese kumaş dağıtıldı; ama hiçbirimiz o kumaştan bir gömlek diktiremedi.
Şimdi görüyorum ki sen o kumaştan bir gömlek yaptırmışsın. Bir de kalkıp bize nasihat ediyorsun.”
Koca Halife’de ne hiddet ne şiddet.
Belki de gizliden gizliye bir memnuniyet yaşıyor.
Çünkü tâ baştan sormuştu insanlara: “Ben yanlış yaparsam beni nasıl düzeltirsiniz?”
Sıradan insanların hakperestçe söylediği şu cevabı alınca sevinmiş, Allah’a şükretmişti: “Seni kılıçlarımızla düzeltiriz.”
Demek ki halk soruyordu, sorguluyordu.
Demiyordu ki; “Bu insan halifedir, dolayısıyla hesap vermek zorunda değildir.”
Suçlamayı örtbas etme yerine meselenin iç yüzünü rahatlıkla izah ediyor.
Halife. “Oğlum Abdullah, kalk ve gerçeği söyle.” diyor.
Hazreti Abdullah izah ediyor: “Doğrudur, o kumaştan bir gömlek yapmak imkânsızdı; ancak ben kendi hissemi babama verdim. O kumaşları bir araya getirdik, babama gömlek diktirdik.”
Camiye huzur geldi yeniden. Ve vatandaşların gür sedası Mescit’te yankılandı: “Şimdi konuş ya Halife! Hem dinleriz hem de itaat ederiz!”
Halk soruyordu, sorguluyordu; yönetici de terleye terleye hesap veriyordu.
Çünkü aldıkları Kur’anî ahlak ve Muhammedî (sas) terbiye öyle davranmayı gerektiriyordu.
Hazreti Peygamber, bir gece sabaha kadar uyuyamamış, eşi sebebini sorunca o Muazzam Peygamber, “Dün gece yerde bir hurma gördüm, yedim.
Sonra aklıma geldi ki; ya o hurma beytülmale aitse?”
Nebevî ahlak buydu!
Günümüzde neler oluyor;
Öncelikle Müslümanların inancı teminat altında değil, Türkiyeye özel bir Laiklik anlayışı İslam dininin anlaşılmasına, yaşanılmasına imkan vermiyor.
Devlet, halkın inşa ettiği 90.000 camiye "İmam " atıyor, 130.000 Diyanet görevlisi "İmam " İslamı değil, Namaz memurluğu ile görev ifa ediyor.
İslamda halkın bir araya gelip cem olduğu cemilerimizde sosyal sorunlarımzıın konuşulması bile yasak, Cemaat olun en takvanızı imam yapın " emrinin " ne olduğunu bilen yok.
Cuma, toplanma-istişare günümüz sadece namaz kılma olarak eda ediliyor, hutbede olması gereken Ulul emr yok, Peygamberin sav. dahi Veda hutbesinde örneğini gördüğümüz şekilde, halka hesap verdiğini bilenmiz yok.
Devletin mülkünün nasıl çar-çur edildiğini hep görüyoruz, Dikilen kılıflar bile gerçeği örtemiyor, Fakat İslamın gerçeğini bilmediğimiz için, İbadeti din yaptığımız için , İslamın özü olan sosyal hayatımızın İslam olarak düzenlemesi konusunda hiçbir talebimiz yok...

Tesettür amacından saptırılmış aksesuar olarak kullanılıyor. Saçlarını deli gibi örtenler asıl örtülmesi gereken vucutlarını %100 ölçüleri ortaya çıkacak darlıkta pantalon, tayt giyerek sokaklarımızda arzı endam ediyorlar.
(Bu çok önemlidir) Birileri İslam adına birşey yapıyor ve İslamda olmadığı bir şekilde uyguluyorsa mani olunması gerekiyor, Kimsenin dinine-dinsizliğine müdahale etmemiz, İslam adına ve hukuk adına mümkün değil. Fakat İslam hükümleriyle bilerek-bilmeyerek alay eden bu uygulamalar önlenmeli.
Bunu kim yapacak?

Elbetteki devlet yapacak, halkın topluma ayar vermesi, uygulama yapması İslami ve Hukuki olarak doğru değildir.
Bir konuda yetki sahibi olan hak sahibi, kurumun sorumluluğundaki bir konuda aykırı bir uygulama yapıldığında kanunlar bu korsan uygulama hakkında hemen müdahil oluyor.
İslam ile ilgisi olmayan davranışlar, uygulamalar konusunda Diyanet neden yetki sahibi değil.
Dileyen kişi, Hiçbir bilgisi olmasa biel Kuran meali yazabiliyor, Dini kitaplar çıkarabiliyor, Şimdi kişiler dilediği şekilde Kura-nı kerime muhalif, sünnetti seniyye ye aykırı adı islam olan kitap yazıyor,tefsir yazıyor, film yapıyor. Diyanet vatandaş gibi seyrediyor. Hukuk seyrediyor.
Devlet namaz kılmamızı, Hac ve umre ziyaretlerimizi, Bazı kurumlar üzerinden Zekat ve fitremizi, Kurban ibadetimizi organize ederek ibadetlerimize müdahale ediyor. Kiliseye, papaza, havraya, hahama, cem evine , dedeye, mecusiye, şamanına müdahale etmiyor. İbadetlerine karışmıyor.
Bu ülkede azınlıklar iktidar gibi bir durum var, Onlar tam özgür biz sulta altındayız.
Dünyanın bilmem neresinde 5 yıldızlı bir otelde 15 gün tam pansiyon lüks bir tatil yap ücreti 1000-2000 Euro arası, Bir umre 4-5 bin Euro, Hac bunun iki üç misli, dilediğin gibide gidemiyorsun, kota konularak karaborsa oluşturulmuş.
Birileri bizi İslam adına çok kötü kandırıyor, İslamın bu denli köle duruma düşürüldüğü, Dünyada bir Çin kaldı, Dinimiz İslamı bilmediğimiz için, Dinimiz İslamı öğrenme yerleri olan Camilerimiz Laik devletin Namaz memurları tarafından işgal altında olduğu için Bir köy derneği kadar cemaat olamıyoruz, islamı öğrenemiyoruz.
Boşuna Müslüman bir ülkede yaşıyoruz demeyin, Bu sözünüzde tesettürünüz kadar yalan, Cemaat olmanız kadar yalan, (Domuz gerçeği nedeniyle) yediklerinizin islama uygun olduğu iddiası kadar yalan, Komşu, akraba, Vatan, İslam konusunda sorumluluğumuzu yerine getirdim dediğiniz kadar yalan.
Ve müslümanın yapamayacağı tek şey YALAN dır.







YORUMLAR