Urfa Harran ovasında Kadın Köyü kuruluyor!
Demokratih Hukuk Devleti unsurlarının zaaf içinde olduğu, Kanunların pratiğe geçirilemediği, Sokakta dağ kanunlarının geçerli olduğu Güneydoğuda gerçekte mağdur olanlar sadece kadınlar ve çocuklar oluyor.
18 Eylül 2012 - 09:35
Karadenizde ve Batıda ihtiyaç duyulmayan Kadın ve çocuk sığınma evleri Güneydoğu için vazgeçilmez ihtiyaç durumuna geldi.
ABD ve AB destekli, UNİCEF, UNESCO onaylı koruma ve kazandırma projeleri sıklıkla Güneydoğu için destek bulduğunu görüyoruz.
Bizler Güneydoğuyu Asker polis öğretmen cinayetleri, şantiye talanları, kaçırılan çocuklar söz konusu olunca duyuyoruz, Güneydoğuda yaşanan sahipsizlik dıramlarından haberimiz yok. Bazı bölgelerde genç kızlarımızın neden intihar ettiğini sorgulamaya cesaretimiz yok.
15-18 yaşlardaki genç kızlarımızın batıdaki emsallari gibi hayalleri var ama 70-80 yaşındaki zengin ağalara başlık parası karşılığı, feodal baskı ile peşkeş çekildiğinde gençlerimizin tek kurtuluş yolu ölüm oluyor.
30 yıldır Ölümün bu kadar yoğun yaşandığı Güneydoğuda halk devleti gerektiği gibi yanında göremediği için ya kendine sunulan hayatı kabul etmek zorunda kalıyor, Yada intihar yolunu seçiyor. Güneydoğuda intihar eden her gencimizi de terör mağduru olarak şehidler hanesine yazmak zorundayız ve Allah cc. bu ölümlerin hesabını bizlerden soracağını unutmayalım.
Güneydoğuda Devlet halktan kopuk, Halk devlete güvenmiyor. Günlük ihtiyaçlarının giderilmesi yaşamasının devamını sağlıyor, Ya yaşamak için gerekli sevgi saygı istikbal mutlu olmak.............

Güneydoğuya pansuman tedavi müdahalelerinden biri, terörün tam teslim alamadığı, Fakat sosyal hayatta etkin olduğu Urfada hayata geçiriliyor.
Şiddet ve istismara maruz kalmış kadınlarımız kızlarımız için sığınma köyü inşa ediliyor, burada misafir edilecek kadılarımıza çocuklarımıza kendi ayakları üzerinde durması için destek verilecek, Olumsuz etkilendikleri yakın çevrenin baskısından kurtulacaklar.
Ya mutluluk, Ya istikbal...?
Anne baba kardeş akraba komşu arkadaşın bir kalemde silindiği, yerine imitasyon açık ceza evi türünde bir sosyal merkez.
Eğitimi tamamladın, meslek sahibi oldun, Daireni satın aldın eeeeee!, Batıdaki büyük şehirlerimizde olduğu gibi ABD ve AB'de yaygın gördüğümüz bireysel bir hayat sevgi yok, merhamet yok, özveri yok, fedakarlık yok,mutluluk nasıl olsun.
Ormandaki ağaçlar dahi yanlız yaşayamıyor, Orman olduklarında hayatlarını devam ettirecek ekolojik iklime kavuşuyorlar.
Yanlız yaşayanlar eninde sonunda yok olmaya mahküm oluyor.
Hayata güç kuvvet veren Aile çatısıdır, Aile ile yokluklardan dahi mutluluk çıkarılabilir, Ailenin olmadığı yerde bütün imkanlar mutluluğu tesis edemez.
Dileğimiz devletimizden Edirne'den Kars'a bütün yurtta demokratik hukuk devletinin unsurlarını layıkı ile uygulayabilsin. Bunu başaramaz bazı bölgelerde devlet sokağa çıkamaz ise , Masum halkta çıkamaz ve devlet oradaki vatandaşları teröristlerin merhametine teslim etmiş demektir.
Bir hayal uğruna, Hayatlarını asla değiştirmeyecek dahada kötüleştirecek bölünme çözülme uğruna yüzbinlerce kişinin hayatına kıyanhuzurunu çalan, geleceğini yok eden merhametsiz kandırılmış terörist unsurlara teslim edilen bir halk için yapılacak böyle pansuman tedbirler lokal anlamda bile kalıcı iyileştirme imkanı sağlamayacaktır.
Dileğimiz ülkemizin her karesinde hukukun eşit olarak uygulandığı, Suçluların mutlaka cezasını çekmesi, İnfaz uygulamasının anti demokratik Af kanunları ile kesintiye uğramaması, cezaların caydırıcı olması, Bütün vatandaşlara insanca yaşam şartlarının sunulması, eğitimin devlet eli ile eşit imkanlarla verilmesi, Tüketici hale getirildiğimiz toplumsal yapımızın acilen üretici konuma geçiş yapılmasını bekliyoruz, Böyle bir siyasi iradenin şekillenmesi için halkımızın bilinçlendirilmesi, Bu bilinçle talep etmesinin sağlanması, demokratik hakların ulufe şeklinde değil kazanılarak sahip olunması için sivil toplum kuruluşlarımızı her bireyimizi göreve davet ediyoruz.
Sadece kendim yaşayayım, Mutlu olayım, imkanlarım nesillere yetsin anlayışından vaz geçerek Bir dilim ekmeğimizi, mutluluğumuzu acılarımızı paylaşabileceğimiz, İnsanca bir hayatı talep edecek bilgiye ulaşmayı devletimizden sivil toplum örgütlerimizden her vatandaşımızdan bekliyoruz.
ABDULLAH GÖZAYDIN fatihten@gmail.com
Bu makalemizi yazmamıza vesile olan söz konusu stk haberi
.jpg)
Urfa Harran ovasında Kadın Köyü kuruluyor!
Şiddet mağduru, İstismar edilen kadınlar için “Ekolojik Kadın Köyü” projesi.
Şanlıurfa'nın Harran İlçesi, bir ilke evsahipliği yapmaya hazırlanıyor. Şiddet mağduru ve yakınlarından destek görmeyen kadınlar için Harran'a; "Yasaklı Apartman/Ekolojik Kadın Köyü" kuruluyor.
Türkiye ve dünyada bir ilk olacak projenin ilham kaynağı, yazar Hüzün Yücel'in gerçek bir hikayeden yola çıkarak kaleme aldığı "Yasaklı Apartman" romanı. Harran Belediye Başkanı Mehmet Özyavuz, kendisine ait 15 dönümlük araziyi bu proje için tahsis etti. Mimar Yard. Doç. Dr. Gülay Yedekçi'nin çizdiği proje doğrultusunda araziye, Harran'ın ekolojik yapısına uygun olarak kerpiç evler yapılacak. Evlerin 1 yıl içinde bitirilmesi planlanıyor.

Meslek kursları
Evlerin dağılımı, yukarıdan bakıldığında bir ağaç şeklini oluşturacak. Müstakil olarak inşa edilecek evlerde 100 kadın çocuğuyla birlikte kalabilecek. Köye, evlerin dışında eğitim, rehabilitasyon ve spor merkezleri de yapılacak. Eğitim merkezlerinde kadınlara sertifika programlı el işi, biçki dikiş, takı tasarım gibi meslek kursları düzenlenecek. Kadınlar bir yandan meslek edinecek, bir yandan da toprağı ekip tarımcılık yapacak.
Harran şehir merkezine 2 kilometre uzaklıkta kurulacak köye sığınan kadınlar, çalışırken kazandıkları paraları hesaplarına yatırılacak. Köyden meslek sahibi olarak ayrılan kadına TOKİ'yle işbirliği yapılarak, biriken parasıyla ev alınacak.

'Acil müdahale merkezi'
Kadın Ekolojik Köyü'nde yapılacaklar bununla sınırlı değil. Köyde bir de "Acil Müdahale Merkezi" kurulacak. Tecavüz mağduru kadınlar, yasal haklarını kullandıklarında son derece zorlu bir süreçten geçiyor, başvurduğu kurumlara başından geçenleri tekrar tekrar anlatmak durumunda kalıyorlar. Köyde oluşturulacak birimle, mağdur kadınlar, bu süreçlerden geçmeden, direkt olarak kolluk, savcı, sağlık ekipleri ve psikolog gözetiminde yaşadığı travmayı bir kerede anlatacak. Hukuki süreç yetkililer tarafından takip edilerek kadın mağdur edilmeyecek. Köyde bir de "Kadın Utanç Müzesi" kurulacak. Ekolojik Kadın Köyü, bugün İstanbul'da yapılacak toplantıyla tanıtılacak.

30.06.2014







YORUMLAR