Bu yazıyı hangi ruhla yazdım;
Türk köylüsünün, bir saat kadar kısa bir zaman içinde yüzlerce genç zeytin ağaçlarının buldozerlerle yerlerinden sökülerek parçalandığını görünce, önce buldozerlerin Yunan, İsrail, İngiliz işgâl ordularının ağır tankları sandım lâkin devletimizin olduğunu anlayınca bir anda;
''Ya Rabbi!
Bu masum ve çaresiz Türk köylülerine sen acı. Bu zeytin ağaçları, o bölgenin köylülerini aşsız ve işsiz bırakıp bölgeden göçe zorlamak için kasten ve de büyük bir intikam duygusuyla kesiliyor. Türk milletini en kısa zamanda bu zihniyetin şerrinden kurtar" diye niyazda bulundum.
İçinde bulunduğumuz durum; bakanlar için komedi, düşünen, hisseden, milli ruh, akıl, iman ve vicdan sahipleri için faciadır.
Bir grup insan, kansız, ruhsuz ve ahlâksız bir şekilde olayları 23 yıldan beriye komedi gibi seyrederken, düşünüp hisseden fazilet ve ahlâk sahibi biz ülkücüler ise geleceğimiz adına büyük endişelerle yanıp kavrulmaktayız.
Koca bir millet, Türk düşmanı bir avuç azınlığın pençesinde inim inim inlerken, bizler ise büyük bir çaresizlik içinde sadece iç çekip sızlanmaktayız.
BU BÖYLE DEVAM EDEMEZ.
İlk iş olarak, Yavuz Ağıralioğlu'ndan kesinlikle uzak durmak kaydıyla, Ümit Özdağ, Musavat Dervişoğlu, Yusuf Halaçoğlu gibi kendi fikriyatımıza yakın parti Genel Başkanlarının yakalarına yapışarak onları bir siyâsi çatı altında toplanmaya çağırmalıyız. Bu çağrımız, emir şeklinde, yeri geldiğinde en sert bir biçimde olmalıdır.
Bu üç lidere karşı, nezaket budalalağının zamanı değil.
Giden 86 Milyonluk Türk milletinin vatanı, devleti ve çiğnenmek istenen namusudur.
Bir araya gelmekten imtina edeni öyle bir tersleyip tepelemeliyiz ki, feleğini şaşırmalı, anasından emdiği süt fitil fitil burunlarından getirilmeli ve bir daha toplum içine çıkamamalı.
Vakit geçmekte.
Ümitler tükenmekte.
Davranma zamanı bugün değilse ne zaman?
AKP'yi en kısa zamanda iktidardan alaşağı etmek artık dini bir vecibe, gelecek nesillerimize karşı namus borcu haline gelmiştir.
19 Nisan 2025
ORHAN KILIÇOĞLU
*******************
TC Orhan Kiliçoğlu
Nurten Asci Milleti vatandan, vatanı milletten ayrı düşünmek bilgi ve kültür noksanlığıdır. Biri olmazsa diğeri de olmaz.
Milliyetçilik;
Türk milletini, inancı, kültürü, tarihi ve tüm mukaddes değerleriyle ebediyen hür ve bağımsız şekilde yaşatma arzusunun billurlaşmış ifâdesidir.
ABD'li bir yetkili demişti ki;
''Türkiye'de Türk milliyetçiliği kendi mekânında mutlaka yok edilmelidir. Şayet bir an evvel yok edilemezse, Türkiye ve Ortadoğu üzerinde ki ABD politikaları zora girer.....''
Milliyetçilik;
Bir milletin var olma irâdesi ve kendisini koruyup yaşatma düşüncesidir.
Milliyetçilik;
Haysiyet- Şeref- Namus ve iman meselesidir ki sağlam bir tarih şuuru, Türkçe söylenilen bir ninni ve helâl süt ister.
Milliyetçilik;
İstiklâl ve istikbâl mücâdelesidir ki bu uğurda verilen mücâdele milliyetçinin temel felsefesidir.
Milliyetçilik;
Türk milletini, dini, kültürü ve tüm mukaddes değerleriyle ebediyen hür ve bağımsız şekilde yaşatma arzusu ve aşkıdır.
TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ, TÜRK MİLLETİNİN VARLIĞINDA YOK OLABİLMENİN ADIDIR.
EN BÜYÜK TÜRK MİLLİYETÇİSİ, ZİYA GÖKALP ÖLDÜĞÜNDE ‘’EYVAH FİKİRLERİMİN BABASI ÖLDÜ, BEYİN RADYOM SUSTU’’ DİYEN BÜYÜK TÜRK ATATÜRK’TÜR.
Bir insanın gerçek manada milliyetçi olarak kabul görebilmesi ancak; mensubu olduğu milletine lâyıkıyla bağlanıp onu aşk derecesinde severek onun varlığında yok olup, bir ibâdet şuuruyla kendisini milletine adayabilmesiyle mümkündür.
Milletinin varlığında yok olup kendisini milletine adayamayanların milliyetçilikleri yüzeysel olup, kuru sloganlara hapsedilmiş cılız bir avuntudan ibârettir ki bu tipler sıradan yarartıklardır.
Mecnun’un Leylâ’da yok olup bir ömür boyu ıssız çöllerde Leylâ, Leylâ diye inleyerek bir deri bir kemik kalması ve dahası, Ferhat'ın gönlünü kaptırdığı Şirin'e kavuşabilmek için dağları delik delik delmesi Türk milliyetçiliği ifâdesine en güzel örnektir.
MİLLETİN VARLIĞINDA NASIL YOK OLUNUR;
Bu yok oluşun sırrı, Türk milletine karşı gönüllerde tutuşan sevdanın muhabbet ateşiyle eriyişin sonucunda, benlikten, nefisten, makam hırsından, dünya ve içindeki aldatıcı zevklerden sıyrılarak Türk milletinin hizmetine amade oluştur.
MEVLÂNA’NIN DEYİŞİYLE;
Hamdım,
Yandım,
Piştim.
KOCA YUNUS’A GÖRE DE;
Ben yürürüm yana yana,
Aşk boyadı beni kana,
Ne âkilem ne divane,
Gel gör beni aşk neyledi.
KİMLERİN NE KADAR İNSAN, NE MİKTAR MİLLİYETÇİ OLDUKLARINI ANLAMAK İÇİN;
İşte sizlere ölçü,
İşte terâzİ
İşte mihenk!
Bu üçüyle, siyâsi partilerde, meydanlarda ve televizyon ekranlarında milliyetçilik nutukları atanları ölçün ama terazi’de hile yapmayın. Sadece Allah için, milletimizin menfaatlerini göz önünde bulundurmak şartıyla ölçün!
Milliyetçilik;
Türk milletini Leylâ'sı görüp onun uğrunda Mecnun olabilmek, Mevlâna gibi yanarak pişmek, Yunus gibi aşkın kanına boyanabilmektir.
Türk milliyetçiliğinde, Türk milletinde yok olunmadan var olabilmek diye bir iddia olamaz!
Bu davada var olmak isteyenler, milletinde yok olmaya mahkumdurlar!
22 Ağustos 2022
ORHAN KILIÇOĞLU


YORUMLAR