Yılmaz Güney'siz 28.yıl

9 Eylül 1994 yılında hayatını kaybeden Yılmaz Güney, sinemamızda başyapıt kabul edilen birçok filme oyuncu ve yönetmen olarak damgasını vurdu

Yılmaz Güney'siz 28.yıl
18 Eylül 2012 - 10:17

 9 Eylül 1984 yılında hayatını kaybeden  , sinemamızda başyapıt kabul edilen birçok filme oyuncu ve yönetmen olarak damgasını vurdu.



Güney, 1982'de Cannes Film Festivali'nde yönettiği 'Yol' filmiyle Altın Palmiye ödülünü kazanmıştı. Yılmaz Güney , Türkiye 'de hapishaneden kaçtıktan sonra Fransa 'ya yerleşmiş, "ülkeye dön" çağrılarına uymadığı için de 1983'te vatandaşlıktan çıkarılmıştı. Güney yıllar sonra bu kararnameye eklenen bir madde ile 1993 yılında tekrar vatandaşlığa alınmıştı.



1984'te mide kanserinden hayatını kaybeden Yılmaz Güney , son yıllarını Paris'te geçiren Güney'in mezarı halen 'Père Lachaise Mezarlığı'nda bulunuyor. 



YILMAZ GÜZEY'İN UNUTULMAZ SÖZLERİ:



On yıl sustum artık bagırmak istiyorum! Arkadaşlar! Dışarı da bir şeyler oluyor farkında mısınız? Uykuda olanları sarsın, uyandırın. herkese söyleyin, yakında ışıklar kesilebilir. Karanlıkta ne yapacaksınız?



Eğer bir toplumda, devrim ve toplumsal değişim için koşullar olgunlaşmışsa, ama bu toplumsal değişimi gerçekleştirecek bir güç yoksa, o toplum için için çürümeye başlar. 



Baylar, korkunuzu, telaşınızı anlıyoruz. Bugün otlandığınız toprakları, fabrikaları madenleri korumak için her türlü vahşete hazırsınız. Ama bilmelisiniz ki, korkunun ecele faydası yoktur ve hiçbir vahşet bizi haklı davamızdan caydıramayacaktır. 



Sizi, kendi yarattığınız sosyal-siyasal çelişmeler içinde, döktüğünüz ve dökeceğiniz kanlar içinde boğacağız. Bizim ülkemize dönme hem de zaferle dönme umudumuz ve güvenimiz vardır. Ama sizler bir gün kaçacak ve bir daha dönemeyeceksiniz. Beyaz Ruslar'a bakın , Kral Faruk'a, Şah'a, Somoza'ya bakın ve halkın geleceğini görün. 



Bir Köpeğin Dostluğu , Bir Dostun Köpekliğinden İyidir. 



Ülkemden ayrılışım, özgür olmak, yaşamak istediğimden ötürü değil,özgürlük ve demokrasi kavgasına daha etkin ve aktif bir biçimde katilabilmek içindir.



Sorunun esası şudur: Ya devrim yolunu seçeceğiz… ya da, bu düzenin baskılarına, haksızlıklarına boğun eğerek, şu ya da bu biçimde teslim olarak yaşamayı seçeceğiz. Bu çeşit bir seçiş, yok olmanın bir biçimidir. 



Bizim parasızlıktan kesemediğimiz sakalımız serseriye moda olmuş. 



Bir köle olarak yaşamaktansa özgürlük savaşçısı olarak ölmek daha iyidir. 



Asıl hapishane insanın kafasında yarattığı hapishanedir.Hayatı sınırlayan hapishane odur ki,ilk fırsatta yıkılmalıdır. Dünyayı daha iyi kavrayabilmek için.



Dağlarımız,ovalarımız ve ırmaklarımız bizi bekliyor Biz bütün ömrümüzü gurbette geçirip Gurbet türküleri söylemek istemiyoruz, Biz yiğitlikleri ile destanlar yazmış bir halkız, Ve önümüzde duran bütün güçlükleri yenecek Aceme, kararlılığa ve koşullara sahibiz… Dost ve düşman herkes bilsin ki; Kazanacağız, Mutlaka KAZANACAĞIZ!





1984'te mide kanserinden hayatını kaybeden Yılmaz Güney , son yıllarını Paris'te geçiren Güney’in mezarı halen ‘Père Lachaise Mezarlığı’nda bulunuyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum