Bugun...


Belediye ilçemizde halk sağlığını tehdit ediyor.
Halkın yaşam alanları, Çocukların yoğun zaman geçirdiği sokak ve kaldırımlarımızda uygulanmaya başlanan Asfalat çalışmaları kabul edilemez, Beton ve Tuğla olması gereken kaldırım ve sokaklarımız kanserojen Asfalta dönüştürülüyor. ​İlçemizin üç imparatorluğa başkentlik yapmış olması, Dünyanın nadir şehir merkezlerinden biridir ve her yıl milyonlarca turist ilmize misafir olmaktadır. tarihi sur içinde modern yapılanmalar Fatihin bu kimliğine zarar vermektedir

Belediye ilçemizde halk sağlığını tehdit ediyor.
+ -

Halkın yaşam alanları, Çocukların yoğun zaman  geçirdiği sokak ve kaldırımlarımızda uygulanmaya başlanan Asfalat çalışmaları kabul edilemez,
Beton ve Tuğla olması gereken kaldırım ve sokaklarımız kanserojen Asfalta dönüştürülüyor. İlçemizin üç imparatorluğa başkentlik yapmış olması, Dünyanın nadir şehir merkezlerinden biridir ve her yıl milyonlarca turist ilmize misafir olmaktadır. tarihi sur içinde modern yapılanmalar Fatihin bu kimliğine zarar vermektedir

ABD’de çevre ve iş sağlığı konulu araştırmaları yapan Türk professor Berrin Serdar, çatı ve yol asfaltında çalışan işçiler üzerinde yaptığı araştırmalarda ciddi boyutta DNA hasarı tesbit etti. DNA’da hasar olması kanser gelişiminde önemli bir etken olarak gösteriliyor. Kaynak 

Fatih belediyesi 20 yıldır ilçemizdeki konut alanları, sokak ve kaldırımlardaki asfaltı sökerek parke taşı uygulaması yapmaktaydı.
Asfaltın kanserojen bir malzeme olduğu artık biliniyor, Bilhassa çocuk sağlığını koruma amaçlı birçok yaptırım vardır. Çocukların yoğun yaşadığı sokak araları, Kaldırımlar, Parklar ve oyun bahçelerinde Asfalt kullanımı AB kurallarıyla yasaklanmış olmasına rağmen Fatih belediyemiz son yıllarda sokaklardaki kilit taşları ve parke uygulamalarını sökerek asfalt ile kapladığına şahit oluyoruz.

Bu konuda Fatih halkının hukuki tepkisini ortaya koymalı, Bu kolaycılık, Ucuzculuk anlayışının Milletimize çok daha pahalıya mal olduğunu belediyemize hatırlatılması gerekiyor.
Uzmanlar çocuk parklarındaki asfalt türevi yer döşemelerinin sökülmesini, Park mobilyalarının ve oyun aletlerinin kanserojen olmayan sağlıklı malzemelerden yapılması konusunda uyarılar yaparken belediyemizin bu uyarıları dikkate almaması kabul edilemez.

UZMAN VE HUKUKİ BEYANLAR

Restorasyon alanındaki çalışmalarıyla tanınan yüksek mimar Cafer Bozkurt, Tarihi Yarımada’da yapılacak kaldırım ve döşeme kaplamalarının eski eser yapıların restorasyonu kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor: “İçinde sayısız eser bulunan Tarihi Yarımada İstanbul’un en eski yerleşim merkezidir. Fatih ilçemizin tamamı SİT alanıdır, tarihi yapıların bütünlüğü dikkate alınarak, İlçenin her tarafında bu tarihi kimlik dikkate alanırak uygulamalar yapılmalıdır.  Süleymaniye Külliyesi çevresi gibi gerçekleştirilecek düzenlemelerin, öncelikle kentsel tasarım ölçeğinde ülkenin önde gelen mimar, peyzaj mimarı ve restorasyon uzmanları tarafından hazırlanacak detaylı ve doğru projeler çerçevesinde yapılması gereklidir. Bu konuda tarihi çevreye ile entegre olacak çağdaş yorumlar yapılabilir. Ancak her projenin malzeme, renk ve doku açısından yer aldığı mekân ve tarihi çevre ile uyum içinde tasarlanması gereklidir. Yurtdışından gösterilen vasat örnekler bu konuda yol gösterici olmamalıdır. Özellikle Avrupa’daki tarihi kent merkezlerinde hem güncel ihtiyaçları karşılayan hem de şehrin kültürel kimliğini koruyan çok başarılı modern planlama ve uygulamalar bulunmaktadır.”

‘KORUMA İLKELERİNE TAMAMEN TERS’

Mimari Restorasyon Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı mimar Serhat Şahin’e göre ise Fatih Belediyesi’nin Süleymaniye Külliyesi çevresinde yaptığı asfalt çalışması koruma ilkelerine tamamen ters. Şahin, Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmelere dikkat çekiyor ve şöyle diyor: “Venedik Tüzüğü madde 1 şöyle der: Tarihi anıt kavramı sadece bir mimari eseri içine almaz, bunun yanında belli bir uygarlığın, önemli bir gelişmenin, tarihi bir olayın tanıklığını yapan kentsel ya da kırsal bir yerleşmeyi de kapsar. Bu kavram yalnız büyük sanat eserlerini değil, ayrıca zamanla kültürel anlam kazanmış daha basit eserleri de kapsar. Bu maddeye göre tarihi anıtsal yapı, çevresi ile bir bütündür anlamına gelir. Zaman içinde bütünleşmiş bu çevrenin en ufak yapı parçası bile korunarak ileriki nesillere aktarılmalıdır. Ayrıca anıtın, yakın çevresindeki binalar ve yol kaplamaları gibi önemli bağlılıkların değişmemesi gerekir.”

VENEDİK TÜZÜĞÜ: HİÇBİR EKLENTİ YA DA DEĞİŞİKLİK YAPILAMAZ

Aynı tüzüğün hiçbir eklentiye ya da değişikliğe izin vermediğini belirten Şahin, şöyle konuşuyor: “Madde 6. anıtın korunması, ölçeği dışına taşmamak koşuluyla çevresinin de bakımını içine almalıdır. Kütle ve renk ilişkilerini değiştirecek hiçbir yeni eklentiye, yok etmeye ya da değiştirmeye izin verilmemelidir. Bu maddede belirtilen kütle, geleneksel malzeme, renk ilişkisi öyle anlaşılıyor ki ilgili yerel yönetimimizce başka şekilde anlaşılmış ve yanlış bir uygulama içine girilmiş. İlgili yerel yönetimin yetkili kişileri yapının eski fotoğraflarına göre müdahale kararları alsalardı Tarihi Yarımada’nın kalbinde ve Tarihi Yarımada Alan Yönetim Başkanlığı’nın merkez binasının önünde bu uygulamaları yapmazlardı.”

ASFALT VE TÜREVLERİNİN ZARARLARI

Asfalttan kaynaklanan genel tehlike: Asfaltın içerisinde yüzden fazla toksik ve kanserojen madde bulunmaktadır. Asfaltın suya karışması, balıklar, yaban hayatı ve su yaşamı gibi ekosistem için ciddi risk ve tehlikeler oluşturur. Su borularında kullanımının önlenmesinin, nehirler ve dereler dışında tutulmasının önemi büyüktür. Polinükleer aromatik hidrokarbonlar (PAH), su boru hatları vasıtasıyla insanlara aktarılmaktadır. Asfalt, kanserojen birçok madde içerdiği için, potansiyel kanserojen madde olarak tanımlanmaktadır. Asfalt ürünlerinin laboratuar hayvanlarında kansere neden olduğu bu nedenle insanlar için de tehlikeli ve toksik olacağı ifade edilmektedir. PAH karışımları, muhtemelen kanserojen ve fototoksiktir. Üreme, endokrin ve genotoksite, mutejenik etkiler ve DNA hasarı konusunda bazı kanıtlar elde edilmiştir. İnsanlarda, üreme konusunda geri dönüşü olmayan zararlara yol açabilmektedir.

Asfaltın içeriğinde; uçucu organik bileşikler, parafinik, heterosiklik bileşikler, karbon, karbon monoksit (CO), sülfür, azot oksit, oksijen, çeşitli yağlar, başka petrol ürünleri ve polinükleer aromatik karbonlar (PAH), hekzan, fenol, formaldehit, arsenik, kadmiyum gibi binlerce farklı kimyasal ve ağır metaller bulunur. Bu maddelerin birçoğu aynı zamanda otomobil, kamyon gibi araçlarla, şömine ve odun sobaları gibi çeşitli yanma biçimleri tarafından da yayılmaktadır. Bu kimyasalların hemen hepsi, çeşitli seviyelerde çevremizdeki havada bulunsa da, en yüksek seviyelerine asfalt fabrikalarının yakınlarında rastlanır.

ASFALTIN ZARARLARI KONULU ARAŞTIRMANIN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
 

 




Kaynak: Fatihhaber

Editör: Abdullah Gözaydın



YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
SON HABER YORUMLARI
YUKARI