Bu Gün 17 Aralık 1999 saat 03:03

1999 Marmara depremi için neler konulmadı neler! Depremin gerçek nedeni resmiyette hiç konu edilmedi, Deprem denildi geçildi, Halbuki Dünyada ve Ülkemizde yüzlerce sorular soruldu, Hükumet işine gelmeyen hiç bir şeye cevap vermedi.. Dünyadan Depremzedelere yardım yağdırıldı, gerçek anlamda halka yansıtılmadı. Depremin zayiatına sebep olanlar hakkında açılan davalar sonuçları ile fiyasko oldu. Hesap sorulamadı..

Bu Gün 17 Aralık 1999 saat 03:03
17 Ağustos 2017 - 09:47 - Güncelleme: 17 Ağustos 2017 - 11:42
17 Ağustos 1999- 03.03

Vatan cad. Vatan int. kafede Edirneli bir sapıkla mücadele ediyorum.. Mırç'ta yüzlerce küfürü yapıştırıyor. Atamıyoruz da. 

Bu telaş içinde yeraltından bomba patlıyor gibi titreşimler gelmeye başladı, Cam masa üstündeki koca monitör zıplıyordu.

5-6 kişiyiz kimse deprem zannetmedik, Bir patlama gibiydi. 10-15 saniye sonra ayakta duramayacak şekilde sallanmaya başladık ve aha deprem dedik. Dışarıdan binaların yıkılması gibi sesler geliyordu.

Tek katlı Bahçe içinde sağlam bir binadaydık, 

Arkadaşlar dışarı kaçışmaya başladı. ben kaçmadım biter dedim ama baktım bitmiyor bende dışarı çıktım.

Parkın içinde yürüyemiyordum.

Üç dakika sürmüş bittiğinde arka mahalleye gittim bina yıkılmışmı, yardıma ihtiyaç olabilir diye.

Hiçbir bina yıkılmamıştı, O yıkım sesleri çatılardaki kiremitlerin aşağıya akmasından dolayı imiş, sokak parçalanmış kiremit  dolu idi.

Aynı gün Yedikule barınak çay bahçesi personeli  ile konuşuyoruz Bu olayı , Deprem anında Yalova tarafında deniz kıpkırmızı oldu, Sonra benzin alev alması gibi gökyüzüne doğru büyük bir alev dalgası yayıldı ve sarsıntılar başladı --Biz denizde büyük bir patlama yada volkan patlaması oldu zannettik dediler.

Dip Notlar: Çınarcıklı balıkçılar deprem önceki günlerde suların anormal ısındığını, Deprem sonrası ağlarında metal çapak parçalarının olduğunu söylemişlerdi. 

Deprem ertesi günü sabahleyin gölcükteydik, Halka Ekmek dağıtıyorduk. 

İstanbulda deniz suları bir karış yükselmemişken Gölcük vapur iskelesi sular altındaydı, yani gölcükte deniz 3-4 metre yükselmişti, "Bu ilmen mümkün olmayacağı için" demekki Gölcük zemini 3-4 metre çökmüştü. İskele meydanındaki binaların birinci katları suların içinde kalmıştı.

Günler Sonra su çekildi İskele meydana çıktı, Binalar sudan kurtuldu.

Dün sordum cevap almadım, gene soruyorum; 

--Depremden önce gerçekleşen o yeraltı patlamaları neydi bir açıklama gelmedi,

--Marmara denizindeki denizin içinden gökyüzüne yükselen o ateş topundan herkes bahsettiği halde resmi ağızdan hiç bir zaman bir açıklama gelmedi.

--Depem öncesi suların ısınması, balıkçı ağlarındaki metal çapaklar ve yanmalar konusunda açıklama yapılmadı.

Bu konuda yoğunlukla HARP sistemi ile ABD'nin sun'i gerçekleştirdiği kontrollü bir deprem olduğu yazıldı çizildi. 

Bu şekilde ABD'de olacak olan bir deprem Marmaraya kaydırıldı dendi, 

Bu ara Rus araştırma gemileri Marmaraya sokulmadı, Neden?

Her ne ise olan Türk halkına oldu, Halkımızdan ve Dünyadan toplanan yardımlarla Ecevit-Bahçeli hükümeti açıklarını kapattı, Depremzade halkımızın yılları çadırlarda geçti.

Sakaryada dozerlerle ceset gömüldüğü kameralara yansıdı, Binlerce kişi kayboldu, İlk günler 22.000'e kadar çıkan ölü sayısı sonra geri çekildi, ve 18.000'den yukarı çıkarılmadı..

Artık zaman aşımına uğramış durumda, bu konuda gerçekleri bilenler lütfen elindeki bilgileri belgeleri paylaşsın artık, başımıza ne geliyorsa Kol kırılır yen içinde anlayışından geliyor, Suçlular cesaret alıyor, Adalet tecelli etmiyor..

--

1999 yılında Türkiye’de meydana gelen ve 7,2 şiddetinde olan depreme birçok isim verilmektedir. Bunlar;

Marmara depremi

Gölcük depremi

17 Ağustos depremi

İzmit depremi

Bu isimlerin hepsi bir tane depremi ifade ediyor. O da 17 Ağustos 1999 yılında gerçekleşen depremi.

 17 Ağustos 199 yılında meydana geldi ve saat gece 3 gibiydi. Depremin derinliği 17 km civarında olarak açıklandı. Şiddeti bakımından da Türkiye’nin belkide %50’si hissetti. Merkezi Kocaeli’nin Gölcük ilçesi idi ve toplamda 17 binden fazla insan yaşamını yitirdi. Çünkü hem depremin şiddeti çok yüksekti hemde deprem tam 45 saniye sürdü. Buna birde dayanıksız binaları ekleyince sonuç bu oldu.

Yaşanan bu depremde resmi raporlara göre hayatını kaybedenlerin şehirlere göre dağılımı şu şekildedir:

Kocaeli de 9.477 kişi hayatını kaybetti.

Sakarya da 3.891 kişi hayatını kaybetti.

Yalova da 2.504 kişi hayatını kaybetti.

İstanbul da 981 kişi hayatını kaybetti.

Bolu da 270 kişi hayatını kaybetti.

Bursa da 268 kişi hayatını kaybetti.

Eskişehir de 86 kişi hayatını kaybetti.

Zonguldak da 3 kişi hayatını kaybetti.

Kocaeli’nin tarihine baktığımız zaman yaklaşık 30 yılda bir büyük bir deprem yaşanmış. 

Bu depremde toplamda 52 ülke Türkiye’ye yardım göndermiştir. 

Bunlardan bazıları şöyle;

Azerbaycan, Pakistan, Finlandiya,  Japonya, Bangladeş, KKTC, Kıbrıs Rum Kesimi, Fas, Cezayir, Almanya, İtalya, , Ürdün, Fransa, Rusya, İngiltere, Mısır, Yunanistan, Gürcistan, İsveç, Macaristan, Malezya, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Amerika Birleşik Devletleri, Belçika, İsrail.

Depremle ilgili diğer bilgiler ise şu şekilde; depremde 130 binden fazla bina çöktü ve yaklaşık 600 bin insan evsiz kaldı. 275 binden fazla bina ve 40 binden fazla işyeri hasar gördü. Resmi kayıtlara göre 17.480 insan hayatını kaybetti, 23.781 yaralı vardı.

Bu sonuçlardan sonra birçok müteahhitlere mahkemelerde davalar açıldı ama bir çoğu zaman aşımına uğradı. 2 binden fazla dava açıldı fakat yaklaşık 300 davanın dışında geriye kalan bütün davalar cezasız kaldı. Yaklaşık bu 300 civarındaki davalar da  ise büyük bir çoğunluğu ya zaman aşımına uğradı yada verilen cezalar ertelendi.

BU HABERİMİZE KATKI SAĞLAMAK İSTEYENLER YAZILARINI fatihten@gmail.com email adresine gönderebilirler.

---------

Halim Küçükali

Bugün Marmara DEPREMİNİN Yıl dönümü.....!!!!

Başbakan diyor ki;

''2030 yılına KADAR 7 milyon Riskli konutu kentsel dönüşümle yenileyeceğiz.''

Vurdumduymazlığa bakın....!

İyi güzelde 1999 depreminden sonra da bu rakam ZATEN 7 milyondu.

15 yıllık iktidarınızda ne yaptınız...?

Uyudunuz mu...?

99 depreminden öncede aynı vurdumduymazlık vardı.

Yöneticiler,belediye başkanları;

Ne KANUN dinlerlerdi ne MÜHENDİS ,,ne profesör, İşleri güçleri yandaşlarına RANT sağlamaktı aynı BUGÜNKÜ gibi.

Sonra ne oldu...?

O çürük binalar milletin kafasına ÇÖKTÜ ve 17 bin 480 insanımız hayatını kaybetti,20 milyar dolar civarında da maddi ZARARIMIZ meydana geldi.

O'da bitmedi halen orada ölen DUL ve YETİMLERE ve ENGELLİ kalanlara maaş ödüyoruz.

Neden....?

Vurdum duymaz ,RANT için gözü dönmüş YÖNETİCİLER yüzünden.

17 Ağustos depreminde BASİRETSİZ YÖNETİCİLER yüzünden ölen insanlarımıza allahtan rahmet,yakınlarına takrar sabır diliyorum.

Milletimizdende Bir daha BU ACILARI YAŞATMAMAK için bu konuya çok DUYARLI olmalarını,

HER platform da TEPKİ göstermelerini,yöneticileri UYARMALARINI rica ediyorum.




Bu haber 3108 defa okunmuştur.