Bugun...


Helvacı Dede İstismarı devam ediyor
Bir kabir ve Yok edilen, Ranta tevil edilen manevi hayatımız. Söz konusu kabir Şehzadebaşı camii avlusundaki ulu çınarın dibinde bulunan (1980 Öncesi) kabirde yatan adı, sanı, envanteri kaybolmuş Helvacı dede.

facebook-paylas
Tarih: 13-10-2020 05:00
Helvacı Dede İstismarı devam ediyor
+ -

Bizim gibi eski Vefalı, Süleymaniye Küçükpazarlı, Hatta İstanbulluların eksikliğini hissetmiş yaşayan binlerce kişinin şahitliği yok sayılarak Diyanet + Vakıflar personeli tarafından inkar edilen kabir hakkında günümüzde tamamı hayal mahsulü inkar senaryoları yazıldığını gördüğümüz için bu haberi tekrar yapmak zorunda kaldık.

Bu çınar ağacının altındaki kabirde yattığına şahit olduğumuz Helvacı dedenin kısaca hikayesi.
Müslüman Türk halkı bir işinin olması niyetiyle Allah rızası için adak adar, Bu adaklar (Vaatler) her şekilde olurdu, Yaygın olarak Yol-Köprü, Hizmet binaları, Cami gibi olabilirken Daha fakir adakçılar Türbeler, medreseler, Bilenen fakirlere hediye, yardım etmek gibi olurdu.

Çeşitli türbeler etrafında toplanan vatandaşlar "İşlerinin olması niyeti ile, Allah rızası için yardım dağıtırdı" Bu yardım Yemek, Tatlı, Türbedarlara para bağışı vs. gibi olur, Güzel bir sosyal dayanışma örneği ortaya çıkardı.
Tekke Zaviye kanunu çıktığından beri yasaklananbu uygulamalar halkın manevi duygularının gereği yasaklara aldırmayarak devam etti, Etmeye devam ediyor.
Söz konusu resmi yasaklar bu tür uygulamaları halen elden geldiğince inkar ederken (Bu arada bazı fırsatçılar bu eski adeti kullanarak rant amacıyla "Yardım makbuzu" karşılığında" Çok yaygın olarak Kuran kursuna destek olalım, Aş haneye destek olalım şeklinde taleplerde bulunuyorlar.

Konumuz Helvacı Dede, Her Cuma öğle vakti Ulu çınarın altına gelen yüzlerce kişi (Genelde kadınlar ve çocuklar) Adağı kabul olduğu için helva lokum dağıtırlardı, Çok fakirler dahi kesme şeker dağıtırdı.
1980 Öncesi mahrumiyet yıllarıydı, Bu hediyeleşmeden faydalanmak isteyenler dağıtılan şekerleri-Helvaları toplar evine götürürdü.

80 İhtilalcileri halkın burada yoğun bir şekilde toplanmasını tehdit olarak görmüş yasaklamıştı, Fakat halk bu yasaklara itibar etmiyor Her cuma türbe başına dikilen asker-polislerin engeli ile tatsız olaylar yaşanıyordu.
Söz konusu yardımlaşmanın hukukumuza göre cezası yoktu, yasağı delenlere ceza verilemiyordu. Darbecilerin temsilcileri sonuçta bir gece bit metre yükseklikteki kabir duvarlarını sökerek götürdüler ( Görgü şahitlerinin beyanına göre alanda derinlemesine kazı yapılmamış) Sanıyoruz kabirdeki kemikler hala yerinde duruyor olmalı.

Darbeciler yönetimden gitti, yerine maneviyatçılar! geldi Maalesef yok edilen helvacı dede kabri geri getirilmedi. Yoğun talebi dağıtmak için 90'larda söz konusu çinarın altına sahte tabelalar kondu, Kimisi helvacı dedenin türbesi Şehzadebaşı camii kıble cihetindeki büyük kabristanda, şeklinde olurken, Bazıları Bozdoğan kemeri yanında "Eş Şeyh Helvai Yakup Baba" Türbesini adres göstererek" Helvacı dede burada yatmaktadır şeklide yönlendirmeler yaptılar, Yapıyorlar.

Söz konusu Helvai Yakup Baba türbesi o zamanda vardı ve kimsenin orada toplanıp adak dağıttığını görmedim. (1961 yılında Mimarsinan İlkokulumuz yıkılıp yenilenirken Biz beyazıt ve Vezneciler ilkokuluna devam ettik) Her gün bu türbenin önünden geçerdik.

2005-2010 Civarıydı, Bir gün cami avlusundan geçerken söz konusu ulu çınarın etrafına sonradan yapılan duvarın üstünde Piriç levha, Levhada; Sahabei Kiram'dan  Hz. Telb'i kabri şeklinde bir yazı yazıyor.
Etrafından birkaç kadın dua ediyor, Kendilerine buranın Helvacı dede türbesi olduğu Bu tebelanın sahte olduğunu şeklinde uyardığımda 3-4 kadın şiddetle sözlü saldırarak burada sahabe yatıyor dayattılar (Sanıyorum bunlar özel olarak burada algı oluşturmak için görevlendirilmişti)

Cami görevlilerine durumu sorduğumda "İlgimiz-Bilgimiz yok" diyerek konuşmak istemediler, 


Benim gibi, bildiğim yüzlerce kişinin şahit olduğu yaşadığı bir gerçeği , Bazı kişilerin bu saçma Durumu dayatmasını  "20 yıl Küçükpazar Hızır bey camii imamlığı yapan, O sıra Fatih ilçe müftülüğüne Müftü olarak atanan İsmail İpek Hocaya söyledim,  İsmail hoca; Böyle birşeyi ilk defa duyduğunu, gereken müdahaleyi yapacağını  beyan etti. Fakat o tabela orada 11 ay daha kaldı, Benim yaptığım haberler, Sayın Müftümüzün konuyla ilgilenmesi sonucu bu sahte Sahabe tabelası kaldırıldı.

Bu arada internet sosyal medyada ve bloglarda bazı kişiler benim haberimi çarpıtarak (Burada Türbe olmadığını, halkın Ulu çınarı kutsadığını, Helvacı dedenin Yakup efendi türbesi olduğunu paylaştıklarını görüyoruz, Bunlar ahlaksız iddialar, Ben 70 yaşındayım ama benden büyük çevremizde yüzlerce insan yaşamaya devam ediyor, hepimizin şahit olduğu bir gerçeği rantçıların nemalanmak amacı ile istismar etmeleri çok üzücü.

Dilerim Manevi hayatımızın eski dinamiklerinden olan söz konusu helvacı dede kabri ihya edilir, Halkımızın bu eski adeti devam ettirmesi sağlanır. 
Günümüzde türbelerden, kuran kursları üzerinden halkı istismar edenlere fırsat verilmez

KONU İLE İLGİLİ ESKİ HABERLERİMİZ
Haber-1      Haber-2     Haber-3  Haber-4



HABER VİDEOSU





Kaynak: FATİH HABER

Editör: ABDULLAH GÖZAYDIN



YORUMLAR

BİR BLOG YAZISI
13-10-2020 07:37:00

Helvacı Baba Hazretleri Halk arasında Helvâyi Yakub Dede, “Helvâyi Baba”, “Helvalı Baba”, “Helvacı Baba” gibi isimlerle bilinmektedir. Ziyaretçisi hiç eksik olmaz. Yoldan geçen hemen herkes bir Fatiha hediye eder. Şeyh Helvâyi Yakub Dede 1510 senesinde Silifke’de dünyaya geldi. Mahmûd Cemâleddîn-i Hulvî Efendi’nin “Lemezât-ı Hulviyye Ez Leme’at-ı Ulviye (Yüce Velilerin Tatlı Halleri)” adlı eserinde Helvâyi Yakub Dede hakkında şunlar yazılıdır: “O, kâmil mürşidlerin seçkini, ulaştırıcı Pîrlerin Yûsuf (a.s) misilli mahbûb olan azizlerin büyüklerindendir. Şeyh Yakub Hazretleri, halk arasında “Helvacı Dede” denilmekle meşhûrdur. Kendisi “Silifke” sancağında doğmuştur. İlk zamanlarında helvacılık yapmakta idi. Kendisinin bir helvacı dükkânı vardı. Bir ara ilâhî cezbeye düşüp, câm-ı sağvânlık eyledi. Bâzan da seyâhat ederek, büyük tarikat azizlerini ziyaret eder, nasihat ve duâlarını kazanmağa çalışırdı.” Silifkenin Zeyniye köyündedünyaya gelmiştir . Gönlüne düşen Allah aşkıyla istanbul'a gelip Pir AliAksarayi Hz. lerine intisap etmiştir . İsmail Maşuki Hz.lerine enişte olmaşerefine erişmiştir .Kanuni Sultan Süleyman ,Bozdoğan Kemerine bitişik birkaç oda yaptırıp Helvai Yakup hz.lerine vermiştir.Helvai Yakup Hz. leri 1588yılında vefat etmiştir.beyazıt'tan vezneciler'e geçerken, buzdoğan kemerinin altındaki bakırcıların yanında türbesi Şehzade Külliyesi' nin avlusunda yer alan boş bir mezardır. Halk arasında Helvacı Baba olarak bilinen ve sıkça ziyaret edilen zatın mezarı, ziyaretleri engelleyebilmek maksadıyla 1960 veya 1961 senesinde gizlice açılmış ve kemikler bilinmeyen bir yere nakledilmiştir. Fakat buna rağmen özellikle Cuma günleri hala yoğun bir ziyaretçi grubu tarafından bu boş mezara gelinmekte, dilek tutulmakta ve bu dilekler kabul olunsun diye fakirlere ve yoldan geçenlere helva dağıtılmaktadır. http://istanbulfatih.com/helvai-yakup-efendi-turbesi-helvai-tekkesi/#more-162 http://www.fatihhaber.com/HELVACIBABA.htm

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI