KENTSEL DÖNÜŞÜM RANT ODAKLI OLMAMALI
Ülkenin her yerinde hayata geçirilmeye çalışılan Deprem odaklı dönüşüm projeleri, Tarihi semtlerde Tarihi binaların dönüşüm serüveninden Hükumet, Belediyeler, Meslek odaları nasıl daha fazla rant devşiririz peşindeler
30 Aralık 2015 - 06:19
DEPREM, SİT BAHANE DÖNÜŞÜM RANTI ŞAHANE
Belediyeler gerekli ilmi teknik denetimleri yapmadılarsa bizim yeni binalarımızı Aynı yetkililer Çürük diyerek yıkmak ve bu vesileyle elimizden almak istiyorlarsa bu uygulamaya hukuk demenin imkanı yok
Fatih'te yapılacak yenilemede TOKİ imalat değerlerini geçmeyecek şekilde (100M2 Standart binanın yeniden inşa maliyeti en fazla 90.000TL) imal edilmeli, Tefe-Tüfe vadesiyle parası olmayanlar uzun vadeli borçlandırılmalı, Devlet bu şekilde geçmişte yaptığı ayıpları telefi etmeli, Kimseyi zorda bırakarak yerinden etmemeli.
Altına imza koyduğumuz evrensel kanunlara uygun davranmak zorundadır.
Bu yenilemede bir rant doğuyorsa bu rant belediyenin-İmalatçıların değil Mevcut mülk sahibinindir.r
.
Önce 5366 sayılı Yenileme Yasası
Amacı tarihi SİT alanlarındaki çarpık kentleşmeyi yok etmek, Tarihi tescilli sivil mimarlık örneği yapıları ihya etmek, Yaşayan bir tarih bilinci oluşturmaktı.
Sonra Deprem odaklı 6306 sayılı afet yasası çıkarıldı
Amacı olası bir depremde vatandaşların zarar görmemesi için yapıların depreme dayanıklı hale getirmekti.
Hâlbuki Türkiye’de mevcut betonarme bina stokumuzun %90’ı 20-40 senelik bir periyod içinde gerçekleştirilmişti, Bu binaların çoğunluğu Belediyelerin kontrolünde İmar izinleri alınmış, Projeleri yetkili mimar ve mühendisler tarafından çizilmiş, Atılan her kat betonundan numuneler belediyeye verilmiş binalardır.
.jpg)
Ve bu zaman dilimindeki betonun olası ömrü teknik olarak yüz yıl olarak öngörülüyordu. Geçmişte nasıl bir teknik uygulandı ki bu kadar kısa zamanda binalarımız depreme dayanıksız oldu,
Dünyada yüz yıldır beton kullanılıyor Bizdeki üniversiteler, bu okullardan yetişen Mimar Mühendisler evrensel inşaat tekniklerini öğretmiyor muyduk, ?
Belediyelerimizin teknik personelini (Belediye bütçesinden) sık sık Avrupa’ya gezilere götürdük, Oraları sadece görmeye mi gittiler, Oralarda uygulanan teknikler konusunda bilgi alacak imkan bulamadılar mı?
Kısacası bu gün 20-40 senelik betonarme binalara kolaylıkla ÇÜRÜK diyorsak Burada bir suç var, Ve bu suç mevcut mülk sahiplerinin suçu değil. Başta Devletimizin suçu, Belediyelerimizin suçu, meslek odalarımızın suçu, Mimar mühendislerimizin suçu, Müteahhitlerimizin suçu.
.jpg)
Şimdi bu suçlular diyorlar ki; Binanız depreme dayanıksız, Binanızı 6 ay içinde yıkacağız, Yenisini Geçerli imar planına göre “Ada bazlı” yapacağız.
Senin mevcut binan yok hükmünde, Parsel payın 50-100 bin TL ediyor, Al paranı git.
Ben burada oturmak istiyorum derseniz verilecek cevap ----; Bizim burada yapacağımız dairelerin takribi bedeli Bir milyon TL siz eski mülk sahibi olduğunuz için size 600 bin TL sayarız. Arsa bedelinizi 100 bin kabul eder 500 bin TL’yi ödersiniz.
Bu kadar param yok derseniz, Size verilecek cevap ---; Biz size Mücavir (1) Alanda yapacağımız dairelerden veririz, Arsa payınızı peşin sayar kalan parayı 15 yıl içinde ödersiniz olacaktır. (2)

Partisi ne olursa olsun Bütün belediyelerin afet riski bahanesiyle hayata geçirdiği projelerde durum aynı, Yetkililer sanki kendilerinde hiç suç yokmuş, Bütün suçlu mevcut mülk sahibiymiş gibi bir uygulama içinde. Bu Rant kafasını kabul etmek mümkün değil.
On yıl evvel yapılan Fatih kaymakamlığı ve Adliye binası şimdi depreme dayanıksız gerekçesiyle binada güçlendirme çalışması yapılıyor, On küsur yıl içinde Çürük raporu verilen bir binanın oluşan ihmalde-suçta sorumlular bulunmuyorsa, Bu zarar ödetilmiyorsa, Açık seçik yolsuzluk olan bu uygulamanın hesabı sorulmuyorsa Bu aynı suçu işlemeye devam eden Üniversiteler, Belediyeler, Mimarlar, Mühendisler, Müteahhitler, İnşaat malzemecileri asla sırtımızdan inmeyeceklerdir.
Kayserilinin boyalayarak babasına sattığı gibi, kendi malımızı bir rötuş çekerek yeniden bize satmasını önleyemeyeceğiz demektir.

Medeni ülkelerde böyle bir uygulama asla olmaz, Ama bizde olduğunda müsebbipleri birde gurur duyarlar,
Dün Sulukule’de, Ayvansaray Türk mahallesinde, Yedikule konaklarında Vatandaşın elinden 50-100 bin TL’ye topraktan alınan mülklerin yerine yapılan binalarda daireler konumuna ve büyüklüğüne göre 600.000 ila 1.200.000 TL arasında satıldığını görüyoruz.
Bu korkunç orantısız kâr uygulamasından hiç hicap duymayanların her fırsatta övündüklerine şahit oluyoruz.
Adı Yenileme olsa bile “Sulukule’de, Ayvansaray Türk mahallesinde, Yedikule konaklarında” gerçekleşen uygulamalar dönüşümdür. Kesinlikle Rant projeleridir.
Anayasa oylaması ve Yeni yapılacak yasalar sonrası (Hedef 2017 Yılı) Bütün Fatih ilçesi bu rant uygulamalarına maruz kalacak, Başkan Mustafa Demir yönetimi Yarım milyon civarında teslim aldığı Fatih’te nüfus yüz binlerin altına ineceğini kehanet ediyorum

Sayın Demir her fırsatta Prost Planlarını uygulayacağız itirafında bulunuyor. Prost planları uygulanırsa sanıyorum fatih’te yerleşik halkın nüfusu 50 binlere kadar düşecektir, Zaten İman plan notlarında fatih için” Turizm+Ticaret+Konaklama” alanı olarak tescil ettiler, Gördüğünüz gibi konut yok, Konaklama var.
Fatih’in turizm cazibesi sonunda bu kişilerin elinde İlçemiz alçak ölçekli bir Dubai’ye dönüşecektir.

DİP NOTLAR:
(1) Mücavir alan ne demektir?
Mücavir alan, belediye sınırları dışında olan ancak, belediyenin yakın çevresindeki imar faaliyetleri kapsamına giren alanlardır. Bir diğer adıyla yakın komşu alan olarak nitelendirilen mücavir alan, imar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve mesuliyeti altında bulunur.
(2) Fatih belediye başkanı, GAP İnşaat yetkilisi ile Fener Balat derneğindeki bir toplantıda geçen pazarlık diyaloğundan alınmıştır.







YORUMLAR