Bugun...


Şehrin Tarihi Kimliği ve YEDİKULE BOSTANLARI
8 bin yıllık binen tarihi, Üç büyük imparatorluğa başkentlik yapmış İstanbul merkez Fatih ilçesinde 1950'lere kadar Küçük tarımsal alanlar "Bostan" ilçe yüzeyinin %40 civarındaydı. 1930'lu yıllarda şehri yeniden tasarlayan Henri Prost tarihi kentin kimliğini yok eden bulvarlar açtı, Binlerce İslami eser yok edildi, Tarihi şehir İmalat+Ticaret alanına dönüştürüldü 50-60'lı yıllarda yoğun göç alan tarihi sur içi betonlaşmayla yok edildi Bostanlarda bu arada yok oldu

facebook-paylas
Tarih: 28-05-2019 11:58
Şehrin Tarihi Kimliği ve YEDİKULE BOSTANLARI
+ -

YEDİKULE BOSTANLARI GERÇEĞİ

BU KONUDA SOSYAL MEDYADA  BULDUĞUM BİR ARAŞTIRMAYI SİZLERE SUNUYORUM, DİLERİM TARİHİ SUR İÇİNİ RANTSAL DÖNÜŞÜM PROJELERİNDEN ARINIR, YAPISAL VE YAŞAMSAL UNSURLARI, TARİHİ KİMLİĞİ ÖN PLANA ÇIKARILARAK TURİZMDE CAZİBE MERKEZİ OLMASI SAĞLANIR, MEVCUT BETONARME RANTSAL PROJELERE DEVAM EDİLECEK OLURSA KISA ZAMANDA KÜLTÜR SANAT DÜNYASINDA İSTANBULUN İTİBARI SIFIRLANACAKTIR...

"yā būstān teg ol ḥilm käräm al gul ol"  Edip Ahmed 13.yy.
"hilm bir bahçe gibidir, kerem ise al güldür"
Hilm bir evcil düştür. Evcil bir düş olan bahçede gül aşkı…
Buy + istan: güzel kokulu + yer.

Köyde, kasabada, kırsaldaki bir çiftlikte veya kentte insanlar, evlerinin bir tarafını çiçeklerle süslerdi. İçine kapanık biri avluda veya evde, dışa dönük biri ise caddeye bakan bir cephede veya balkonda cenneti düşlerdi.

 

Gül ise şehirli bir bitkidir. Bakım gerektirir ve yani zaman ister. Bir çiftçi için bu zaman bir kayba dönüşür çünkü tarımsal üretim hacimli ve zor bir iştir. Bu yüzden köy evlerindeki pencerelerde ve kapı önlerinde saksı içinde çiçekler görülür. Gerisi taşların arasından fışkıran kır çiçekleridir ki şehirde çıksa yabani ot dersiniz.

 

Yani şehirdeki evlerin güllü, laleli, zerrinli, karanfilli toprağı bostandır. Bağ ise sebze ve meyve yetiştirilen yerdir, baha (pay, hisse, -ış: bağış) ile yakın anlamda mülk sahipliğini gösterir.  Bahçe (bağçe) ise paylanmış yerdir, ki işi özel mülkiyete götürür.

 

Bostanlar, Azerbaycan Bakü ila Portekiz Lizbon arasındaki İslam coğrafyasının ürünüdür ve çoğunlukla Akdenizlidir. Batıda mekân üretimi ideali, statü (taşlaşma, heykelleşme, pub-lic ile halk pubis-kalça kemiği ve kral-baş hiyerarşisi ürünü) bağlamında bir sonsuzluk gösterme aracıdır. Doğuda ise mekân üretimi ideali, zâr ve kamu (yer ve hamı, hemi, herkes) anlamında cennet vâr etme şeklinde bir amaçlı sonsuzluktur.

 

Kısaca, Batı taşlaşırken karşı kutbu Doğu onu yeşille bozar. Doğunun esasta bir "taş" mekân üretme gayreti yoktur. Bulursa içinde yaşar ve ya taşını taşır başka yerde kurar. Doğunun sonsuzluk derdi yeşilledir, şehirde kuracağı bostandır. Bu bakımdan Doğu medeniyeti, Batı üzerinde ilerledikçe taşlaşmış şehirlerin kalan kısımlarını kullanmış, gerisini yıkıp bostan kurmuştur.

 

Özellikle Roma ve Bizans dönemlerinde İstanbul, nüfusu bugünün 2.5 katına ulaşmış bir taş şehirdi. Zamanla Bizans gücünü yitirdi, Osmanlı Hanedanlığı kuşatması altında sur içine sıkıştı kaldı. Nüfus azaldıkça taş şehir bozuldu ve yıkılmaya başladı. Kentte büyük boşluklar oluştu ve sıkışmış sur içinde geniş ölçekli tarımsal üretim yeniden (İstanbul’un öncesi!) başladı. Uzun bir süre bu tarımsal üretim sayesinde Bizans İstanbul’u ayakta kalmıştır.

 

Osmanlı Hanedanlığının surları aşması sonucu Bizans İstanbul’u teslim oldu ve Doğunun yeşili, Batının taşları arasına aktı. Ancak Doğunun mekân üretme idealinin ilk şaşkınlık adres burasıdır çünkü yeşil bir Batı ile tanışmıştır. Taş yapı bulunsa içinde yaşanır, taşlar taşınıp başka yerde yapı kurulur ve böylelikle çiçekli bostanlara yer açılırdı ama burada kendiliğinden bir yeşil vardı. Tek farkı bu yeşil bir çiçek değil, sebze ve meyveydi, bağ idi.

 

İslami mekânlaşma pratiğinde bir bağ vardır ama bu özel mülkiyettir. Hatta ahirette yol açan bir cariye sadakadır, sürekli ve sonsuzdur. Doğunun bostan şehirleri içinde, kamu mekânında tek tük meyve ağaçları görülebilir ama bunlar da bir hayır mevzusudur. Sorun şu ki, bu bağ bir yeşildi ve bozulamazdı ama kamusal bir mekân olarak nasıl kazanılabilirdi?

 

İslambol bostan bostan yarılarak bir gülzâr olurken bu bağlar yaşamaya devam etti. Zaman içinde şehir yeniden gelişmeye başladı. Nüfus çoğaldı ve yerleşimler arttı. Özellikle İdari güçlerin ve önemli cemaatlerin çevresine binalar yığıldı, bostanlar tek tek yıkıldı. Ve en sonunda, Bizans İstanbul’undan yâdigar kalan sur dibindeki bağlara kadar gelinmiş oldu. Geçmişe duyulan özlem ve mahcubiyet içinde bu bağlara bostan denilmeye başlandı.

 

Cariye sadakaya girmiş bu HAK yeşili asla yıkılamazdı. Bu yüzden şehrin büyümesi bu hattı atlayarak gerçekleşti ve sur dışına taştı. İstanbul bugüne kadar taş üstüne taş koyarken bu bağların yaşayıp bostan olarak kalmasının temel sebebi budur.

 

Bağdan bozma bu bostanlarda 8 asırlık maddî manevî birikim böyle oluşmuştur. Şehrin kısıtlı bu toprağında, 7 veren gül gibi bir dönümde 20 tür sebze yetiştirmek, bu birikimin bir sonucudur. Senede tek hasatlı tarla yerine bu bostanlardan bir yılda 10 hasat böylelikle alınır.

 

Bu nasıl başarılabilir? Basit: şehirde kalan üreticinin zanaata yakın olması. Üretim araçlarını yerinde geliştirebiliyor, icat edebiliyor. Aynı zamanda nakliyesiz, ürettiğini anında tükettirebiliyor. Talebin göbeğinde arz dinamiği işlediğinden bağ oldu bir bostan.

 

Öyleyse bu bostanın belli bir üreticisi var, ki bu işe kendini adamıştır ve hatta işi zanaatlaştırmaktadır. Böylelikle bostan ve bostancı arasında farklı bir ocak ve zanaat bağı kurulduğu anlaşılmaktadır.

 

Buraya kadar olan açıklamalar, birçok tezin ve teorinin ve bilimsel çalışmanın sentezidir. Bu bağlamda bilimsel bir geçerliliğe sahiptir. Gelelim Oktan Nalbantoğlu ve Yedikule Bostanları "HOBİ" bahçeciliğine…

 

Bu projelerde ilk tokatı YÜCE YARGI patlatmıştır, ellerine sağlık!

 

İhalelerdeki usulsüzlükler ve yolsuzluklar, "etik dışı" ilişkiler ortalığa saçıldıkça karanlık eller geri çekilmek zorunda kalmıştır. 

 

Eh bazı ASLANLAR karanlıkta avlanıyor, bu anlaşıldı.

 

Ve girilen girdapta ikinci çözüm: Bostanların üzerine MOLOZ YIĞMAK!

 

Hani şu Sulukule’de uyuşturucu baronları, Süleymaniye’de göçmen terörü, Ayvansaray’da suç örgütleri nasıl olur da çoğalır ve güvenlik sorunu ortaya çıkar ya; işte Moloz dolu bu Bostan da öyle çirkin ve halk tarafından istenmeyen bir görüntüye dönüştürülmüştür!

Projelendiriyormuş da, planlıyormuş da, oğlum sen kimsin de bir insanın cariye sadakasını baltalıyorsun, bağını yurdunu bozuyorsun?

 

Bu bağ bostanlar bir ocaktır ve onun zanaatçısı da, tüketicisi de bellidir ve mülkiyet onlara bağışlıdır. Bağ bostanları bir halk ile kamulaştırılmış Osmanlı tarihinin en güçlü ve üretici bir çözümüdür. Senin o boyunu fazlasıyla aşar!

 

Asıl amaç, orada bu olaylardan çok önce başlayan zengin SİTELERİNE yardım ve yataklıktır. Yedikule gibi bir yerde 1.5-2 milyon TL daire fiyatına sahip bu siteler, zeminaltı kat çıkarak yükselmiştir. Kazanılan bu kata rağmen Surların yüksekliği yine aşılmıştır, öyle bir yasadışı aç gözlülük vardır.

 

Bu fiyattaki daireleri ise MEMUR Başkan Yardımcıları, Özel Kalem Müdürleri, Müdürler, Başkanlar almıştır. Parayı nereden buldular bilinmez tabi ama Bostanların bu proje ile bu arkadaşlara peşkeş çekildiği -ARKA BAHÇELERİNE dönüştürüldüğü açık.

 

Özellikle 15 Temmuz sonrası çoğunun İdareden bir şekilde kovulduğu bu arkadaşlar, girdikleri işsizlik içinde hobicilik mi yapacaktır, Oktan Bey en çok bunu mu düşlemektedir?

 

Parsel parsel eylemişler Dünyayı türküsünü NALbantoğluna hediye ediyor, tasını tarağını alıp Bostanlardan gitmesini bekliyoruz.

 

KONUYLA İLGİLİ HABERLERİMİZDEN BAZILARI

https://www.fatihhaber.com/yedikule-bostanlarinda-halk-direniyor/2831/

 

https://www.fatihhaber.com/yedikule-belgradkapi-arasi-cevre-duzenleme-insaati-basladi/2620/

 

https://www.fatihhaber.com/yedikule-donusurken/2809/

 

https://www.fatihhaber.com/foto-galeri/fotolar/yedikule-bostanlarina-otopark/178/

 

http://www.fatihhaber.com/fatihhaber/yedikule-bostan-soru.htm

 

https://www.fatihhaber.com/yedikule-bostanlari-donusmuyor-yasatilacak/2402/

 

https://www.fatihhaber.com/yedikule-bostanlari-kadir-topbasa-soruldu/2174/

 

https://www.fatihhaber.com/arama-sonuclari/?baslik=yedikule+bostanlar%C4%B1




Kaynak: FATİH HABER

Editör: ABDULLAH GÖZAYDIN



YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI