"Su Yolu" ÇED Raporu davasında neler oluyor?

Kanal İstanbul itirazları sonucu açılan davalar devam ediyor, Mahkemenin atadığı bilirkişiler görevini özgürce yapamıyor mu? Kanal İstanbul'un projesi yayınlandı, Projeye itiraz eden Birçok uzman ve TMMO yayınladığı raporlarda İstanbul boğazına alternatif bir kanal projesi olmadığı, 20,5 Metre derinliğinde zemini beton olması öngörülen söz konusu kanaldan 350 - 450 Mt. uzunluk 20-25 metre gövde yüksekliği olan günümüz tankerlerinin %80'inin bu kanaldan geçemeyeceğini iddia ediyor. Kanal projesinin 2005 yılından beri internette tanıtımı yapılan kanal istanbul İmar rant projesi için yapıldığı iddia edilerek İstanbullun su ve Eko sistemine büyük zarar vereceği iddiası ile itiraz ediliyor Konu hakkında M. Şevket Atalay'ın yazısı

"Su Yolu" ÇED Raporu davasında neler oluyor?
06 Şubat 2021 - 12:29 - Güncelleme: 06 Şubat 2021 - 13:13
BİLİRKİŞİ NE YAPSIN?   Bildiğiniz gibi "Su Yolu"  projesinin ÇED Raporunun iptali için dava açanlardan biriyim. Çocuklarımız, torunlarımız doğada ağaç görsün, ağacın dalında kuş görsün, göçmen kuşların göç ederken binlerce yıldır konakladıkları yerler çöl olmasın bundan sonra da soluklanabilecekleri sazlıklar korunsun diye onlar adına da davacı olduğumu daha önce sizlerle paylaşmıştım.

Dava sürüyor, Sayın Mahkeme 15 tane bilirkişi atadı, itirazlarımızı incelesinler diye. Geçtiğimiz günlerde atanan bilirkişilerden birinin istifa haberi düştü basına ve tabi dava dosyasına. Burada basında yer almayan bir detayı sizlerle paylaşayım. Bana gönderilen bilirkişi listesinde bu istifa eden uzmanın yerinde önce bir başka isim diğer isimler gibi daktilo ile yazılmış sonra bu isim beyaz silgi ile çizilerek yerine tükenmez kalemle bu istifa eden uzmanın adı eklenmiş.

Yani Sayın Mahkeme ulaştırma trafik konusundaki itirazları inceleyecek uzman bulma konusunda sıkıntı yaşıyor. Nasıl yaşamasın? Zira raporun diğer yerleri gibi ulaşım ve trafik konusundaki rakamlarda bir garip.

ÇED Raporunda; Küçükçekmece Gölü güney geçişinde E-5 üzerine yapılacak köprü için mevcut geçen araç sayısı olarak 2017 yılı için 41.318 araç/gün olduğunu yazıyor. Bu rakamların yer aldığı Şekil 6.30.2.1 'e bakınca görüyorsunuz ki bu rakam köprünün yapılacağı yerden 18 km sonra Mimaroba'da bir noktaya ait. Trafik için alınan araç sayısına bakınca zannedersiniz köprü Mimaroba girişinin trafik sıkışıklığını gidermek için yapılıyor. Orada ki trafik problemini çözmek için yonca şeklinde yeni bir köprü lazım gerçi ama ÇED Raporunun konusu bu değil.

Raporda yer alan şekildeki veriler dikkatlice incelendiğinde köprünün geçeceği yerde yolun iki yanındaki dört yan şerit ve metrobüs şeritleri hariç en az 62.881 araç/gün olduğu görülüyor. Rapora alınan noktadan önce Avcılar, Esenyurt, Beylikdüzü ve Büyükçekmece'de oturup evine giden gelenleri, yan şeritleri ve metrobüs geçişlerini de eklersek günlük geçen araç sayısının alınan değerin 2,5 katı kadar olması gerektiği gün gibi aşikar. Bilirkişi bu rakamları yazsa çevre kirliliği ortaya çıkacak haliyle.

E-6 dediğimiz TEM yoluna gelince. Küçükçekmece Gölünün kuzeyinde yapılacak köprü geçişinde mevcut paralı yolun iki yanında olan bedava şeritler unutulmuş ÇED Raporunda. Bu yan yollar iptal mi olacak yoksa TEM trafiğine mi bağlanacak? Bağlanacaksa nereden nasıl bağlanacak belli değil. Mevcut durumda bu noktada TEM'den geçiş ücretli, yan yollar ise ücretsiz. Eğer yan yollar yeni köprüye bağlanacaksa bu geçiş hepten ücretsiz mi olacak yoksa yan yolları kullananlar da para mı ödeyecek, raporda bir gram bilgi yok. Hepsi ücretsiz olacaksa devletin gelir kaybı ne olacak, yok hepsi ücretli olacaksa paraları yapan müteahhit mi toplayacak belli değil. Burada da hem yol hem de para trafiği karışık.

Ayrıca hafriyatın çevreyi kirletmeden taşınması için Su Yolunun iki tarafında yapılacak otoyol boyut ve niteliklerinde yollar tanımlanıyor BÖLÜM 3-51 Şekil 3.2.1.3.2'de. Hafriyatın çevreye zarar vermemesi için otoyol ölçülerinde asfalt ile kaplı bu yolla ilgili detaylı bilgi ise yok. Hafriyatın nereden nereye nakledileceğine baktığımızda yaklaşık olarak Su Yolunun batısında 64 km, doğusunda ise 52 km'lik yol yapılması lazım, lakin bu yolun bir planı yok, uzunluğu belli değil, yolun kotları belli değil, hafriyatı taşıyan kamyonların kazı kotundan bu yola nasıl ulaşacağı belli değil, kazı bittikten sonra bu yolların kalıp kalmayacağı eğer kaldırılırsa bu kadar asfalt atığının ne olacağı belli değil.  



Atanan ulaştırma bilirkişisi ne yapsın? Biri daha adını hemen çıkarttırmış ismi davacılara gönderilmeden, diğeri dosyayı inceledikten sonra "Karayolları bana baskı yapıyor" diyerek istifa edivermiş.

Bak güzel kardeşim, Karayolları istediği kadar kendine uygun bilirkişi arasın, istediği kadar baskı yapsın. İstersen seni ulaştırma bilirkişisi olarak atasın Sayın Mahkeme.

Rapordaki rakamlar eksiklikler çelişkiler kabak çiçeği gibi ortada. Sen, ulaştırma ve trafik bilirkişisi olsan ne yazarsın raporuna?..

03.02.2021 - M. Şevket Atalay
KONU HAKKINDA BİR HABERİMİZ

Bu haber 4363 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum