Ülkemizde Karantina Denetimi varmı?

Bilhassa sosyal medyada yapılan yoğun paylaşımlarda İşyeri ve konutlarında hakkında karantina kararı olan "Pozitif/taşıyıcı" hastaların ne kadar takibi yapıldığını bilemiyoruz. Fakat bildiğimiz bir gerçek bu konudaki ihmali ortaya koyuyor. Şöyleki evinde/İşyerinde karantina kararı olan kişilerin binalarındaki komşuların bilgilendirilmesi yapılmıyor.

Ülkemizde Karantina Denetimi varmı?
22 Nisan 2020 - 22:07
SOKAKLARDAN HABERİMİZ OLMADIĞI İÇİN BİLEMİYORUZ, FAKAT SOSYAL MEDYADA YOĞUNLUKLA YAPILAN BİLGİLENDİRMELERDE KOMŞULARDA GÖZLENEN CORONA ÖLÜMLERİNE ŞAHİT OLANLAR KENDİLERİNİN BU KONUDA HİÇ BİLGİLENDİRİLMEDİĞİNİ BEYAN EDİYOR.

Hakkında karantina kararı olan Hastalar ve aileleri "Toplumsal baskı" nedeniyle doğal olarak evdeki hasta konusunda komşuları bilgilendirmiyor, Hastanın pencere/balkondan öksürmesi sırasında alt dairelerde oturanlar, Sokaktan geçen vatandaşların ne derece risk altında olduğu malüm. 

Söz konusu virüs yapıştığı cismin üzerinde 3-24 saat aralığında etkili olabiliyor. Bu nedenle halkımızın bilgilendirilip bilinçlenmesi için bilgilendirme yapılmıyor.

COVIT-19 Korona virüsü karantina tedbirlerine uymayanlarla ilgili TCK'nin 195. maddesinde "Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." 

Karantina kararı kapsamında tedbirler gereği iş yerlerini kapatmayanlarla ilgili de idari para cezası uygulanır

Sağlık Bakanlığı, İç işleri bakanlığı, Belediye tarafından " Doğrudan ceza hukuku yoluyla değil, halkımıza etkin bilgilendirmeyaparak konunun ciddiyetinin anlatılması gerekiyor..

Yetkililer kanunların, yönetmeliklerin bulaşıcı hastalıklarla ilgili denetim ve kontrol bakımından geniş detaylı düzenlemelere sahip olduğunu, halkımızın resmi makamların açıklamalarına itibar etmesi ve özellikle zorunlu karantina başta olmak üzere alınan tedbirlere "amasız" mazeretsiz uymak gerekir.

Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma Suçu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Kamunun Sağlığına İlişkin Suçlar başlığını taşıyan üçüncü bölümünde 195’inci maddede düzenlenmiştir. 

Maddenin gerekçesine göre; “Maddede, bulaşıcı hastalıklara yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş bulunan kimselerin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uyulmaması, suç olarak tanımlanmıştır. Böylece kamu sağlığının korunması amacı güdülmektedir.” Madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere işbu Kanun maddesinin getirilmesindeki amaç, kamunun bulaşıcı hastalıklardan etkilenmesinin önlenmesi yahut en aza indirilmesidir.

Bulaşıcı hastalık (ya da iletilebilir hastalık) Türk Hukuku’nda; Bulaşıcı Hastalıklar Sürveyans Ve Kontrol Esasları Yönetmeliği’nin 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrasının c bendinde “Enfekte olmuş bir kişi ile doğrudan temas yoluyla veya bir vektör, hayvan, ürün veya çevreye maruz kalma gibi dolaylı yollardan veya bulaşıcı madde ile kirlenmiş olan sıvı alışverişi yolu ile insandan insana bulaşan, bir mikroorganizma veya onun toksik ürünlerine bağlı olarak ortaya çıkan hastalık” olarak tanımlanmaktadır.

Yine aynı Yönetmeliğin EK-1 Sayılı Bildirime Esas Bulaşıcı Hastalıklar Listesi’nde ise hangi bulaşıcı hastalıkların bildirime esas bulaşıcı hastalık olarak sayıldığı listelenmiştir. Bu bağlamda Korona Virüs de solunum (hava) yolu ile bulaşan hastalıklardan biri olup, ilgili listede 50’nci sırada yer alan bir bulaşıcı hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirler, hastalığın etkin olduğu ülke ya da bölgedeki ihtiyaca göre çeşitlilik gösterebilir. Bu tedbirler arasında en sık gözleneni ise karantina tedbiridir. Karantina ise; “Bir enfeksiyon ya da kontaminasyonun olası yayılmasını önlemek amacıyla, hasta olmayan şüpheli kişilerin veya şüpheli yolcu eşyası, konteynerler, taşıtlar veya malların faaliyetlerinin kısıtlanması veya diğerlerinden ayrılması” olarak tanımlanmaktadı

YORUMLAR

  • 0 Yorum