İHANETİN BU KADARINA PES YANİİİ...
Bir tanıdığımın babası iki yıl önce evde felç geçirdi, ve o amcaya % 90 iş göremez raporu verilip, malulen emekli edildi, sağolsun devletimiz bu gibi olaylarda engelli insanlara bakacak olan aile yakınlarına da ekstradan bakım ücreti verdiği gibi tıbbi yardımda yapıyor, bu tıbbi yardımın ne olduğunu sizler gayet iyi anladınız, bu genç tanıdığımın annesi eşine yani bu tanıdığın babasına baktığı için ayrıca bakım ücreti de alıyor, tabii bu uyanık tanıdık babasının engelli raporuyla kredi kullanıp bu tür engellilere uygulanan ekstra bir kredi, yaklaşık 120.000 TL lik bir otomobili 70 küsur bin TL ye aldılar, bu tanıdık belediye ye iş yapan taşeron bir firmada işçi olarak çalışıyordu, son yapılan değişiklerle yaklaşık 1.000.000 kişinin kadrolu olarak işe alınma durumundan yararlanıp, kadrolu olarak eski aldığı ücretin iki katı ücretle çalışmaya başladı. Bu tanıdığı geçen gün gördüğümde hal hatır sonrası nasıl memnun musun şimdiki hayatından dediğimde...
Aldığım cevap...
" Tayyip Erdoğan ülkenin anasını ağlattı, ülkeyi perişan bir vaziyete sürükledi, baksana dolar nasıl fırladı, benzin 6 TL oldu, hırsız bunlar, acımasız diktatör bu,
"TAYYİP GİTSEDE KURTULSAK" demez mi...
GÜLERMİSİNİZ , AGLARMISINIZ...
Bu nasıl bir OMURGASIZLIK
Refik D......
----------
Refik bey olaya bakış açısına göre fail yer değiştirebilir.
Siz Anayasamızın ve sosyal devlet anlayışının hukuki gereğinin yapılmasını, Bir ulufe Bir sadaka mantığınla anlatıyorsunuz, Kaldıki bu anayasal hak her hak edene doğal olarak verilmeli, vermeyenler anayasal suç işlediğinden dolayı hakkında suç duyurusunda bulunulmalı, Maalesef toplumu hukuken eğitmek zorunda olan devletimiz Hukukta okuyanlara dahi böyle sosyal ve anayasal hukuk görevleri konusunda ders okutmuyor...
Siz diyorsunuz ki Bu kişi nankörlük yapmış, Ahlaksız kişi imajı vermişsiniz. Edebiyat dünyamızın deneyimli bir üyesine Benim gibi ilkokul eğitimli bir eski serserinin uyarıda bulunması haddi aşmak! olarak yorumlanacak olsa da Cahiliz ya ben bu hadsizliği yapmak zorundayım...
Esas olan Hukuk devletinde hak olan bir şeyin sahibine vermesi ulufe değildir, borç değildir. Anasının ak sütü gibi helaldir. Çünkü sağlıklı olanlar aciz olanları vergileri ile himaye etmek zorundadır, Vergi kaçıran bu mazlumların hakkını yemektedir.
Olaya Manevi hayatımız açısından bakacak olursak, Bu durumdaki kişilerin ihtiyaçlarını vermek muktedir Müslümanlar üzerinde farzdır ve görevini yapmaktan kaçınan hile yapanlar en ağır şekilde uyarılmakta, bazı ayet ve hadislerde tehdit edilmektedir.
Sizin Ulufe anlayışınız TC. demokratik hayatında Borçlandırma şeklinde anlaşıldığı için, Topluma böyle bir algı verildiği için Bu yardımları alanlar kendilerini iktidara karşı borçlu hissediyorlar, Borcu ödemenin yolu ile iktidarın yanlışlarını görmemek, doğrularını ballandırarak anlatmak ve Mutlak OY vermek şeklinde tezahür etmektedir.
İslamın ve medeni ülkelerin olaya yaklaşımı borçlandırmak değil, Asli görevlerini yerine getirmek şeklindedir.
Biraz öz eleştiri yapmaya davet ediyorum;
Akp'nin 16 yıl geliştirdiği sistem değişiklikleri ile ülkenin geldiği yeri tahayyül etmenizi rica ediyorum.
Yapılan yandaş ithalatlar ile Köylü toprağından koparıldı, Şehirlerde söz konusu ulufelerle yaşam savaşı veren kölelere döndüler, Onurlarını kaybederek çalışmadan, emek vermeden geçinmenin yollarına yöneldiler.
Suç patlaması, Ahlaksızlık patlaması, İslami deformasyon, İlmi-Bilimsel kaynaklarımızın kurumasına sebep oldu.
1940'lı yıllarda başlatılan Menderes, Demirel, Özal dönemlerinde uygulanan ülkenin Milli, siyasi ve ekonomik gücünü temsil eden unsurların yabancılara satılması, karşılıksız para basılması, yoğun dış borç almak Akp döneminde zirve yaptı.
Elde avuçta ne varsa sattık, Satamadıklarımızı Varlık fonu altında bir potada topladık, Şimdi varlık fonunu ipotek ederek dış gelir elde etmenin yollarını arıyoruz.
Devlet bir aile bir şirket gibidir, hangi şirket gelirini arttıracak yatırımlar yapmadan borçlanarak kalkınabilir?
Devletin bütün gelirleri söz konusu ulufelere ve betona harcanıyor, Sarayın masrafları, Örtülü ödeneğin günde 6,5 milyon TL. kullanılması, Otelleşmede 20-30 misli rant kapısı olan kaçak yapılaşmanın Fatihte gözümüzün önünde alenen uygulanması ve hukuki müdahaleler yapıldığında sorumluların ipe un sermesi, Ve girdiğimiz seçim maratonunda gördüğümüz hukuksuz, zulüm uygulamalar konusunda rahat olmak, işin doğasında var demek, bu millet bunu hak ediyor demek ne kadar doğru.
Daha fazla yazıp moralini bozmak istemiyorum, Makbul bir ramazan ibadetleri ile bayrama kavuşulmasını Rabbimden niyaz ediyorum, Selam...
Abdullah Gözaydın fatihten@gmail.com
