Bugun...
Bit pazarına NUR yağıyor, İlgilenen yeni nesil yok


Abdullah Gözaydın Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 18-09-2018 11:13

Eski Balatlılar, Eski Küçükpazarlılar, Eski Vefalılar, Eski Süleymaniyeliler, Eski Topkapılılar, Eski Paşalılar, Eski Samatyalılar..... Devam eder..
Sur dışının kadim eski ilçelerindeki bir özlemdir bu Eskileri yad etmek, Ahhhh çekmek.
Yeni ilçelerin böyle bir misyonu, aidiyeti yok...
Çünkü son 30-40 yıldır Köyden kentte yoğun göç başladı, Gelen köylüler şehre uyum sağlamak, sosyalleşmek yerine içine çekildi Mikro milliyetçilik duyguları ile Köyünü İstanbul'da yaşama gayretine girdi, Hiç İstanbullu olamadı, Olmak da istemedi.


Eski İstanbullularda Komşuluk, Semt, Şehir bilinci çok farklıydı, Büyük savaştan sonra İmparatorluk ahlakı ve özverisi ile İstanbul'u yeniden inşa ettik, Rejimi Cumhuriyet yaparken tarihten gelen muhafazakâr duyguları koruduk, Birlik olduk, kardeş gibi arkadaş olduk.
1970'lerde terör önemli tahribat verdi dostluklarımıza, Değil komşu Kardeş kardeşe düşman oldu.
Bu acı tecrübeden sonra gelen darbe liberal, batıcı, sömürge sitemine girişimizin önünü açtı.
Bir daha darbe olmadı sanıyoruz, Halbuki devlet ve toplumsal anlamda sık sık asimle olduk, Bireyselleşerek, Nemelazımcılık aldı başını gitti, Bu yalnızlık depresyonlara sebep oldu, Hastalıklı bir toplum olduk, Nedensiz, sebepsiz birbirimize düşman olduk, yada sevgisiz olduk..


Sevginin olmadığı yerde iman bile yoktur aslında...
İnsanlık ölmüştür orada Ve o ölü ruhlar canhıraş bir gayretle birbirlerini öldürme çabasındadırlar.
İşte şimdilerde moda deyimlerle Eski semtler, eski dostluklar peşinde koşmamız aslında eski insanlığımızın arayışıdır.
İnsan olmanın şartı Hayvan gibi olmamaktır. Aslında yaşamaya çalıştığımız şartlar ormanlarda yok, Ormanın da bir kanunu var v

e Türler birbirlerinin neslini, hayatını sonlandırmak gibi bir gayret içine girmezler.
Günümüzde İnsan diyebileceğimiz Akraba, Komşu, ulus pek kalmadı, Herkes birbirinin soyunu sopunu kurutma azminde, Bence basit bir miras hırsı hissedarların tamamının ölmesini isteyecek kadar gözü karartmış durumda, Üç kuruş için Anne, Babasını öldüren mi? Yaşlı birinin üç bileziği için, Bir paket sigara, Bir şişe alkol için, bir içimlik uyuşturucu için işlenen cinayetler akıl almayacak kadar zor.


Toplumsal ahlak kalmadı ki! nerede dinsel ahlak olsun...
Bu gidişinin akıbeti çok karanlık ve biz bu karanlığın korkusu ile, Eski mutlu günlerin özlemi ile bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.


Bir parti kuruyoruz, Dernek kuruyoruz, Platform oluşturuyoruz o pırlanta iyi niyetli İNSAN'larla bu kötü gidişe dur diyebilmek için. Maalesef o kötü, ruhsuz, merhametsiz kişiler adeta o eski günlerin gelmemesi için, Bizim samimi güvenimizden Rant devşirebilmek için aramıza giriyor, ve iyi niyetle, Geçmişe özlemle başlayan her güzel girişim karanlığa, yok olmaya mahkum oluyor.
Bilemiyorum, Bu nedenle çaresizliğimi Teknolojinin sağladığı bu perdelerin arkasından usulca fısıldayabiliyorum, dileyen, arayan alsın diye.


Allah'tan umut kesilmez, Bu nedenle hep insanların ruhunu aydınlatacak, Kalplerdeki kir-pası silecek bir güneş doğmasını bekliyorum. Ömür yeter mi bilmiyorum, Geriden gelenlere gür bir seda bırakmak için, İbret almaları için, Rızkın, Sağlığın, Hükümranlığın sadece Allah'ın takdir etmesi ile mümkün olacağını, Bir sınav olan bu hayatın fazla ciddiye alınmaması gerektiğini, Bu hayatın serüveni ile ebedi bir akıbetin bizi beklediğini bilerek bu hayatı sorumluluk içeren ciddiyetle, samimiyetle yaşanması gerektiğini dile getiriyorum.


Kalınız sağlıcakla, İçinizdeki sevgiyi, mutluluğu arama azmi hiç bitmesin, Allah'a emanet Anadolu'nun son İnsanları...





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI