Bugun...
Çok Eski Bir Hatıramı paylaşmak istedim


Abdullah Gözaydın Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 21-01-2020 06:58

Bu Gün sabah 07:00 de Kayıp Cami/Medrese vakıf mülklerimizle ilgili bir haber yapmak için PC başına oturdum
İnternet üzerinde konuyla ilgili araştırma yaparken İBB haritalarına bakarken aşağıdaki fotoğrafı görünce enteresan bir anım aklıma geldi.

Konu Gümrük muhafaza memurları ve Babam

Yıl: 1968, Yer: Haliç Her zaman olduğu gibi arkadaşlarla beraber sandalla balıkhane önlerinde geziyoruz. Hava şiddetli poyraz ve soğuk, Beraberimde Mahalleden Halit Binzet, Balıkhaneden İsmet Uğurlu var. 

Haliçte ağ atan Balıkçı gırgır motorlarına çıkıp yardım ediyor, Yakalanan balıktan bir miktar bize veriyorlardı,
Eğer gırgır kaptanı yardım etmemizi istemezse Bizde yanımızdaki kepçe ile mantar kenarında gezen, ağdan çıkmak isteyen balıkları topluyorduk, Tabii buna balıkçılar kızıyordu, Bunu yapmayalım diye gırgır motoruna çıkıp mantar veya kurşun çekmemize izin veriyorlar böylece yolumuzu buluyorduk.

Gene böyle bir niyetle denize açıldık, Meyve hali önünde ağ atmaya hazırlanan Balatlı Sadık reisin balıkçı motoruna gitmeye karar verdik, Haliç'in ortasında rüzgarla mücadele ederken ıskarmoz kırıldı ve bir küreğimiz denize düştü, Tek kürekle düşen küreği almaya çalışırken rüzgar sandalımızı kürekten uzaklaştırdı, Mevsim Kış, Hava çok soğuk denize atlayıp küreği almak mümkün değil.

Sandalımız Unkapanı Gümrük mavnalarının üzerine doğru sürükleniyor, Elbette endişelendik, geceyarısı mavnalara yaklaşmak tehlikeli, tek kürek ve ellerimizle mücadele verdik, mavnaların üzerine gitmekten kurtulamadık.


Mecburen mavnaların kenarlarından tutarak sahile gitmeye çalışırken Bir gümrük muhafaza memuru bizi fark etti, Elinde büyük bir fener ve silahı üzerimize çevirerek mavnaya çıkmamızı istedi.
başımıza geleceğini bildiğimiz için çıkmak istemedik, ısrarlı tehditler sonucu mavnaya çıktık, Memur bizi sahildeki ana gemi(Gümrük Karakol)una getirdi. 
Korsanlıkla suçlanıyorduk (Mavnaların tamamında yurt dışından ithal edilmiş mallar var) 
Biz gümrük alanına girilmeyeceğini bildiğimizi, Kesinlikle korsanlık niyetimizin olmadığını söylememize rağmen memurlar inanmak istemiyordu.
Küçükpazar polis karakoluna telefon ederek gelip bizi teslim almaları için arayacakları sıra, Kimlik bilgilerimizi alırlarken babalarımızın kim olduğunu sordu, İsmet Babasının karşı sahildeki balık halinde komisyoncu olduğunu söyledi, Hâlit babasının Eminönünde manav olduğunu söyledi, Ben Babamın Gümrük muhafaza kolcubaşı olduğunu söylediğimde olayı kenarda izleyen bir memur Adın ne diye sorguğunda  Abdullah Gözaydın dedim, Sırrı abi senin babanmı yani dedi, Evet babam dedim.
Bu memur polis karakoluna telefon etmeye hazırlanan arkadaşına dönerek -- Dur telefon etme Sırrı abinin oğlu asla böyle bir suç işlemez dedi, Bu ara babamı tanıyan birkaç memur daha çıkınca bize inandılar. 
Memurun biri Sırrı abi evliya gibi adamdır dediğinde 1963 Yılında emekli olan babamı tanımayanların da ismini bildiğini, Dürüstlükten asla taviz vermeyen bir arkadaşımız itirafları bunca korkudan sonra rahatlamamıza vesile olmuştu.
Elbetteki o zaman bunun ne kadar değerli olduğunu düşünmemiştim, Yıllar geçip büyüdüğümde Babamın 34 yıllık memuriyeti ile pekçok benzer hikaye ile karşılaştım
Allah kendisinden razı olsun, Ama biz onun yolunda pek gidemedik maalesef.

BABAM A. SIRRI GÖZAYDIN 1898-1985


1965 yılında Vefa lisesini terk ettikten sonra balıkhane mekanım olmuştu, Burada yılın 9 ayı kazandığımız para ile saltanat sürerdik, Şöyleki babam emekli memur 600TL aylık alırken ben günde 40-50TL civarı para kazanabiliyordum.
Azapkapı balıkhanesinin baş belasıydık adeta Ama esnafa zarar vermezdik, Komisyoncular bizi kollardı, Bir yıldan fazla Komisyoncu  İsmet Güven, Muhittin Öztimurlek abilerin yanında çalışmıştım

1970 yılı ocak ayında İMÇ 3. blokta yaşadığım talihsiz bir olay nedeniyle kaçak durumuna düştüğüm için Balıkhane ve Küçükpazarı terk etmek zorunda kaldım, Bu olay olmasaydı askerlikten sonra Balıkhanede komisyoncu bile olabilecek konumdaydım

Söz Konusu olay Filistine gidip İsrail Arap savaşına Müslümanların saflarında katılmak için gereken masrafları İMÇ 3. blokta konfeksiyonculuk yapan bir Musevi vatandaşımızdan almaya kalkışmamız nedeniyle başımız derde girmiş  arkadaşlarım 16 yıl ceza alırken Ben 1974 affına kadar kaçak yaşamıştım.

BU OLAYDAN DÖRT YIL SONRA BEN --Denizli 11. Er Eğitim Tugayı

BEYOĞLU CLUP CARTİER 1971

İMRALI Y. AÇIK CEZAEVİ CİLT ATÖLYESİ USTABAŞI 1988





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI