Bugun...
Fatih Müftümüzün bir makalesine REDDİYE


Abdullah Gözaydın Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 11-09-2018 13:52

Derin hocaların çıktığı, Cumhuriyete kadar yoğun, Cumhuriyet sonrası ülke hocalarının çoğunluğu Of medreselerinden çıkmıştır.
Devletin tesis ettiği İmam hatipler bu ihtiyacı karşılayacak yeterli kalifiye eleman yetiştirememiştir.

Bu derin hocalarımızda biride Of’lu Hoca Vahap Kapıcıoğlu diye tanıdık, Daha Önce İstanbul müftülüğünde müftü yrd. Şimdi ise Fatih ilçe müftülüğü görevini sürdürmektedir.
Sayın Fatih Müftümüz V. Kapıcıoğlu’nun Fatih belediyesinin sürekli yayını Fatih bülteni arka kapak sayfasında Kurban ile ilgili bir makalesi yayınlandı.

Makaledeki imla hatalarından pek anlamam ama imanı-itikadi yanlışlar olduğunu gördüğüm için bu makaleyi kaleme aldım.

Müslümanların Kurban ibadetinin öneminin vurgulandığı Makalenin başında “Hanefi mezhebine göre” yazılmış, Buna itiraz ediyoruz; Çünkü Fatih müftülüğü aynı zamanda ilçemizde yoğunlukla yaşayan Şafi ve Maliki, Hambeli mezheplerine tabi vatandaşlarımızda yaşıyor. Gene Namaz kılıp Oruç tutan ve Kurban kesen Alevi cemaatin Tahtacılar kolundan da çok vatandaşımız yaşamaktadır. Sadece Hanefi mezhebine göre fetva vermenin, Diğerlerini görmezden gelmenin doğru olmadığına inanıyoruz.

Ara not: Bu arada Hanefilik TC.’nin resmi mezhebi mi oldu bilmiyoruz!

Makalenin Niçin Kurban adlı paragrafında Kuranı Kerimde zikredilen Habil-Kabil kıssasına ithafta bulunurken Kabilin sunduğu kurbanın (Ekin) sebze-meyve olduğu yazılmış, Muteber tefsirlerde her ikisinin de hayvan olduğu, İman zafiyeti nedeniyle Kabilin kurbanının kabul edilmediği beyan edilmektedir.

Zaten bütün ibadetlerde Allah cc. Kullarından önce İman, İhlas ve sonra amel talep etmektedir.
Sayın Müftümüz yeri gelmişken sahih-şüphesiz bir iman ile şehadet getirip gereğini yapanların kurban kesebileceğini beyan etmiş olsaydı, Keşke…

Makalenin diğer bir paragrafında (1 ile işaretli)  Kurban ibadetinin Şartları uygun olan kişilerin kurban kesmesi “Kaçınılmazdır” gibi bir kelime kullanması gene yakışmadı, Burada anlam anarşisi oluşuyor, Bu anlam anarşisi nedeniyle “Kurban Kesilmesinin” farz olmadığı iddia ediliyor, Aşağıda gene Of’lu Prof. Dr. Mehmet Okuyan’nın kurbanın farziyetini nasıl izah ettiğini dinleyebilirsiniz.
Sayın müftümüz burada Kurban kesmek farzdır diyeceğine neden Kaçınılmazdır kelimesini kullandı ?, Anlayamadık!

Bu makalede (2) numara ile işaretlediğimiz Yunus Emre’nin adı ile yayınlandığını gördüğümüz bir dize nakledilmiş, Bu dizenin Yunusa ait olmadığını, Şamanlığa meyilli Alevi vatandaşlarımızın ibadet eksikliklerini telefi psikolojisi ile yazılmış ve Yunus Emre’ye atfedilmiş bir dize olduğunu sanıyorum, Çünkü Yunus İslam’a aykırı bir kelem etmez.  “Yüz Kâbe’den yeğrektir, Bir gönül ziyareti” Cümlesi Allah’ın Mübarek Kıldığı Kâbe ve Çevresi hakkındaki ayetlerle uyumsuzdur.

Of’lu müftümüzün Bir dostu ziyaret etmek, Yüz Kabe ziyaretinden değerlidir şeklinde bir söze itibar etmesi akıl almaz bir gaflettir sanıyorum.

Sayın Müftümüz “Kurban Etlerimizin Arş-ı Alâ’ya yükselecektir” şeklinde cümle kurması kabul edilemez, Halbuki kurbanın etleri değil Bizim takvamızdır Arş-ı Alâ’ya yükselecek olan, Zaten bu makale içinde bu konuda Allah’ın cc. Kuranı Kerimde (Hac 37) ayeti yazıldığı halde!

Müftümüz söz konusu makaleyi yazarken Diyanet yayınlarından faydalandığını beyan etmiş, Sanıyorum kopyalarken bir hata oluşmuş, Ya da Diyanet adına yazılan bilgi yanlış yazılmış…

28 Şubatçıların eski hocaları zorunlu emekli etmesi, Fetö döneminde Eğitimsiz, Mele’lerin ve İHL mezunlarının Diyanet kadrosuna alınmasının sebep olduğu İslam’da yozlaşma alabildiğine yaygınlaştı.

Cami müştemilatında ikamet ettiği halde, Evinde olduğu halde “İzinli” mazereti nedeniyle cemaate katılmayan görevliler görüyoruz.
Benim görevim “namaz Kıldırmak” savunması ile hiçbir vakitte cemaati aydınlatacak İmani, itikadi, ameli konularda sohbet edenler çok çok az olduğunu görüyoruz, 657 nolu kanun izin vermediği için zaten sosyal meselelerde “Politika nedeniyle” tek kelime beyan edemiyorlar, Hâlbuki İslam’da ruhbanlık yoktur, İbadet memurluğu tam karşılığı ruhbanlıktır, “cemaat olun en takvanızı imam yapın” emri maalesef ülkemizde Diyanet ve Cemaat tarafından bilinmiyor, Bilenler ciddiye almıyor…

Artık Allah’ın rahmetini beklemekten başka çaremiz kalmadı,maalesef…





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI