Bugun...
HAYATIN ANLAMI İÇİN YAŞAMAK


Abdullah Gözaydın Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 25-03-2020 15:00

Uzun yıllar geçti,

      1990 Aralık ayı, 10 yıl süren mahkumiyetimin sonucunda , Sözde özgür ! hayatımın 6 ayı geçti, hayata tutunmaya  çalışıyorum, 1980 öncesi yıllara göre toplumun sosyal ve kültürel değerleri alt üst olmuş,  Toplumsal duyarsızlık had safhada, Haramsız ve yalansız bir hayat yaşama azmim karşısında takdir beklerken hep eleştiri, hep geçmiş defterlerin önüme konması;
     Fakat Allah'ım sabır veriyor şükürler olsun, namerde muhtaç olmuyorum. Moda olan değerleri değil, inandığım değerleri yaşamak konusunda en yakınımdakilere dahi taviz yok.
     Pek çok, karşıdan bakanlara göre garip bir hayatım var, zaten bu hayatın anlamı gariplikler değil midir.
moda değerleri savunanları terk ederek, gerçek klasik değerleri yaşayabileceğim insan ve çevre arama gayretlerim devam ediyor.
Yıl 2007 Kasım ayı; 
   Balatta tanıdığım İsmail abi emeklilikten sonra yerleştiği Alaplıdan gezmeye gelmiş, dernek lokalinde muhabbet ediyoruz, İsmail Abi bir hatırasını anlatmaya devam ediyor.
   --- Günlerden Cuma Bel fıtığım artık çekilmez oldu, cuma namazından sonra Sarıyer'e  bir kırıkçıya gideceğim, hoca cami tamiratları için yardım toplanacağını duyurdu, ben zaten cami yardım derneği üyesi olarak aidat veriyorum, fakat bu gün Allah için ilave katkı sağlamak istedim.
       ve parayı yardım sandığına atarken, Allah'ım bak sana ilave kıyak yapıyorum sende beni çevre yoluna çıkaracak bir sevdiğini gönderirsin artık
     Not:İsmail abi Ayvansaray'da oturuyor, 140 kilo ve bel fıtığı nedeniyle yürümekte zorluk çekiyor, Sarıyer'e  gidebilmesi için haliç çevre yolundaki otobüs durağına çıkması lazım, bu durağa kadar Allah'ın kendisine yardım etmesini diliyor.
     Diye dua ettim, camiden çıkıp caddeye indiğimde karşı yolda bir araba bana korna çalıyordu, baktım bu ! (Abdullah)
     -- İsmail abi nereye gidiyorsun
     --sen nereye gidiyorsun
    -- Beşiktaş tarafına doğru
    -- bende Sarıyer'e gidiyorum belimi çektirmeye,
    --Gel götüreyim seni,
    --Yok ya bir dünya benzin yakarsın benim verecek param yok
    --senden benzin parası isteyen mi var gel hadi,ben aslında Büyükdere'ye gidiyorum sarıyere bir iki km uzaklıkta
   --Allah'tan başka şey isteseydim olacakmış meğerse.

    Yolculuğumuz esnasında İsmail abi yukarıdaki diyalogun açılımını söylememişti bana, Sarıyer'de şimdi rahmetli olan kırıkçı İsmail abinin belini çekti, iki büklüm gittiği kırıkçıdan yürüyerek çıktık, hala sağlığı bu konuda bozulmamış.
       Bu duasından İsmail abi bana bahsetmemişti, aradan 16 sene   geçtikten sonra öğreniyorum
       Neyi mi ?: Bir kul Allah için sadaka veriyor ve dua ediyor, Allah'ım bana bir dostunu gönder diye ve gelen ben oluyorum
İsmail Abinin "Allah'ım bir dostunu bana yardım için gönderirsin artık" kelimesinde saklı kaderi şimdi düşünüyorum.
       Ne yaptım da bu konuda bir duanın gerçekleşme neticesi içinde oluyorum bilmiyorum, öyle enteresan bir kul değilim, sadece ya Rabbi senin rızanı kazanmak  için yalan konuşmayacağım diye ahdim var, yalanı, iman ile birlikte düşündüğüm için hayatımdan öncelikle yalanı çıkardım, ondan sonrası kolay gelmeye başladı, yalansız bir hayat haramsız bir hayata gebe oluyor, pembe denilenlerde dahil,yalansız ve haramsız bir hayat ise samimi Allah dostlarından bir insan topluluğuna dahil oluyorsun, tabii bu arada Allah için düşmanları da oluyor insanın, ama önemli değil, buda işin tuzu biberi.

       Şimdi düşünüyorum da: 1991 yılında bir yerli araba alacaktım, param aracın yarı parasına yetiyordu,  araç sahibi ile vade farkı konusunda pazarlık yaparken İsmail abi yanımızdaydı, kendisiyle fazla samimiyetimiz olmamasına rağmen
   -- Abdullah gel sen bu faiz işine bulaşma, bende banka yatırım fonları var, onları bozdur arabayı peşin al dedi.
   --hayatımda hiç borca girmemiş biri olarak önce çekindim , İsmail abinin çekinme ne zaman paran olursa o zaman ödersin teklifi karşısında Kabul ederek arabayı peşin aldım.

      Allah'ın rızası için yaşama gayreti bunun gibi pek çok olay yaşamama vesile oldu, buradan bu hatıramı anlatmamdaki gaye, hayat mücadelesinde kimse Allah'ı imtihan etmeye kalkmasın , bıkmadan usanmadan hayatı Allah rızası istikametinde yaşasın, kul sıkışmadan Hızır As. yetişmez derler , Kul gerçekten sıkışınca Allah mutlaka bir vesile bir dostunu gönderiyor, ne mutlu Allah dostu vasfına nail olanlara,
 10.11.2007 istanbul fatih





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI