Eskiden toplumsal denetim dediğimiz , Şimdilerde aşağılamak için mahalle baskısı denilen bir adet vardı.
Bir kişi yalancı, güvenilmez, kötü ahlaklı ise kimse onunla arkadaşlık yapmaz, hatta dükkanından alışveriş yapmasını istemezdi.
Kötülükle damgalanan mecburen o Köyü / semti terk eder, Gittiği yerde daha dikkatli, daha iyi insan olmaya gayret ederdi.
Şimdi öylemi artık bu ahlaksızlıklar çoğaldı, eleştiri yapmak bile kabahat bazen suç oldu.
Kanunsuz, Ahlaksız, Yalancı birisi size iftira atıyor, Ceza almanızı "hile ile" sağlıyor, Cümle alem sizin masum olduğunuza, iftira atanın hokkabaz olduğuna şahit ama çevrenizdeki "İstisnalar hariç" herkes o melun kişi ile dostluğunu sürdürüyor, Menfaati varsa peşinden gitmeye devam ediyor, Gerektiğinde o şarlatanın askerliğini yapmaktan utanmıyor, Bu kadim arkadaşınız, kardeşiniz dahi olabiliyor.
Gel bu diyarda arkadaşlık komşuluk akrabalık bağlarından bahset...
Gerçekten ülke hicret edilecek hale geldi, Hicret edelimde nereye?
Atalarımızdan aldığımız bu vatanı kime teslim edip gideceğiz?
hayır gitmiyorum, Bu şartlatanlar kim olursa olsun ilişkilerime mesafe koyarak, direnerek, kötüleri hoş görenlerinde aynı kötülükle damgalı olduklarını bağırarak, Yani Kıral çıplak diyerek yaşamaya devam diyorum.
Ömrü veren Allah madem ölüm bir kere NEDEN ALLAH CC. İÇİN OLMASIN
