Bazı arkadaşlar Bir hatipin bir yorumunu alıp, İnsanlığa ve İslama örnek mesaj vermeye çalışıyor.
YANLIŞ!
Neden mi?
Bozuk saat bile günde iki kere vakti doğru gösterir..
Bir kişinin bütün söz ve davranışlarında isabet olması gerekiyor.
Kişi bir sözünde vahdeti doğru tespit ederken, Diğer bir sözünde şirke düşebilir..
Bu tür hatiplerin hiçbir sözüne itibar edilmez.
Örnek; Müslümanlar Tevrat, Zebur, İncildeki ayetlerin hiçbirini inkar etmez "Belkide o sözler Allahın kelamıdır" Ama hiçbir şekilde mevcut Tevrat, Zebur, İncil ile amel ve itikat etmez, hükmü gibidir. (Tevrat, Zebur, İncil deki doğruların benzeri mutlaka Kuranı kerimde vardır)
Sözün maksadını açıklayayım; Söz konusu bir örnek İ. Eliaçık'tır, Kendisi Din işlerinde devletimizin "Laiklik ilkesi" doğrultusunda kimseye müdahale yetkisi olmaması nedeniyle dilediği gibi konuşuyor, Diyanetin de kendisini hukuken savunma hakkı yok.
Balattaki ofisinde katıldığım bir sohbetinde Sayın Eliaçık; Yusuf suresinin tefsir sohbetinde bir ara "Eş cinsel evlilik olabilir, İslam bu konuda yasaklama getirmemiştir, Erkek erkekle evlenebilir, Yeterki bir zorlama olmasın" gibi bir cümle beyan etti. Salondaki birkaç dinleyici ile ne kadar itiraz ettiysek, fikrinden döndüremedik, Benim fikrim böyle diyerek tartışmayı sonlandırdı.
Burada Kuranı kerim, Örf ve adetlerimiz konusunda Homoseksuel ilişkinin değil meşruluğu, Ne kadar sapık, sapkınlık, ahlaksızlık olduğunu Ayet ve hadisler örnek vererek yazmayacağım, Bu konuda Allah'ın ve Kültürümüzün hükmü açık seçiktir.
Müsteşrikler, İslam coğrafytasında sinsi yıkıcı faaliyetlerde bulunurken hep yalan söylemiyorlardı, 99 doğrunun içine bir yalan koyuyor, Fark edilmiyordu.
Halbuki o bir yalan-İftira 99 doğrunun hükmünü yok ediyordu.
Onların görevi Müslümanları Kuranı kerim ve Resulullaha olan inancımızda şüpheler oluşturmak, Şüpheye düşen insanları dinden imandan uzaklaştırmaktı.
Oldukça başarılı oldular ve 700 yıllık imparatorluğumuz kısa bir sürede 40 parçaya ayrılarak adeta islam birliği gücü yok edildi.
Mevcut petrol gelirlerinin %99'u bu şer odaklarının cebine giderken Müslümanlar bunun ancak %1'ini kullanabiliyor.
Ve Bütün Müslüman topluluklar tüketici konumdadır, üretici olmalarına fırsat verilmemektedir.
Suudi Arabistanın aylık petrol ihracatı 50 milyar dolar, İranın 10 Milyar dolar, harcamakla biritilemiyecek bu gelirin ancak %10'u müslümanların cebine giriyor, Bu gelirinden de %9'u dolaylı yollardan "Tüketim yoluyla" gene batılıların cebine gidiyor..
Hala ibret almayacakmıyız?
Abdullah Gözaydın
