Bugun...
SİZE 12 EYLÜL ÖNCESİNİ ANLATAYIM


Abdullah Gözaydın Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 12-09-2018 09:27

Öncesini diyorum çünkü 6 ay evvel Nisan'dan itibaren on yıl cezaevindeydim.

Katil General Kenan diyordu ya; Darbe şartlarının olgunlaşmasını bekliyoruz.
İşte buradan başlayayım , 1974 affı sonrası toptan çıkan mahkûmlar ceza evlerinde militan olarak kurs görmüştü, Olaylar çoğaldı, Polis aciz kaldı, Sıkıyönetim ilan edildi, her köşebaşına bir manga asker koydular, Polis karakoldan çıkamıyor, resmi elbise ile gezemiyorken, Askerler olaylara müdahale etmiyorlardı.
Nedenini sorduğumuzda emir böyle diyorlardı; Samimi olduğumuz mahallemizin nöbetçi askerleri; Abi bize kimseyi yakalamayın, bırakın birbirlerini öldürsünler, size bir şey olmasın şeklinde emir aldıklarını beyan ederlerdi.

O zaman gazeteler malüm kişilerin ellerinde maddi, resmi gücü olanın borusu ötüyor, gazeteler her gün 15-20 cinayet haberi veriyor, toplu kurşunlanmalar, katliamlar, Maraş, çorum, Sivas Alevi-sünni kışkırtmaları resmi ellerin marifetiydi. Maraş katliamı dönem valisi, Çoruma tayin edilmiş, Çorum katliamı oyunu tezgâhlanmış.
Bir Sezai arkadaşım vardı, Siyasetten tek kelime bilmezdi, Şimdiki vefa camii arsası içinde bir gecekonduda oturuyorlardı, sabah kapısı önünde kurşunladı vefat etti, Adı siyasi cinayetler listesine girdi.
Bu şekilde siyasetle ilgisi olmayan nice cinayetler terör listesine ekleniyordu.
Sıkıyönetim nedeniyle her karakolda üst düzey subay görevliydi yakalanan suçlular bu subayların dilediği şekilde sorgulanıyor ya da sıkıyönetim komutanlıklarına gönderiliyordu.

Ne kadar çok cinayet işlenirse generallerin o kadar hoşuna gidiyordu (Kendi itirafları) ve halk iyice bezginleştiği ortaya çıkınca, Ordu yönetime mitingleri, haberleri yapılmaya başlandı, halk hazır hale getirildi ve darbe yapıldı.
Bir şekilde yakalanan sanıklara işkencelerle akıl almaz suçlar yüklediler,
Evet 14 Nisan 1980 tarihinde gözaltına alındım üç gün içinde hakim karşısına çıkmam gerekiyor, 34 gün sonra savcının ısrarlı çağrısı ile hakim karşısına çıkarıldım, Yüzlerce faili meçhul suç dosyası ile
Hakim karşısında yaşadıklarımı anlattım İzmir, İstanbul Ankara Bursa illerinde işkenceye maruz kaldığım, Ayak tırnaklarımın çekildiğini gösterdim, boş kağıtlara imza atmak zorunda bırakıldığımı işkence raporlarımı gösterdim, 34 gün üzerine adli tabibe çıktım biri 15 gün, sonra 7 gün daha rapor almıştım, görünürde iyileşmem 6 ay sürmüştü, %90 duruşmalarıma bile çıkarılmadım , Hakimler itirazlarıma “Dayağı yemiş doğruları söylemişsin” diyebiliyorlardı, ortada söz konusu ifade dışında hiçbir şahit yok, delil yok, suç unsuru yoktu yüz yıla yakın ceza verdiler Bunun yarısı Yargıtay’da beraat etti, 60 sene üstüme kaldı.

On yıllık mahkûmiyetim boyunca neler gördüm neler bu kısa makalede bunları anlatmam mümkün değil, Fakat bu ülkede yapılan bütün darbeler, yapılacak olan darbeler Ülkenin demokratik geleceği için değildi, hepsi bazı kişilerin bazı zümrelerin kişisel-kurumsal menfaatleri doğrultusunda yapıldı, her biri ülkemizi 30 yıl geriye götürdü, götürmeye devam ediyor.

Sonuç: Türki’ye vatandaşları siyasi bilinçlenmediği sürece, kişisel menfaatleri doğrultusunda bir partiyi desteklediği sürece yeri gelince askeri, şartlar elverdiğince parlamenter darbeler olmaya devam edecektir. Allah’ın insanı özgür bıraktığı gerçeğini idrak edemeyen kafalar köleliği doğal karşılayacak, kim rızkına kefil oluyorsa onun köleliğine razı olacaktır.
Rızkını Allahtan bilen daima Allaha kul olacak, Rızkını kullardan, partilerden bekleyenlerde o kullara partilere kul olmaya devam edecekler….

O YILLARDA ASKER/POLİS İŞKENCE ÖRNEKLERİ


 

Burada resmedilmeyen Tabutluklar vardı, sadece ayakta durabileceğin küçük hücreler, ve Tavandan başına damlayan su işkencesi..
Kişinin Falaka sırasında ayaklar-parmaklar şişer, Tırnak etten ayrılır ve kelpetenle tırnakların çekilme işkencesi.
Kişiye Askıda dalgalı akım cereyan verilirken Falakaya bağlı ayaklarlara ince çubuklarla vurmak.
Kişi Büyükçe bir torbanın içine konulur, Torbanın içine bir ve birkaç kedi bırakılır, Dışarıdan kedi tekmelenir, Can havliyle dışarı çıkmak isteyen kedi kişiyi tırmalar.... 
Kişiyi yüzleşme gerekçesi ile dışarı çıkarırlar, tenha bir yere götürür kaçmasına fırsar verirler ve kişi kaçarken tetikçilerin kucağına düşer öldürülür. 

Bu tür işkenceler anlık, saatlik değil günlerce sürebilir, Tâki istenileni verene kadar. Konuşmadın, İddiaları kabul etmedin ve işkencede öldün..! Kolay ya cesedini kaybederler, Buna imkan yoksa emniyetin en üst katından yere atarlar intihar etti raporu düzenlenir, Cesede otopsi yapılmasına asla müsaade etmezler..





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI