Tahir Bulut

Tahir Bulut

Gönül Defterimden
tahirbulut@hotmail.com

Karışık şiirler

03 Ocak 2026 - 00:30

HİSSEMİZ
Baktırdım dünyanın yıldız falına
Her ömrün sonuna ahuzar düşer
Hudut koyarız da dünya malına
Hissemize ancak kör mezar düşer
Deprem deprem birikir de fayına
Aşık sevgisini katar çayına
Tam 'işleri koydum' derken 'rayına'
Hodbine hoyrada gülizar düşer
Can erinir işvelerden, nazlardan
Vazgeçilir duyulardan, hazlardan
Hani fıldır fıldır dönen gözlerden
Sadece boşluğa bir nazar düşer
Tahir Bulut
@öne çıkar


S A R I K A M I Ş 
(En utanç verici yenilgi; hırsına yenilmektir.)
Tahir Bulut
Sarıkamış, Sarıkamış 
Dallarını kar budamış 
Sarıkamış bu vatana 
Doksanbin fidan adamış 
***
Asker acıkır, susar mı 
Askeri uyku basar mı 
Soğuktan tir tir titreyip 
Donan askerler susar mı 
*** 
Susmaz oğul, susmaz oğul 
Şehit olan küsmez oğul 
Vatan aşkının yerini 
Dünya aşkı kesmez oğul 
*** 
Laz, Kürt, Çerkez, Türkmen, Yörük 
Sırtlarında kaput çürük 
Ayaklarda giydikleri 
Delik postal, yırtık çarık 
*** 
Dağlar büründü beyaza 
Can mı dayanır ayaza 
Akşam yatan hiç bir nefer 
Kalkmadı sabah namaza 
***  
Sorun O'nu dağa taşa 
Sorun O'nu uçan kuşa
Ebedî sürecek namın 
İttıhatçı Enver Paşa 
*** 
Tahir, Mehmet, Apo, Ahmet 
Hepsine de olsun rahmet 
Bunlar benim dedelerim 
Dua okuyun bi zahmet 
En utanç verici yenilgi, hırsına yenilmektir.! 
Malesef Enver Paşa da hırsına yenilmiştir.!
Yanındaki kurmayları ve silah arkadaşları kendisini uyarmış; "Asker bu şartlarda savaşamaz, soğuktan perişan Olur, baharı bekleyelim" demesine rağmen kimseyi dinlememiş, söylenene göre 90 bin canı savaşmadan "perişan" etmiştir.!
Dedemin babası; adımı ondan aldığım Tahir, kardeşleri Abdurrahman, Mehmet, Ahmet askerlik çağları geçmiş olmasına rağmen sefer görev emriyle askere çağrılmıştır.!
Kardeşlerden Mehmet yolda hastalanarak ölmüş.(Bayburt, Maden'de) diğerleri Sarıkamış'ta donarak şehit düşmüştür. 
Kardeşlerden Tahir, 11 yaşında ve tek çocuk olan dedem Dursun Ali'yi Allah'a emanet edip gitmiştir sefer çağrısına. Dedemin annesi de ölmüştür o zaman,gerçekten Allah'ın yardımıyla 74 yıl yaşamıştır dedem.!
Babası göreve gittikten sonra Rus, memleketi işgal etmiş, büyük bir çoğunluk muhacir gitmesine rağmen O sahipsiz olduğundan memlekette kalmıştır.!
Abdurrahman'ın da bir oğlu vardı lakin O dedemden büyüktü. 
Mehmet'in oğlu ölmüştü, 3 kızını bırakıp gitti.
Bu kızların ortancası sonradan ninem oldu, O da 27 yaşında, babamdan sonraki doğumunda bebekle beraber rahmete kavuştu.
En açıklı hikayesi olan en küçük kardeş Ahmet'in hikayesidir.
O, askere giderken hanımı hamile idi, şehit olunca doğan çocuğuna O'nun adını verdiler.
O yüzden büyük amcama "Ahmet oğlu Ahmet" derler. 
Genç yaşta dul kalan hanımı ise büyük kaynı Abdurrahman'ın oğlu Mustafa ile evlenir.
Bu vatanın topraklarında resmiyette fazla tapumuz olmasa da gerçek sahipleri bizleriz; "Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.!" Çünkü...
Hani bazı kolpacı çığırtkanlar; "Reis, bizi Afrin'e götür,!" Diyordu ya, sonra bedelli çıkınca hepsi askerlik şubesi kapılarında kuyruk oldu.!!!
O zaman diyorum işte; "Yalancının?" 
"Hafıza-i beşer Nisyan ile maluldür" derler, ne doğru bir söz.
Bu gün bir markede gidiyoruz, ne alıp yiyeceğimize karar veremiyoruz, mağazaya gidiyoruz, ne alıp giyeceğimize karar veremiyoruz.
Araba beğenmiyoruz; oysaki dedelerimiz seferberliğe yaya gitmişti.
Yaz olsun, kış olsun tatil  yerine karar veremiyoruz.!
Telefon beğenmiyoruz; telefon.! 
Yemen'de yahut dünyanın çeşitli yerlerinde çocuklar açlıktan ölürken, gözümüzün doymazlığından fazla yaptığımız yemekleri çöpe döküyoruz.!
Şimdi bunların hesabını Allah bizden bir gün sormayacak mı? 
Bence soracak.! 
Vay olsun o güne.!!!
Sarıkamış'ta veya dünyanın her yerinde şehitlik mertebesine ulaşmış bütün geçmişimizi şükranla, minnetle ve rahmetle anıyorum.
Kabirleri pür-nur, mekânları cennet olsun.!
Amin, El-Fatiha... 
Tahir Bulut
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum