Bugun...
103 YIL SONRA GELEN ŞEHİD HABERİ


Abdullah Gözaydın Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 03-07-2019 18:57

Bizler "Tirinkoz" Sülalesi olarak 16.yy.da Aydın Germencik Üzümlü Köyü Yakupoğullarından Üç erkek Kardeş Aileleri ile birlikte  (Trabzon bölgesindeki Rum İsyanlarına karşı Müslüman Nüfusu çoğaltmak amacıyla gönderilmiştir.)
Buraya gelen dedelerimiz Biraz sert ve İnantçı olmalarından dolayı herhalde yöre halkı tarafından "Tirinkoz" lakabı ile anılır olmuş, (Osmanlı deyimler sözlüğünde; Tirin; güçlü, Koz; Ceviz veya ateş) anlamında Çetin ceviz, Tabiriyle ve yakın zamana kadar Dirayetli-İnatçı kişiliklerimiz ile tanınıyoruz, hala genlerimizin tezahürü devam ediyor.)

Bunları yazmamın sebebi, 1. Dünya savaşı sırasında Dedem (Moral Subayı-Askeri hoca) Hasan efendi Çanakkale savaşında Eğe bölgesinde köy köy gezerek halkı cepheye gitmeye razı eden sohbetler, vaazlar, toplantılar yaparak halkı motive etmekle görevlendirilmişti.

Çanakkale savaşı  18 Mart 1915 yılında başlamış, 9 Ocak 1916 tarihinde sona ermişti. Bu arada Karadeniz limanlarını sık sık bombalayan Ruslar Sarıkamış faciasından sonra taarruza geçmiş Erzurum, Gümüşhane, Bayburt, Trabzon'u ele geçirmek için işgale başlamıştı.

Bu savaşı haber alan Dedem Hasan Efendi, Of'a telgraf çekerek Ailesinin Çorum Sungurluya göç etmesini istemişti, Bir aydan fazla süren bu yolculukta bazı yaşlılarımız ve Küçük çocuklardan 5-6 kişi hayatını kaybetti.

Bu arada Hasan efendinin kardeşi İbrahim Efendi Basra cephesinde Kut’ül Ammare savunma hattında askerdi, Tevatüren bildiğimiz bu bilgi şimdi resmi belgelerle ortaya çıktı.

Tarihte Felâhiye savaşları da denilen Osmanlı ordusunun İngilizleri perişen ettiği Kut’ül Ammare zaferi, Felâhiye  şehid defterinde Of'lu Ahmet oğlu Tirinkoz'un İbrahim kaydı ortaya çıktı.
Gene dedelerimizden sarı Abdullah Balkan savaşlarına katılmış geri gelememişti, Birgün onun da adının bir şehid defterinde karşımıza çıkmasını temenni ediyoruz.

FELAHİYE SAVAŞLARI VE Kut’ül Amare ZAFERİ HAKKINDA ARAŞTIRMALAR

7 Aralık 1915-29 Nisan 1916 tarihleri arasında yapılan Osmanlı İmparatorluğu’nun galip geldiği son savaş Kut’ül Ammare savaşıdır. Düşman devlet İngilizler ve müttefikleri, Basra’ya deniz yoluyla çıkarma yapıp, buradan Bağdat, Kerkük ve Musul’u almayı planlıyorlardı.

Kut’ül Ammare savaşı Milli Mücadele kahramanlarından ve 6. Ordu Kumandanı Halil Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusunun tarih sahnesindeki son muzafferiyettir. Ordu bünyesinde Ali İhsan Paşa albay rütbesinde savaşmıştır. Mehmet Muzaffer’in Yüzbaşı olarak şehit olduğu destanın adıdır Felâhiye.

Mehmet Muzaffer ki Çanakkale Savaşında hani bir 100 kayme para yaparak “bedeli Çanakkale’de ödenecektir” diye bir tüccardan lastik alan asteğmen vardır ya işte o kahramandır. Binlerce şehidin yanında Yüzbaşı Mehmet Muzaffer de boğazından vurularak Felâhiye savaşlarında şehit düşmüş ve akan kanını bir zarfa parmağıyla yazarak “bölük intikamımı alsın” demiştir. Sonrasında kıbleyi yanındakilere sorarak şehit olmuştur.

Kut’ül Ammare savaşını İngiliz Kraliçesi “en utanç verici teslimiyet” olarak görmüştür. Savaş bitmeden önce İngiliz Generali Townsend, Halil Paşa’ya askerlerinin esir edilmemeleri karşılığında 1 milyon pound teklif etmiş Halil Paşa ise teklifi tarihi Katerina olayını hatırlatarak teklif edilen tüm şeyleri reddetmiştir ve şu tarihi sözleri söylemiştir: “Biz Baltacı dönemi bitti sanıyorduk.” 

Bu savaş sonucunda İngilizler sayısız askeri teçhizatla birlikte 30.000 ölü, 13.794 esir (13 General, 481 subay, 13.300 asker) vererek teslim olmuşlardır. İngilizler ve müttefikleri 5 kez Osmanlı (Türk) Kuvvetleriyle, Felâhiye’de savaşmışlar ve hepsinde zayiat vererek çekilmek zorunda kalmışlardır. Galip gelen Osmanlı kuvvetleri (Halil Paşa askerlerine “Türk askeri” diye hitap etmektedir.) daha sonra gelen askeri emir ile kuzeye hareket ederek Sarıkamış Destanı’nın kahramanları olmuşlardır. 





YORUMLAR

Kut’ül Amare Savaşı
03-07-2019 19:31:00

 


Kut’ül Amare Savaşının Nedenleri
3 Ekim 1915 tarihli günlüğünde General Townshend, İngiltere’nin asıl amacını, Basra vilayetindeki konumlarını sağlamlaştırmak amacıyla Kut’ül Amare’yi işgal etmek şeklinde ifade etmiştir.

Bu doğrultuda Ammare’nin 3 Haziran 1915’te İngilizler tarafından işgalinden sonra 1 Ağustos’ta General Townshend maiyetinde bulunan 6. Fırka ile ileri harekete başlayarak Aliyülgarbi mevkiini işgal etmiştir. 15 Eylül’de de Kut’ül Amare‘nin bir günlük mesafesine kadar sokulmuştur.

29 Eylül’de ise Kut’ül Amare İngilizlerin eline geçmiş, General Townshend, 15 bin kişilik kuvvetiyle Kasım ayı ortasında Bağdat istikametinde ileri yürüyüşe başlamıştır. Ancak 22 Kasım’daki Selman-ı Pak Savaşı sonucunda bu girişimi sonuçsuz kalmıştır.

Kut’ül Amare’nin Kuşatılması
General Townshend savaşarak Kut’ül Amare’ye çekilmek zorunda kalmıştır. Albay Nurettin Bey komutasındaki Türk ordusu, 7 Aralık’ta İngiliz kuvvetlerini Kut’ül Amare’de tamamen kuşatmıştır.  Kuşatma devam ederken Irak’ta 6. Ordu’nun kurulması kararlaştırılmış ve kumandasına Goltz Paşa tayin edilmiştir.

Bu arada General Townshend’in birliklerini kurtarma maksadıyla 1916 yılının ilk dört ayı içinde İngilizler pek çok teşebbüste bulunmuşlardır. Bunun için Fransa cephesinden iki tümen ile diğer bir takım birlikler Basra’ya getirilmiştir. Türkler de Dicle’nin iki tarafında birbiri arkasında üç müstahkem mevki hazırlamışlardır. 7/9 ve 13/14 Ocak’ta şiddetli savaşlardan sonra ilk iki mevzilerinden geriye atılmışlardır.  Üçüncü mevzide ise İngilizler, büyük kayıplar verdirilerek püskürtülmüştür.

Şubat 1916’da ise 18. Kolordu, 51. ve 45. Fırkalarıyla Kut’ül Amare‘yi kuşatmaya devam etmekte ve 52. Fırka da Felahiye mevziini savunmaktaydı. Menzil bölgesinin durumu ve konumunu kontrol adına Kolordunun 2.Fırka 5.Alayı Kolbaşısıyla Musul’a 1. Alayı da Resulayn’a gitmişlerdir.

Kut’ül Amare Savaşının Sonuçlanması ve Zafer
Daha sonra Türkler, Felahiye mevziine çekilerek 9 ve 22 Nisan 1916’da şiddetli taarruza uğramışlardır. Ancak İngilizler bu hücumlarında başarı sağlayamamışlardır. Bu olaylar devam ederken Mareşal von der Goltz, Bağdat’ta tifüsten ölmüştür. Goltz Paşa’nın ölümünden sonra 27 Nisan 1916 tarihli Padişah iradesiyle Mirliva Halil Paşa’nın asıl olarak 6. Ordu Komutanlığı’na tayin edilmiş olduğu tebliğ olunmuştur.

Türk ordusunun komuta kademesindeki zorunlu değişikliklerin meydana geldiği sıralarda General Townshend, elinde bir peksimet bile kalmadığını görmüş ve bu durumu Halil Paşa’nın da bildiğini düşünerek 29 Nisan 1916’da teslim olmuştur.

Kut’ül Amare Savaşı Sonrasında Durum
Irak’ı ele geçirmek isteyen bir devlet, Anadolu topraklarına sahip değilse bu işi güneyden yapmaya çalışacaktır. Bu açıdan Irak haritasına bakıldığında ilk olarak güneyde Kut’ül Amare‘nin ele geçirilmesi gereklidir. Buranın alınması durumunda Bağdat ve Musul yolu açılmış olacak ve Anadolu’ya geçiş sağlanabilecektir. Bu amaçla I.Dünya Savaşı sırasında İngiltere, Kut’ül Amare‘yi ele geçirmiştir.  Ancak Osmanlı Devleti, bir uzvunun yaralanmasının doğurduğu can havliyle hareket etmiş ve kısa bir sürede Kut’ül Amare‘yi geri almştır.

Kut’ül Amare’nin geri alınmasıyla birlikte Osmanlı Başkomutanlık Karargahı, Almanya’nın jeopolitik politikalarına yenik düşerek bölgedeki kuvvetlerini İran’a sevk etmiştir. Ayrıca savaş bölgesinin arka odası olarak nitelendirilen Menzil Hatlarını da takviye etmemiştir. Aslında bölgede savaşan komutanlar ve yetkililer durumun farkına zamanında varmıştır. Bu vesileyle ordu lojistik ve ikmalinin tamamlanması ve eksiklerin giderilmesini isteyen raporlar hazırlayıp sunmuşlardır. Fakat gereken yapılmamıştır. Günümüzde Muhabere Hizmet Desteği olarak adlandırılan Menzil Teşkilatı ve Tesislerine yeterli özen gösterilmemiştir.

Neticede rahat bir hareket imkanı bulan İngiltere, sistemli bir şekilde lojistik ihtiyaçlarını tamamlayarak eskisinden daha kuvvetli bir şekilde harekete geçmiştir. Kut’ül Amare başta olmak üzere bütün Irak’ı işgal ederek ele geçirmeyi başarmıştır.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI