Abdullah Gözaydın

Abdullah Gözaydın

Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com

Allah, Din, Vatan, Millet, Özgürlük bağlamında tartışmalar

14 Temmuz 2022 - 13:27 - Güncelleme: 14 Temmuz 2022 - 18:42

300 yıldır, Hem Cumhuriyet öncesi hem sonrası Allah'ın son kitabı Kuran-ı Kerimi yer yüzünde hakkı ile anlayan-yaşayan cemaat, devlet kalmadı. 

Siyonizm evrensel ideallerine ulaşabilmek için Hıristiyanlığı öyle tahrip etti ki, Yaşanılan din yüz yıl süren mezhep savaşlarına dönüştü, 1255 yılında Haçlı orduları Kostantiniyyeyi işgal etti, Baş üstünde baş, taş üstünde taş bırakmadı.

Bu gün Saraçhane meydanında temel kalıntıları blunan Aziz Polieuktos Kilisesi Romalılar tarafından yağmalandı, Nadide mermer levha ve sütunları Avrupaya taşındı, Büyük katliamlar  gerçekleşti. Hıristiyanlığı bitiren siyonizm Müslümanlığa el attı, El altından Arapları provoke eden ingilizler 1. Dünya savaşını fırsata çevirerek Bu Avrupa ve Amerika devletleri Osmanlıya saldırdı, Araplar "Mısır-Suud" bu savaşta bizim yanımızda gereği gibi durmadı ve bazı yanlış taktikler nedeniyle Almanlar yenildi bizde yenilmiş sayıldık.
Padişahın Selaniğe sürüldüğü, Ülkeyi yöneten ittihattı Terakki partisinin Almanlarla ittifak yapması ve Rusyaya savaş açmamız kabul edilemez yanlıştı.
Bu olaydan sonra Anadoluda bir devlet kurmayı başardık ( Bu birazda 1918-1920 yılları arasında en çok Avrupayı etkisi altına alıp 100-150 milyon insanın ölümüne sebep olan İspanyol gribi nedeniyle cepheye sürecek askeri kalmayan İtilaf Devletleri, Savaşı durdurup geri çekilmeyi, Lozanda kabul etti.

Savaşla bitiremedikleri Anadolu Müslümanlığını yüz içinde o kadar ağır baskılarla yaptırımlar uyguladı ki Türkiyede ve Arap aleminde hakkıyla iman eden çok az insan kaldı, İbadet din yapıldı, Ama islamın iman ve kardeşliği İlim irfan mücadelesi unutturuldu. İslamın haram kıldığı herşey meşrulaştırıldı, Bizlerde Araplarda şekilde Müslüman özünde inançsız bir millet olduk çıktık. 

Ve aşağıda görüldüğü gibi fındık kabuğunu doldurmayacak mesnetsiz itirazlarla arkadaşlar dostlar arasında bile kardeşlik tesis edemez olduk. Ne zaman uyanacağız herhalde ben göremeyeceğim herhalde.

Allah yar ve yardımcımız olsun


Mehmet Kamil Atkın
Bakış açın çok yanlış Apo abi.
Şuan ülkemizde ciddi bir Arap etnisitesi ve ciddi şekilde toplumu yozlaştırmakta.
Bu gelen Arapların büyük çoğunluğunun İslamiyet ve Müslümanlıkla pek ilgisi olduğunu düşünmüyorum ve bunu İslam düşmanlığı gibi göremezsin.
Toplum ciddi şekilde Araplara ve kültürüne karşı.
Arap nüfusa tepki gösterenlerin İslamiyet’e ve ya Müslümanlığa tepki gösterdiğini göremezsin ülkemizde.


 

Teoman Balcı
İki yaşında kız çocuğunu çarşafa sarıp erkek çocuğuna cübbe sarık giydirmek İslamiyet değildir Arap adetlerini İslamiyet’in gereği gibi göstermekte İslamiyet değil cübbe sarık sakal İslamiyet’in bir nişanı da değil bunları insanlara İslamiyet’in şartları gibi gösterirsen onlarda doğal olarak Arap olmayacağım diyecektir bu gayet normal
***************

Abdullah Gözaydın
Teoman Balcı Teoman kardeşim Biraz evvel Kâmil’e yazdıklarımı sana da söylemiş olayım.
Kimseyi inancından dolayı kınama, Kılık-kıyafet, Yeme-içme, şapka-sarık, kıyafeti kapalı-açık şeklinde ayrımcılık yapma, Çünkü buna kısaca sosyal faşizm denir ki Medeni dünyada ve İslam'da kabul edilmez, Suçtur.

Evet, İslam'ın "Kuranda beyan edilen" haramları vardır Tesettür ölçüleri farzdır, hatta göz ile açık-saçık olanlara bakmak yasaktır, Fakat gayri İslami davranışları kişisel hayatında yaşayanlara mani olmak, Kişisel müdahale etmek te yasaktır.

Toplumun çoğunun koyduğu devlet kurallarına uymak zorundayız, Biz Müslümanlar için azınlık olduğumuz coğrafyadaki yönetimlerin suçları bizi ilgilendirmez.
Fakat bir Müslümanı zorlayarak haram olan şeyleri yapmasını sağlamak insanlık değildir.

Herkesin kendine göre İslam'ı olması dindarlık değildir, Kuran ortadadır Allah'ın güzel dediği davranışlar güzel, Kötü dediği davranışlar kötüdür.

Bu nedenle ateist-deist İskandinav ülkeleri, Yeni Zelanda (İslami kuralların en yoğun yaşandığı) ülkeler seçildiler. Sözde şeriatla yönetilen ülkelerde, İslam'ı din olarak tanıyan ülkelerde İslami hayat tarzına %50den fazla uygun davranışlar maalesef yok.

Söz konusu Allah ve İslam olduğuna göre ölçümüz Kuran ve Resulullah’ın as. Olmalı. Kişisel beklentileriniz sizin için en doğrusu olabilir, Fakat bunu muhatabınızı ret ederek değil istişare ile yaparsanız daha hukuki daha insancıl olur kanaatindeyim Vesselam.
****************

Teoman Balcı
Abdullah Gözaydın sevgili abim İslam da kadınların tanınmayacak şekilde örtünmeleri yasaktır kimse kimseye çıplak gez demiyor zaten diyemez de
*******************

Abdullah Gözaydın
Teoman Balcı kardeşim bakınız Ahzap suresi
﴾59﴿ ayeti ne diyor "Ey peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış giysilerini üzerlerine bürünsünler. Bu, tanınıp rahatsız edilmemeleri için en uygun olanıdır. Allah ziyadesiyle bağışlamakta ve çok esirgemektedir." En doğrusu bu diyor genel ölçü el ayak yüz dışındaki vücut hatlarının örtülmesidir.
Allah örtünmeyenlere faizde olduğu gibi lanet etmiyor, tavsiyede bulunuyor, İslam zaten nasihattir.
*******************

Teoman Balcı
Ayrıca kimin ne giyindiği bizi ilgilendirmez ama bunu İslam’ın bir gereği olarak göstermek yanlış biz demiyoruz ki daracık pantolon giy oranı buranı meydana çıkar veyahut demiyoruz ki mini etek giy kendini sergile lakin 3 yaşında çocuğu çarşafa sarıp cübbe sarık giydirip o çocuğun çocukluk yaşamasını engelleyemezsin bu ne insanlığa ne İslam’a sığar bu o çocuğun kendi inisiyatifi değil çünkü, ana baba baskısı ,mahalle baskısı .ondan sonra milyonlarca ateist yetişiyor Ayrıca cenneti sadece erkeklerin şehvet duygularına göre yorumlayan sapkın hocalar oldukça daha çok İslam düşmanı yetişir yani demem o ki suçu İslam düşmanlarında aramamak lazım İslami yanlış anlatan yanlış yasayan yanlış uygulayan Müslüman görünümlü münafıklarda aramak lazım bence..
***************

Abdullah Gözaydın
Teoman Balcı “Ey iman edenler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun. Onun yakıtı insanlar ve taşlardır.” (Tahrim, 66/6)
------------
Ey iman edenler! Kendinizi ve ehlinizi ateşten koruyun, cehennem ateşine sürüklenmelerine sebep olacak fitne ve isyandan koruyarak Allah'ın emirlerine, itaate götürün. Çünkü aile sahibi kendinden sorumlu olduğu gibi ailesinden de sorumludur. Zira konuyla ilgili "Hepiniz çobansınız ve hepiniz tebaanızdan sorumlusunuz." ve "Sizin hayırlı olanınız, ehline karşı hayırlı olanınızdır." (Buhârî, Cum`a 11)

Ebu Hayyan'ın kaydettiğine göre, "Hz. Ömer,
"Ya Resulallah! Nefislerimizi koruruz, fakat ehlimizi nasıl koruyabiliriz?" demişti. Bunun üzerine Allah'ın Resulü (asv) de şöyle buyurdu:
"Allah'ın sizi nehyettiği şeylerden onları nehyedersiniz ve Allah'ın size emrettiği şeyleri onlara emredersiniz. İşte bu, onları korumak demektir."

KİMSE KİMSEYE MÜSLÜMANLIK DAYATAMAZ, MÜSLÜMANA İSE KİMSE ALLAHIN ÇİZDİĞİ YOLDAN AYRILMASINI TEKLİF EDEMEZ.
ANCAK O ZAMAN SOSYAL HAYATIMIZ HUZUR OLUR
********************
Teoman Balcı
Abdullah Gözaydın bizde bunu söylüyoruz zaten yüzü açık olacak
************************
Abdullah Gözaydın
Teoman Balcı O Normal farz, İslam'ın birde takva teklifi vardır. Herkes helal bir işle rızkını temin edebilir, Bazıları çok daha fazla zaruret olan İlim-Bilim-Sanat ile meşgul olursa hem rızkına ulaşır hem artı sevap kazanır. Doktor ile tarlada çalışan bir olur mu? Oto tamircisi ile Savaş makinası icat ederek Müslümanların güvenliğini sağlayan bir olmadığı gibi
**********************

TC Metin Altıntaş
Bence İslam inancına en büyük darbeyi, eski gibi, Araplar vuruyor! Onlardan kopuk gerçek İslam öğretilmediği ve de örnek olarak yaşanmadığı sürece, inananların sayısı gittikçe azalır!




İbni Ömer Radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Peygamber aleyhisselâm şöyle buyurdu:

“Hepiniz çobansınız. Hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Âmir memurlarının çobanıdır. Erkek ailesinin çobanıdır. Kadın da evinin ve çocuğunun çobanıdır. Netice itibariyle hepiniz çobansınız ve hepiniz idare ettiklerinizden sorumlusunuz.” (Buhârî, Cum`a 11, İstikrâz 20, İtk 17, 19, Vesâyâ 9, Nikâh 81, 90, Ahkâm 1; Müslim, İmâre 20. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, İmâre 1, 13; Tirmizî, Cihâd 27)

Bu yazı 272 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum