Abdullah Gözaydın

Abdullah Gözaydın

Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com

Atatürk, Kemalizm ve İslam düşüncesi

22 Ekim 2021 - 07:04 - Güncelleme: 22 Ekim 2021 - 07:37

Ülkemizde MK. Atatürk Sevgisi, ve Mustafa Kemal Düşmanlığı İfrat ve Tefritten ibaret

Kemalistlerin Ekmek hava su gibi her şeyi Atatürk ile ifade etmeleri ve Atatürk'ün bazı dinci kisveli kişilere yaptırımları örnek alınarak Günümüzde İslama saldırmaları, Müslümanları aşağılamaları, Müslümanların dini vecibeleri gereği olan hayat nizamı haklarını yok saymaları ne kadar yanlış ise.

Kemalizm-Atatürk düşmanlığını Firavun, Nemrut düşmanlığına dönüştüren, Bütün Kemalistleri dinsiz imansız bir şekilde tanımlayanlarda yanlışın büyüğünü yapıyorlar.

Laiklik karşıtları batıdan içimize sızan (İçki, Kumar, Fuhuş, Müstecenlik) özgürlüğü taraftarlarını dinsizlikle suçlamaları İslama göre ne kadar yanlış olduğunu düşünmüyorlar.

Allah cc. En'am 108 ayetinde; Ve onların Allah'dan başka tapmakta olduklarına sövmeyin! Yoksa (onlar da)haddi aşarak bilgisizce Allah'a söverler! 
Böylece her ümmete (kendi) amellerini süsledik; sonra dönüşleri ancak Rablerinedir; artık (O da, dünyada) yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.

Bu konuda Kemalistler din ile devlet işlerini ayıralım derken devlet eliyle din düşmanlığına düşmeleri nasıl kabul edilemez ise. 
Dini gerekçe göstererek Kemalistleri dinsiz ialan edenlerde aynı fitne çamuruna düşmektedirler.

Fitne toplumsal barışımızı bozmak için yapılan hareketler ve sözlerdir, Açıkça inkarcı olmayan İnsanları tekfir etmek haramdır. ve Fitnedir, Fitne insan öldürmekten çok daha büyük günahtır.

Laik Türkiyede Başta politikacıların dini söylemlerden kaçınmaları gerekmektedir. İslam "Kişilere indirgenerek" istismar edilmesi fitnedir.
Bu kişilere misli ile müdahalede bulunan dincilerde bir fitne içindedir.
YIL ELLİLİ YILLAR VE İSLAMCI! MENDERESLER!!!

ARAPÇA EZAN DOĞRUSU İDİ AMA EZAN İSLAM DEMEK DEĞİLDİ MAALESEF

Burada sağ duyulu olması gereken Müslümanlardır, Güzel ahlak ile, Peygamberi bir sabırla (En Güzel şekilde) orta yolu bulmak, Toplumsal nefret oluşturmadan Millet olduğumuz şuuru ile birbirimizi tekfirden vazgeçmez ise Allah bu devleti elimizden alır.

(İçki, Kumar, Fuhuş, Müstecenlik) taraftarları vatan haini değildir, açıkça itiraf etmedikleri sürece dinsizde değillerdir. Bu günahkarlarla islamın emrettiği sabır ile diyalog kurmak zorundayız. Hepimiz bir gemideyiz, batarsak hep birlikte batarız. 
Devlet allah'ın emri kutsalımızdır, Devleti baki kılmak için Can-kan verenler şehit gazi ünvanına sahiptir.

Mustafa Kemal Düşmanları 1938 yılına kadar ülkede yapılan Milli ekonomik hamleleri iyi düşünmeleri ve 38 sonrası iktidara gelen zihniyetin aleni din düşmanlığını Atatürk'e mal etmeleri iftiradan başka birşey değildir.

Bu devrin yöneticileri ne kadar günahkar ise Chp içinden çıkan DP hükümetleri de o kadar Münafık durumundadır. İbadetin farz ve vaciplerinden olmayan Ezanı şerifi Türkçe okutmak kişiyi imansız yapmaz, ama Batı ile yapılan işbirliği anlaşmaları Milli ve İslami varlığımızı tehdit ettiği için kabul edilemezdir.

Bir Müslüman olarak "fulbright" eğitim politikalarına, Askeri, politik, ekonomik, faiz politikalarına ne kadar düşman isem, Bazı günahları işliyor diye kemalist düşünceye düşman olanlara da karşıyım..

Birde kemalizm düşmaları biraz kendilerine bakmalı, Kimleri ne gerekçe ile desteklediklerine bakmalı, Ülkenin geldiği durumu ve 38 sonrası Hristiyan-Siyonist işbirliği mimarlarına nasıl tepki verdiklerine bakmalı.

Osmanlının son 300 yılı fitne ve sefahatler manzumesidir. Osmanlı padişahları Kanuniden sonra Allah'ın israf etmeyin emrine ( Araf Suresi, 31. ayet: ......... Yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.) ne kadar ters düştüklerini, Devlet-i aliyyeyi nasıl acze düşürdükleri, İlim-Bilim-Teknolojide geri kalmanın, İslam dinini anlamada ne kadar hurafelere boğulduklarını kabul etmek zorundayız.

TC. İslammın en büyük kalesidir, Birşey kaybedildiği yerde aranır, İslam sancaktarlığını İstanbulda kaybettik, Gene İstanbul bağlamında bu bayraktarlığa sahip olacağımızı unutmayalım. Birleştirici, Hoşgörü sahibi olarak Yalansız haramsız Hoşgörülü bir hayat yaşayarak Topluma örnek olmak zorundayız.

Bakara 256: Dinde zorlama yoktur. Artık doğru, yanlıştan ayrılmıştır. O halde tâğûtu/insanı Allah'tan uzaklaştıran her şeyi inkâr edip Allah'a inananlar, hiçbir zaman kopmayacak en sağlam kulpa tutunmuşlardır. Zira, Allah her şeyi işitendir; her şeyi bilendir.

Müslüman kişisel hidayetin ancak Allah'ın rızası ile Allah'ın nasip etmesi olacağını unutmayalım, Biz günahsız sabırlı merhametli yaşayarak Allahtan gafillere güzel örnek olmak zorundayız, Kimseyi tekfir ederek (Üstelik haddi aşarak) allah'ın rızasına ulaşamayız. 
İslam kılıçla değil Sabır ve Merhametle Güzel söz güzel davranışla beş kıtaya yayılmıştır. Unutmayalım.. Kuran ve paygamber yolundan ayrılmayalım. Göz süslerken gözü çıkarmayalım inşaallah.

Bu yazı 326 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Ali Yurtsever
    1 ay önce
    Bu yazıda konu edilmeyen bazı gerçekleri de biz yazalım Günümüzde ülkeyi yöneten "islam" referanslı faize karşı politikacıların, Faiz dünya gerçeğine dönüşmesi, LGBT haklarının tanınması, İstanbul Sözleşmesinden çıksak ta sözleşmenin yaptırımcısı 6284 Sayılı Kanun hala yerinde durması, Zinanın suç olmaktan çıkarılması, Domuz ve mamulleri ithalatının patlaması, artık çocukların dahi oynadığı Kumarın 50 çeşide yükseltilmesi, Sigara ve İçkinin yabancılara satılarak yaygınlaştırılması, Ülkenin milli maden ve sanayisinin Yabancı sermeye satılarak köreltilmesi gibi daha birçok gayri milli gayri İslami gerçekleri insaf ve merhametle gözden geçirmemiz gerekmiyor mu?