Abdullah Gözaydın

Abdullah Gözaydın

Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com

Bütün Yanlışlıklar Kendimizi, İnsanı tanımadığımız için başımıza geliyor

31 Mart 2021 - 16:44 - Güncelleme: 31 Mart 2021 - 16:54

Günümüzde "Bilim-İlim" mensupları BİRŞEY bilmiyor algısı nereden/neden oluşuyor.
El Cevap: Kâinat/Dünya insan için yaratılmıştır. İnsanı yok saydığımızda kalan her şey amaçsız ve şuursuz canlılar yumağı olarak kalır.
Bunca Mükemmel bir âlem tesadüfen oluşamayacağı biliniyor,
"Boşu Boşuna" yaratılması da o kadar saçma bir iddia olacaktır.

Hayatı ve Yaratıcıyı anlayabilmek için İnsanı okumamız gerekecek, Çevresel İnsan, Fiziksel İnsan, Duygusal İnsan, Akıl ve İnsan, Hırslar-Şehvet-İntikam dolu insan. vs.

İnsanı yaşatan Toprak, Su, Hava, Mineraller, Mikroplar, Virüsler, Kimyasallar hakkında yeterli bilgisi olmayanlar İnsan için müdahaleler yapabiliyor

Gününüzde Doktor mühendis, Mimar vs. çeşitli uzmanlıklar insanı lokal olarak inceliyor.
Kalp uzmanının gözden, Göz uzananının Mideden, İç hastalıkları uzmanının Beyinden vs. haberi yok.

Hepsi bir kenara bütün bunların Ruhtan, Akıldan, Nefisten, Aşktan, İradeden haberleri yok. Bunların hepsini Beyin fonksiyonu zannediyor, Zannediyor çünkü ellerinde gerçek bilgi-belge yok.
Bütün dini kitaplar Aslı "Cismi latif" Ruh ve İradenin varlığından bahsederken, Başta Tıp bütün fen bilimleri, Sosyal bilimler Ruh'a inanmıyorlar.

İnsanı tanımayan, Hayatı tanıyamaz, hayatın bütün unsurlarına vakıf olmayanlar ise İnsanın yaratılış amacına ulaşamaz, İnsanı tarif ederken zahiri görünüme bakarak İnsanları hayvanlar sınıfında saymaktan hiç utanmazlar.

İnsanı tanıyabilmek için hayatı yaratan gücün "Allah cc" bilinmesi gerekiyor,
Hayatta her şey çift, Tek olan nesneleri beş duyumuz +duygularımızla bilemeyiz.
Yani Körler için Işık ve Renkler, Sağırlar için sesler, Tat alamayanlar için tatlar, Koku alamayanlar için kokular yoktur.

Bunları bilemeyen "engelliler" bunların varlığını inkâr etmez.
Çevresinde yaşayanların şahitliği ile aslında engelli olduğunu kabul eder, kendisinin bilemeyeceği bu duyuların varlığına inanır.
Yani bilmediği Görmediği Duymadığı Tatmadığı Dokunmadığı nesnelere şüphesiz inanır.

Hayatı bu şekilde düşünmek gerekiyor.
Hayatı ve Kâinatı yaratan Allah cc.  TEK’tir. Mutlak Tek olanı idrak edebilmek için beş duyumuz yetersizdir.
Hayata hayvanlar gibi bakmayarak, Aklımızı kullanarak nasıl var olduk sorusunu sormamız kaçınılmazdır.

Bu konuda aciz olan kullar için ip uçları (Kitap ve Peygamberler) vasıtası ile gönderilmiştir.  Bu Kitap ve Peygamberler Biz insanların kâinatın efendisi olduğumuzu, kainatın bizim için yaratıldığını, yarın mahşer sonrası bütün kainat yok olurken biz İnsanlar ilk günkü gibi (Kalû Belâ) İlk yaratılış, Teklif edilen sınavı kabul edenlerin peyderpey dünyaya gönderilmesi, Sonuçta kıyametle eski haline gelecek olan kainat (Tamamı bir araya gelerek) görevini tamamlayacak.

Biz insanlar mahşerde buluşacak, Mizanda amellerimizle yüzleşecek, Netice Cennet -Cehennem olacak.
Bunları düşünmeden hayvanları örnek alarak yaşayıp/toprak olacaklarına inananlar Asıl kimliğimiz olan Ruh'a inanmayanlar gerçeklerle karşılaştığında pişman olacaklar.

Bu hayatın bizim irademiz dışında tesadüfen oluştuğuna inanalar, Allah cc. beni niçin yarattı "Ben ondan cennet mi istedim" itirazları mahşerde işe yaramayacak, Çünkü Dünyada bize unutturulan (Kalû Belâ) da "Allah ile ahitleştiğimizi inkâr etmemiz mümkün olmayacaktır.

Dünyanın bir sınav olmadığını iddia edenlerin ellerinde hiçbir bilgi belge yoktur.
İnananların elinde maddi olmasa bile akli binlerce delil vardır.
Bunların başında Kuranı Kerim ve gösterdiği akli-ilmi yol tavsiyeleri yaratılış amacından gafil bırakılmadığımızı ortaya koyar.
İnkârcıların Mahşerde biz anlayamadık mazeretleri kabul edilmeyecektir.

Dip Not: Bu arada arayış içinde olan insanlara kötü Müslüman örneği olarak İnsanların İslamiyet’ten, Allah inancından uzaklaşmasına sebep olanların akıbeti, İnkarcılardan çok daha vahim olacaktır...

 

Bu yazı 983 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum