Abdullah Gözaydın

Abdullah Gözaydın

Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com

DUALARINIZ OLMASAYDI NE DEĞERİNİZ OLURDU

06 Şubat 2014 - 07:43


     Furkân Suresi 77. Ayetinde Yüce Allah cc.

 böyle buyuruyor, Kulu kul yapan hayatını yaşarken kavuştuğu her nimetin Allahtan olduğunu bilip şükretmesidir, Başına gelebilecek her türlü yoksulluk ve mahrumiyetten kurtulması, kendi becerileriyle değil sadece yüce Allahın lütfü ile olduğunu bilerek şükretmesidir.

      Duanın tesirinin bu kadar kuvvetli olduğunu bize bildiren Allah cc. her şeyi dua ile kendisine havale etmemizi mi istiyor? Rızkımızı oturduğumuz yerde ayağımıza göndereceğini mi vaat ediyor (Mahrum ve çaresize gönderir) Yoksa çalışmamızı, gayret etmemizi mi emrediyor. Elbette ki öncelikle gayret etmemizi emrediyor, aciz kaldığımız yerde dualarımız imdadımıza yetişiyor, gayret imkanı varken dua ile isteklerimizin olmasını beklemek İslam inancına uymayan bir gaflettir.

      Günümüzde nice hile ve desise ile Devlet yetkilileri, sermaye sahipleri, vasıflı-vasıfsız kişiler İslam, devlet, hayat hakkında yanlış işler yapıyorlar. Başta Müslümanları insan fıtratına uygun olmayan şekilde yanlış işlerle mağdur ediyorlar. (İbadetlerine engel oluyorlar, Gayri İslami bir hayatı  dayatıyorlar, yediklerimize içtiklerimize giydiklerimize gayri İslami ve insani zararlı-haram katkılar katarak toplumsal sağlığımız ile oynuyorlar, toplumun hasta olmasına sebep oluyorlar.

      Bu yanlışlıklarla mücadele etme konusunda nefsine gelebilecek bir sıkıntı nedeniyle pasif kalıp bu kötülükleri Allaha havale edenler, ellerinden gelen fiili ve sözlü mücadeleyi yapmaktan kaçınanların akıbeti çok karanlık olduğunu Kuranı Kerimde Allah bizlere buyurmaktadır.  "Şahitliği saklamayın" emrini düşünerek, şahit olduğumuz hukuksuzluklara karşı filen, buna gücümüz yoksa tebliğ ilen, buna da gücümüz yoksa buğz ilen müdahale etmeliyiz. Buğz imanın en zayıf olanıdır. 

        Dünya hayatımızda zarar görme korkusu ile hakkı üstün tutma görevimizi yerine getirmez, küfrün hayata hakim olmasına seyirci kalırsak halimiz harap olduğunu unutmayalım Allah cc. "A’lâ süresi 17. ayette : Oysa ahiret daha hayırlı daha devamlıdır. " diyerek bizleri uyarmaktadır. aslında bir hayal olan, yarına çıkacağımızın garantisi olmayan bu hayatı tercih ederek ebediyetimizi tehlikeye atmak hiçte akıl kârı değildir.

        Çevremizdeki hukuksuzlukları öncelikle yetkili makamlara şikayet ederek, ve akıbetini ısrarla takip ederek engellemeye çalışmalıyız, netice alamadığımız konularda toplumsal baskı uygulayarak, toplumsal haklarımızı ihlal eden kişilere karşı mahalle baskısı uygulayarak onların yalnız kalmasını sağlayarak doğruluğa teşvik etmek önemli vazifemizdir.  Böyle yaparak hukuksuzlukları engellediğimiz gibi, başkalarının da vazgeçmesine vesile oluruz, suskun kalmamız gereken şahitlikten kaçınmamız kişilere cesaret verecek suçların yaygınlaşmasına vesile olacaktır.

      Günümüzde hayatımızı zindan eden her türlü olumsuzluğun sebebinin bu yanlışları hep birilerinin çıkıp düzeltmesini bekler, kendi halimize her fırsatta şikayet ederiz, tedbir için hiçbir gayret göstermeyiz. Bu rabbimin bizlere bir cezası olduğunu düşünemeyiz, Hukuksuzluğa razı olmamız yüzünden Allah cc. böyle zalimleri o topluma ceza olarak musallat ettiğini bildiriyor bizlere.  Allah hiçbir topluma zulmetmez, toplumlar hukuksuzluğa razı olarak kendilerine zulmederler, Bu durumda dünyada sıkıntı çektikleri gibi ahrette de cezaları vardır.

      Çevremize karşı duyarlı olmak mecburiyetindeyiz, kişisel olarak üstesinden gelemediğimiz hukuksuzlarla dernek olarak güç birliği yaparak mücadele edelim, Batıda her sokağın her konuda bir derneği varken bizde koca vilayetlerin, ilçelerin bir şekilde kurulmuş lakin tabela derneği olmaktan ileri gitmediği derneklerin varlığını görüyoruz.  Medeni, hukuka saygılı, insanların birbirlerine zulüm değil iltifat ettiği bir dünyada yaşamak istiyorsak hukuka sahip çıkmak mecburiyetindeyiz.

        Y adaletin tecellisi için üzerimize düşeni yerine getireceğiz, şeytandan değil Allahın bizden razı olmamasından korkacağız, o zaman dünyamız cennet olacak.  Ya böyle yaparak huzur bulacağız , yada hem dünyamız hem ahretimiz karanlık. benden söylemesi.....!



     Cümleten kalın esenlikle.   Abdullah Gözaydın  Fatihten@gmail.com

Furkân Suresi 77. Ayet ve Tefsiri

De ki: "Sizin duanız olmasaydı, Rabbim size değer verir miydi? Fakat siz gerçekten yalanladınız; artık (bunun azabı da) kaçınılmaz olacaktır." 



Tefsiri: Allah'ın gerçek kullarına vaat edilen büyük mükafatlara zıt olarak kafirlere yapılan bu uyarıyla şöyle denmektedir: "Yardım ve himaye için Allah'a dua etmez ve O'na ibadette bulunmazsanız, O'nun yanında hiç bir değer ve öneminiz olmayacak ve sizden müstağni olduğu, hiç bir şekilde yardımınıza muhtaç bulunmadığı için, size hiç itibar etmeyecektir. Size rahmetiyle davranması için, kendisine dua etme fırsatı tanıması, şüphesiz kendi yararınızadır. Bunu da yapmazsanız, diğer yaratıklarla aranızda hiçbir fark kalmaz."

Bu yazı 1548 defa okunmuştur.