Abdullah Gözaydın

Abdullah Gözaydın

Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com

KABUL ETMEDİĞİMİZ FİKİRLERE KARŞI NE KUVVETLİ MANTIĞIMIZ VARDIR .

15 Kasım 2016 - 04:11


Bursa Orhangazi beldesinden hemşehricilik oynamak isteyen bir grup -1977-2 tertip- acemi erat olduğunu fark eden ağabeyim, -aklınca bana destek olmak istiyor-

‘Hep bizi seçiyorlar’ itirazı karşısında, az evvel sesini duyduğumuz…


-Bana soracak olsa şiddete hiç gerek yoktu ama… -

Diğer tertiplere göre bir hayli kalabalık gelen bizim 1957-2’ler, -o gün itibariyle- 1956-2’lerle birlikte hareket ettiğim için, bana diş biliyorlar. Sonrasında -bölük komutanı- kıdemli kademeli başçavuşa bile direnç gösteren Bursa Orhan Gazi’den Orhan’ın isyan girişimi, o gün itibarıyla bastırılıyor diyelim.

Yanımda ikmalli taşıyacak olan iki Orhan Gazili arkadaşla birlikte Adanın tenha yollarında, akşamın alacasında koyuluyoruz yola. 

“Ah be Şuayip Ağabey” demişim içimden.

“Gel de sor beni, ne haldeyim şimdi?” “Halimi sordular, söyledim, söylemese miydim acaba?” hikâyesi sonraki günlere kalıyor, kendimce izahat vermeye çalışıyorum ama… ‘dinlediler mi?’ diye soracak olursanız…

Konuya dönersek arkadaşlar, Şuayip Ağabey’in diline düşüyorum bir süre sonra. 1957-2 tertip erler haksızlığa isyan edip, hep birlikte ayağa kalktıkları esnada göz ucuyla beni izlemiş ağabeyim. O benim için risk alıp onca kişiyi karşısına aldığı halde, benim çoğu kez yaptığım şekilde kahvaltıya devam ettiğimi söylüyor.

Kahvaltının mutlulukla bir ilintisi olduğunu izah edemiyorum ağabeyime.

“Köhne fikirler paslanmış çivilere benzerler, söküp atmak çok güçtür.”

E.Ç.