Sen Allah rızası için yola çıkarsan Allah cc. sana nice mükâfat alacağın hikmetler yaratır.
Bahçemdeki kokulu Karadeniz üzümleri olmaya başladı, günde 1-2 kğ. Topluyorum, Elbette eş dostlar içinde topladığım oluyor.
Cuma günü topladığım üzümleri Kız kardeşlerime götürmeyi düşünüyordum.
Sonra Hasta yatağında yatan bir hemşerim aklıma geldi, O daha fazla sevinir diye çarşı pazarda satılmayan Doğu Karadeniz’in milli meyvelerinden olan kokulu üzümleri hasta hemşerime götürmek için yol değiştirdim.
Kendisi ziyaretim nedeniyle çok teşekkür etti. Hoşbeş muhabbet sonrası eve dönerken yolda bir cüzdan buldum. TC Kimlik, Sürücü belgesi, Belediye personel tanıtma kartı, Banka kartları ile 1025₺ nakit vardı içinde, Maalesef kişinin telefonu yoktu.
Ertesi gün Belediyeden tanıdığım meclis üyesi, memur arkadaşları aradım kişiye ulaşmak için yardım istedim, Kimse yardımcı olmadı.
Pazartesi belediyeye gittim, İnsan kaynakları müdürü ile görüştüm, Personeli aradılar ulaşamadılar (Telefonu kapalıymış) Tanıtma kartına göre Fen işlerine gitmem gerektiğini söyledi,
Bu sefer Yenikapı’daki fen işlerine gittim, Temizlik işleri Müd. Yardımcısı Celal bey ilgilendi, Görevde bulunan personel telefonunuda kaybettiği için, yanındaki kişilere ulaştı, şahsın müdürlüğe gelmesini söyledi.
Kişi yarım saat sonra müdürlüğe geldi, Artık umudumu kesmiştim dediği cüzdanına kavuşunca düşünün bir temizlik işleri personelinin duygularını. Elbette biz en az onun kadar mutlu oldum.
Celal bey beni otomobille evime bırakmayı teklif etti, kabul etmedim oradan yürüyerek Cerrahpaşa’ya çıktım, Yolda İstanbul’un önemli STK kuruluşlarından birinin restorasyonda olan genel merkezini ziyaret ettim.
Yetkililerden kimse yoktu, Personelle muhabbet ettim, çalışmalar hakkında bilgi aldım.
Muhabbet içeriğinden anladım ki Bu meşhur STK yönetimi ağır aksak yürüttükleri merkezlerinde çalıştırdıkları bir personeli 7/24 Bekçilik yaptırıyor, +Usta ve malzemeleri gözeten inşaat çavuşu gibi görevi var.
Kendisi hasta 9 aydır sigortası yok, Yemek yok, yatacak odası yok, Çıplak asgari ücret alıyor.
Akciğer hastası, bütün gün inşaatın kapısında rüzgâr altında durmak zorunda, Gündüz ustalar geldiğinde inşaatı onlar gözetiyor, fırsat bulabildiğinde köhne bir yerde kıvrılıp yatıyor, Ayağını uzatma imkânı yok.
Başkan ve Yardımcıları vatandaşın şikayetlerine kör sağır, vaat var ama çözüm yok.
Kendisine söyledim müdahale edeyim, vatandaş İşsiz kalırım korkusu ile yalvardı müdahale etme diye, İş ve Yatacak yer temin ettiğinde işten çıkacağını söyledi.
Uzun yıllardır bu denli beni rahatsız eden bir olay yaşamadım. Muhatapları belki de milyarder, ama bir kişiyi üç vardiya çalıştırıyor, sigortasını yatırmıyorlar, İşten kaçmasın diye bir maaşını hep içerde tutuyorlar ki personel kaçmasın, Bu kadar alçaklık olur mu arkadaş?
Vicdanım sızlıyor mutlaka bir çare bulmam lazım, Allah cc. en doğrusunu yapmamı acilen nasip eylesin.
Dünya hayatı bir sınav ve bizde o sınav salonundayız, Üç maymunu oynamak İslam’a göre zulümdür, Allah zulmeden zalimlere asla kurtuluş nasip etmeyeceği ile tehdit ediyor bizleri Kuran-ı Azimüşşan’da..
Allahım bana böyle hayır kapıları nasip ettiğin için şükürler olsun Elhamdulillah

YORUMLAR