Bugun...


Fatih Belediyesinin Sakıncalı! memurları
Azat Yalçın Bir peyzaj mimarı, Avrupada doktorası kabul edilmiş, On küsur senedir mesleğinde görev verilmiyor, Önce Fatihi sokak sokak gezdirip Ağaç sayısını istediler, Mesleğinle ilgili olmayan pek çok görev istediler, Direndi, İşten kovdular Mahkeme kararıyla geri döndü, Komplo tezgâhı kurdular geri tepti, Fatih belediyesine karşı Onlarca dava kazandı. Şimdi 3-5 yıldır Yavuzselim Yaşam merkezinin (Çökme tehlikesi olduğu için boşaltılan) binasında görev verilmeden oturarak yasal mesaisini dolduruyor.

facebook-paylas
Tarih: 03-05-2019 12:45
Fatih Belediyesinin Sakıncalı! memurları
+ -

Güvenlik görevlileri mesai saatinde kapıyı üzerine kilitliyor ( Bu arada bir kaza olsa kaçış imkânı yok) Devlet böyle ceza verir mi? Diyenlerin olduğunu sanıyorum. Bu ne ki! Daha evvelce 12 Mimar Mühendis, Müdür Yedikule köpek barınağında küçük bir kulübede yıllarca 08-17 mesaileri, dolduruldu.

Şimdi yeni belediye başkanı geldi, Durum kendisine sık sık bildirildi, Sayın Başkan M. Ergun Turan Yavuzselim Yaşam merkezini görmeye geldi, Binaya girseydi Mimar Azat Yalçın ile karşılaşacaktı, Girmedi!.

Azat Yalçın burada boş durmuyor, Mesleği ile ilgili araştırmalar yapıyor, Peyzaj mimarlığı faaliyetlerine rapor sunmak için çalışıyor. Fatih belediyesi Bu uygulama ile belki de hayırlı bir vesileye hizmet ediyor!

(((Saruhan patatese hibrit olmayan yerli ayaş domatesi aşısı tuttu, vatana millete hayırı olsun. Niğde Ankara buluşması, tarihte ilk????????şimdi ters çevirip kenarlarından patates cebi açacağım, üstüne reyhan dikeceğim ve tek 5lt kapta havai permakültür tamamlanacak????Bir sonraki denemem daha psikopatça: ruderal dikotil bitkiye lycopersicon aşısı!!!:))))????

Azat Yalçın; Boş zaman yozlaşması ve tüketim mekânları'' çalışmam

''Mahalli iktisadi peyzajın değişimi: boş zaman yozlaşması ve tüketim mekânları'' çalışmamı,

''Kolektif Bellek Olarak Peyzaj'' konulu Uluslararası katılımlı Peyzaj Mimarlığı Kongresi hakem heyetine sundum.

Oda, üretilmiş politikaya ayak uyduran (rantçı) zihniyetle değil, politika üretip iktisadını belirleyen akılla yönetilir. Bağ bahçe düzenleyip fidan satarak veya kaldırım döşemeyi mesleki kazanç görerek ahkâm keseceğinize; ''meslektaş çok yönlü oldu, yönünü kaybetti'' diye ukalalık yapacağınıza, Mimarlar, Plancılar, Mühendisler gibi kent ve Dünya politikalarında bir söz söyleyebilmelisiniz. İşte bu ilettiğim ''söz'', o sözdür ki geleceğin planlarına boğmaca mat olacak, inanıyorum:

''Ortaçağ kent çekirdeklerinin zemini, üretici güçlere hız ve netlik kazandıran üretim ilişkilerinin yansıması olarak bir ve kesintisizdir. Bu yekpâreliğe, Bronz çağdan Antik çağa, Kültepe Kanesh antik ticaret kentinin zanaatçı tüccarlarının kendini, teknolojik bir ağ olan yoldan ayırması ve mekânları önündeki etki alanında bir eşik veya yükselti oluşturması; gelişmiş Roma medeniyetinde ise bu imalatın yeni teknikleri sayesinde gereklilik âleminde bir lükse dönüşmesi ve güç aktörlerinin mekânlarında hâfızaya dönük işlemeler ile kendini iyi yol-kaldremos-kaldırım şeklinde göstermesi; erken-Merkantalist döneme doğru ise bu lüks gerekliliğin artan zenginlik içinde bir sonraki kuşaklar için sıradanlaşması ve güç aktörlerinin şekillendirdiği bürokrasi dâhilinde ideoloji mekânın altyapısı olarak kamusal ağın tamamında görülmesi sonucu ile ulaşılmıştır.

 

Yakınçağa kadar yol işçileri, askerler ve tutuklular tarafından inşa edilen bu sadelikteki kent zemini, zaman zaman kamusal mekâna kapılarını açan güç aktörlerinin iç mekânından taşan anıtlaşmış ve ileri tekniğe sahip karşılama mekânlarının zemin sanatı ile çatışmış, yeni bir iyi yolun sinyalleri kent ve kentlilere verilmiştir.

Sanayi devrimine kadar bu iç mekân ve dış mekân çatışmaları devam etmiş ve şişmiş kapitalizmin ekonomik buhranlarında, sürekli dağılıp yeniden toparlanan sermayenin yeni güç aktörlerince kapalı kapılar arkasındaki iç mekân zemin pratikleri paylaşılmış, çeşitlenmiş ve güçlenmiştir.

Böylelikle bu sanat, arz yönlü iktisadî düşüncenin gelişmesinin paralelinde sanayileşmesini kısa sürede gerçekleştirmiş; kitlesel üretim bandı ve standardizasyonlarını ortaya koymuş, sanayi devriminde sahneye çıkmak için kendi ortamını hazırlamıştır.

 

Kapitalin ve özellikle tarihi kent çekirdeğinin tam merkezine demir atan sanayi, ilk iş olarak bu en basit tarihsel tekniği uygulamış ve hareket ağının tamamını taban tuğla, karo beton veya asfalt ile kaplamıştır. Sağladığı uygunluk ve konfor üzerinden gerçekleştirdiği kalite lansmanı sayesinde, sanayinin bu zemin pratikleri, yük limanı yakındaki tüccarların ve zanaatçıların ilgisini çekmiş, takibinde bürokrasi devreye girmiş, sahiplenmiş ve kamusal mekân ağının tamamı için bu imalatı devreye sokmuştur.

Artık bu noktadan sonra, tarihi kent çekirdeklerinden periferiye kadar sanayi üretimi uzayıp giden kaldırımlar ve hızlı teknolojik bir ağ olarak taşıt trafik izi kendini göstermektedir. Ancak bugün, sanayi, kendi çağının sonuna doğru üretim ve tüketim olarak ikiye ayrılmış; pompalanan arzın talep tüketicileri -ki bu özneler üretim sanayi içinde boş zaman kazanmış bireylerdir, tükettikleri nesnelerin pazarlamasında aktif bir rol almak suretiyle üretimin zahiri bir yanılsaması olan tüketim sanayisinin kurulmasına öncülük etmişlerdir.

 

Bu şekilde talebi yerinde ve anlık okuyan reel sanayi, mantar şeklinde kent alanına dağılmış ve tüketim sanayinin yeni zemin pratiklerini bir arz olarak tüketim toplumunun taleplerine sunmuştur. Son yarım yüzyılda, global şirketlerin franchising mekânlarının iç mekân zemin pratikleri, önce bulunduğu yeri işgal etmiş, kapı önünde işgaliye kazanmış, yayılmış ve bulunduğu mahalli kendine yakın makine kesim döşeme malzemeleriyle kaplamıştır.

 

Zemindeki horizontal değişim, hemen akabinde vertikal değişimleri tetiklemiş ve kent mekânındaki cepheler tek bir makine tornasından çıkmış gibi şekillenmeye başlamıştır. Alışveriş merkezlerinde denenen ve toplumsal-ideolojik meşruiyetini kazanan bu suni mekânlaşma pratikleri, özüne ve doğdu yere, -tarihi kent merkezlerine, "retro" sloganları ile dönüş yapma hamlesinde bulunmaktadır. Ve sonuç olarak gelecekte insanlık, toplumsal üretimin yok sayıldığı ve hâfızanın silindiği, güvenlikçi iktidarca sokak başlarına sensör koyulmuş, tüketim şenliğinin övüldüğü ve hatta cam bir kavanoz şeklinde sarmalanmış yapay, sanal, gereksiz ve tutkuların kucağına düşmüş özgürlük âlemindeki bir kamusal mekânda kendini bulma tehlikesiyle karşı karşıyadır.''

 

Görüş ve önerilerinizi beklerim arkadaşlar!

--------------------------------

Fatma Betül Semerci

????????????Azat doğru yoldasın eğitimin ne olursa olsun değil mi ki üretiyorsun işte bu gelecek nesillere en güzel armağan ve kent süsleme ( peyzaj)zaten olmazsa olmaz yönetimlerde çevreci olmak lazım ilk etapta ilk intiba göze gerisini zaten gereken kişiler yapar

--------------

Azat Yalçın

Doğru yolda 10.köye ilerliyoruz, hayırlısı:)

------------

Ümran Hepbildikler Karataş

Sanırım sorun iletişim diliniz. Cümleler çok uzun ziyadesiyle de zorlayıcı ve hatta sıkıcı. Yunus emre nin dediği gibi çok lafa ne gerek "ete kemiğe burundum yunus diye göründüm. "Belki de marifet yalınlıktadır. Minimal ve hedefe odaklı.

------------

Azat Yalçın; Ümran Hepbildikler Karataş, yunus emre

az lafla çok şey anlatmak için var. Bir bilim insani söylenmiş onca sözü, yapılmış onca araştırmayı es geçip halk ozanı gibi "her insan beni anlasın" seklinde kendini ifade etmez. Bilim insani meslektaşlara yönelik paylaşımlarımda instagram sus biberciliği aramanız tuhaf bence

---------------

Ümran Hepbildikler Karataş

Azat Yalçın muhakkak ki çok Ciddi bir altyapı ve birikim sonucu oluşmuş bir anlatım dili kullanıyorsunuz.. instagram süs biberciliği değil belki de ama " bbc earth " kanalındaki daha ulaşılabilir bilim dilini tercih ediyorum sanırım..

--------------

Azat Yalçın; Ümran Hepbildikler Karataş

Ama bu bir kongre. Bilim dili disiplini paylaşım < haber < magazin < basın yayın < bildiri < rapor < sempozyum metni < kongre özet < makale < tez seklinde bir hiyerarşiye sahiptir. Yani bastan 3.sira yazılmalı, Bbc earth ise sondan 3.sira. Kitlesine göre yazım disiplini farklılık gösterir

-----------

Görgün Özdemir

Aslında bir üstteki yorum dizinine yazmalıydım. Azat, sen çok zeki ve donanımlı birisin. Gel gelelim seni değerlendirecek, hak ettiğine payeyi verip gücünü gösterebilmeni sağlayacak "erk" yerlerde sürünüyor, tek derdi cukka! Senin kalibrende ve karakterinde olanlar bu düzende oyunbozan olarak görülüyor. Devir "düşük profil" devri.

--------------

Azat Yalçın; Görgün Özdemir

Çok sağ ol abi. 10.koyun ötesi mars. Tavlada iyiyimdir:))

DAHA ÖNCEKİ HABERLERİMİZDEN BAZILARI

HABER 1 TIKLA      HABER 2 TIKLA     HABER3 TIKLA    HABER 4 TIKLA   HABER 5




Kaynak: Fatih Haber

Editör: Abdullah Gözaydın



YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI