Abdullah Gözaydın

Abdullah Gözaydın

Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com

Allah'ı anlamak, Tanımak nasıl mümkün olur?

03 Eylül 2022 - 22:40

Bazı kişiler İslam'ın kader anlayışını yanlış anlamış "Her şeyi Allah yaratıyor, Biz neden sorumlu oluyoruz" diye itiraz ediyor.

Diğer bir kesim Allah Kullarına akıl ve irade verdi, Kul dilediğini kendi düşünüp yaratıyor, Bu nedenle düşünce ve amellerinden sorumludur diyor.

Daha başka bir kesim Kul iradesi, Allah’ın sınavı gereği kendisine sunulan iki yol (Hayır ve Şer) dan birini tercih eder, Allah’ta kulunun dilediğini yaratır.
“Allah Rahmeti gereği, (Müslim-Gayrimüslim) kullarının bazı kötü tercihlerini yaratmaz, Onları o günahlardan muhafaza etmiş olur.”

“Allah bazı kullarının hayır isteklerini de yaratmaz ama O hayrı Yapmış gibi sevabını verir.”
Bütün mesele Allah’ı doğru tanımak ve tanımlamaktan geçiyor
Biz kullar hayatı Aklımız ve Beş duyumuz ile yorumlarız, Beş duyumuzun kavrayabildiği şeyler mutlaka çift yaratılmış şeylerdir. Sıcağı soğuk sayesinde, karanlığı aydınlık sayesinde, Tatlıyı tatsızlık sayesinde, Serti yumuşak sayesinde vs. Varlığına şahit olduğumuz bütün nesneler mutlaka çifttir.
Zaten Âlemde var olan her şey çifttir, Eksi-Artı, Negatif-Pozitif, Karanlık-Aydınlık, Soğuk-Sıcak gibi.
Tek olan sadece Allah’tır cc.

Körlerin renkleri bilemediği, sağırların sesi bilemediği, Koku alamayanların koku hakkında hiçbir fikirleri olmadığı gibi, Allah’ın vasıfları hakkında bize anlatılanların hiçbiri gerçeği anlamamıza yardımcı olamaz.
Siz hiç körlerle renkleri konuştunuz mu?
Siz hiç Koku duyusu olmayanlarla kokuyu tartıştınız mı?

Siz hiç sağırlarla sesleri, müzikleri konuştunuz mu?
Mümkün değil anlatamazsınız.


İşte Allah cc. bize şah damarımızdan daha yakın olmasına rağmen onun varlığına şahit olamıyoruz. Zanlarımız hep mahlûkatlar ile sınırlıdır, Allah’ı ve vasıflarını mahlûkata benzetmemiz ise şirktir, Allah’a eş koşmaktır.
Allah cc. İhlas suresinde (Kûfuven Ahad) Ne düşünürseniz düşünün O Allah’a ait bir bilgi değildir. Diyerek uyarıyor bizi.

Burada aklımızı devreye koymamız lazım, Şöyle ki; Allah cc. Kendini beyan ettiği ayetlerle bizleri uyarıyor, Bu ayetleri yaratılmışlık âleminde seçtiği bir Kul’a (Peygambere) vahyediyor, Bu ayetleri düşünmemizi ve aklımızı kullanmamızı tavsiye ediyor.
Çünkü Allah cc. ancak akıl kullanarak bilinebilir.

Meselâ: Antarktika’yı görmedik, Fakat birileri oraya gittiğini söyleyerek bize bazı bilgi belge (Foto, Film, Yazı) sunuyor. Bizde oraya gidenler kadar Antarktika hakkında bilgi sahibi oluyor, şeksiz şüphesiz inanıyoruz.

Bazı ülkeler uzay çalışmalarında yakın gezegenlerden foto-film yayınlıyor, Çıplak gözle Dürbünlerle göremeyeceğimiz detayları uydu filmlerinden görünce inanıyoruz. Şüphe etmek aklımıza gelmiyor.

İşte aynı mantıkla Aklımızı kullanarak hayatı, doğa olaylarını, Canlılar âlemini, Kimya, Fizik, Matematik, Biyolojik gerçekleri bir şekilde görüyor inanıyoruz.
Gene aklımızı kullanarak, Varlık âleminin tamamı karmaşık, Aynı kanuna bağlı, Birbirine mutlak benzeyen objelerle (Enerji, Atom, Molekül, Hücre, Beden) gibi unsurlardan meydan geldiğini görüyoruz

(Allah bunu “Şüphesiz biz, her şeyi bir ölçüye-kanuna göre yarattık” diyor. Kamer 49.
Bizler Allah’ın zatına vakıf olamayız fakat âlemimizdeki yaradılışların ilmini öğrenerek, Allah’ın varlığına şahit olabiliriz.

Hiç bir şeyin sebepsiz olmayacağına inanan insan, Bu âlemin tesadüfler sonucu rastgele olduğunu zannetmesi kadar büyük gaflet, aldanış olabilir mi?
İnsan Allah’ın gerçekliğini “Tek” olması nedeniyle öğrenemez, fakat yaratılışları takip ederek varlığına şahit olabilir.

Geminiz battı, Büyük bir denizin ortasında bir adaya çıktınız, Çevreyi kontrol ediyorsunuz her şey doğal hayattan ibaret, Ne dersiniz Bu adada insan yok dersiniz.
Fakat adda beş on kazıkla yapılmış bir iskele, Birkaç metrede olsa yapılmış bir taş duvar Bu adada insanların olduğuna şüphesiz inanırsınız.

Birkaç sıradan taşın düzgün dizilişi ile orada insanı gören akıl, âlemdeki bu muazzam ölçüyü, planlamayı, devamlı müdahale edilmesini düşünürken bu âlemin bir yaratıcısı olduğunu düşünememek ne büyük gaflettir.

AKLI KULLANMAKLA İLGİLİ BAZI AYET MEALLERİ

Bakara 170: İnkârcılara: “Allah’ın indirdiğine uyun” dendiği zaman: “Hayır! Biz, atalarımızdan gördüğümüze uyarız” derler. Peki, ya ataları aklını kullanamayan ve doğru yolu bulamayan kimseler ise!

Bakara 171: Allah’ın dâveti karşısındaki tavırları itibariyle kâfirlerin hâli, tıpkı çobanın çağrısını duyduğu halde, bu sözleri mânasız bir ses ve gürültü olarak algılayan sürünün durumuna benzer. Onlar sağır, dilsiz ve kördürler. Çünkü akıllarını kullanmazlar.

Bakara 242: Düşünüp anlamanız için Allah size âyetlerini işte böyle açıklıyor.
Maid 58: Siz ezan okuyup namaza dâvette bulunduğunuz zaman onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Çünkü onlar, akletmeyen ve gerçeği anlamayan bir topluluktur.

En Am 32: Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka değildir! Âhiret yurdu ise Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?

Hûd 51: “Ey kavmim! Tebliğime karşı sizden herhangi bir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak, beni bana has özelliklerle yoktan yaratana aittir. Hiç mi aklınızı çalıştırmıyorsunuz?”

Nal 12: Sonra geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize O verdi. Bütün yıldızlar da O’nun emrine boyun eğmişlerdir. Gerçekten bunda aklını kullanan bir toplum için nice ibretler, dersler vardır.

Enbiya 10: Şimdi size öyle bir kitap indiriyoruz ki, uymanız gereken bütün kâideler onun içinde yer aldığı gibi, bütün şerefiniz de o kâideleri tatbik etmenize bağlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?

Enbiya 67: “Yuh olsun size de, Allah’tan başka o taptıklarınıza da! Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?”

Ankebut 63: Gerçekten söylenen oldu ve biz aklını kullanacak bir toplum için o şehirden geriye açık bir ibret nişanesi bıraktık.

Yasin 68: Kime uzun ömür verirsek onu yaratılışta baş aşağı çeviririz. Hiç akıl erdirmiyorlar mı ki gidiş nereye?

Hadid 17: Şunu bilin ki Allah, ölümünden sonra yeryüzünü nasıl tekrar diriltiyorsa, aynı şekilde yer gibi katılaşmış kalplerinizi de zikir ve Kur’an tilâvetiyle yeniden diriltir. Şüphesiz biz, aklınızı kullanmanız için kudretimizi gösteren delilleri böylece açıklamış bulunuyoruz.

Mülk 10 : Sonra şöyle hayıflanırlar: “Eğer uyarılara kulak vermiş veya aklımızı kullanıp gerçekler üzerinde düşünmüş olsaydık, şimdi şu çılgın alevli ateşin yoldaşları arasında bulunmazdık!”

 

 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • ABDULLAH GÖZAYDIN
    3 yıl önce
    Toplum şaşkın, yolunu kaybetmiş nerede olduğunu nereye gittiğini, ne olacağını Bilmediği gibi düşünmeyen, Günlük değil anlık yaşayan sefilleri oynuyoruz. Düzene bozuk diyenlerde hayatı düzenlemek adına bir gayret yok (Şikayet hastası) Yeni bir düzen diyenlerde Reklamını yaptıkları düzenin bilgisi belgesi yok sallıyor. En doğru sistemi savunup özlediğini söyleyenler o düzen için bir fedakarlığı yok Hazırcı, Onlar yapsın ben kullanayım modunda. Kısacası tükettikleri oksijen israf olan bir nesil peydahlandı maalesef. 71 yaşında 8-10 saatim monitör başınca geçiyor, yerden bir çöp, bir taş kaldırabilme gayretimizi değil örnek alan takdir eden yok (Boşuna uğraşıyorsun) nasihatleri gırla gidiyor. Böyle toplumlar bağımsız olmayı hak etmiyor (Allah uyarıyor "Aklını kullanmayanların devleti elinden alırım " diyor ibret alan Müslüman yok.. ne yapalım devlette nesilde Allah'ın ve dünya hayatı bir sınav, ben kendi sınavımın derdindeyim, sabır ve başarılar dilerim