Abdullah Gözaydın

Abdullah Gözaydın

Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com

HAYATIMIZ - HUZURUMUZ RANTÇILARIN İNSAFINA KALDI

02 Mart 2014 - 18:41


 

Bu ülkede bir elin beş parmağı kadar sayıda bakanın gece yarıları çıkardıkları kararnamelerle 70 milyonun hayatını kökten değiştirecek, yok edecek düzenlemeler yapılabilmekte; insanların bir ömür boyunca çalışıp didinerek kurmaya çalıştığı düzenler yine bu bir gecede çıkarılmış kararnamelerle bir çırpıda yıkılıp yerle bir edilebilmektedir. 

 

Yine bu ülkede bir avuç ranttan gözü dönmüş Emlakçı, müteahhit, masa başında birileri için ev olan, yuva olan yerleri harita üzerinde parmakları ile işaret ederek paylaşabilmekte; gerçek sahiplerinin kanlı göz yaşları pahasına daha paralı kesimlere satıp kar edecekleri sahte cennetler inşa edebilmektedirler.

 

Rantçılar her zaman başta insan olmak üzere, doğaya, çevreye, kente, değerlere, yaşama müdahale etmiştir; bunlara yönelik işine geldiği şekilde düzenlemeler yapmış gerektiğinde zarar vermekten, yok etmekten, tüketmekten kaçınmamıştır. 

 

Dün Taksimdeki gezi olaylarının arkasındaki neden budur, ( Topçu kışladı maskesiyle AVM ve Konaklama tesisi)

Bu gün FSM köprüsünün bitişiğine yapılacak bir körünün daha ucuz ve işlevsel olduğunu, şehre inmemiş çobanlar bile bildiği halde, Birilerinin 20 milyona yaklaşan İstanbul'un Su havzalarını ve Oksijen kaynaklarını yok edecek, Kuzey ormanlarını 5 yıl içinde katledecek 3. köprünün konumu bu nedenledir.

 

8 bin yıllık Tarihi İstanbul Fatih'i İstanbul'un lojistik ulaşım merkezi yapmanın arkasındaki cehalet, Dün 40'lı, 50'li yıllarda binlerce Roma-Bizans-Osmanlı eserini nasıl yok ettiyse, Günümüzde aynı tehdit devam etmektedir.

 

Bu sefer sürgünler topluca planlanıyor, Parsel parsel değil, ada ada, semt semt Şehir dışına Taş oluk civarındaki 45-70 M2 alanı olan,  toplu konutlara, Borçlandırılarak sürgün edileceğimiz günü korku ile endişe ile bekliyoruz.



 

Bu kadar gözü dönmüşlük sadece parasal hırs ile ilişkilendirilebilir mi?

Sanmıyorum, Sadece maddi menfaatler nedeniyle bu kadar ah almak, beddua almak kolay bir tercih değil.

İnsanımıza yüz yıl birşey olmaz güvencesi ile ruhsatlı-imarlı ev satanlar (Beton Ömrü kadar) 15 - 20 sene sonra "Evin depreme dayanıksız, Şehir planına uymuyor, 5366 sayılı yasa ile buralar Turizm+Ticaret+Konaklama alanı yapılmış, buradan gideceksin demek bu kadar kolay olmamalı diyorum.

 

Bu nedenle mazlumun ah'ını almayı göze almış, gözleri kararmış, Hukuk vicdan merhamet duygusundan yoksun sermayeye karşı, sermaye uşaklarına karşı bizi kim koruyacak?

 

Elbette Allah cc.

Artık dua etmekten başka çaremiz yok mu dersiniz.

Biz diyoruz ki Çıkmayan canda umut vardır, Birileri ben yaptım oldu dese bile EVRENSEL HUKUK KURALLARI ALTINA İMZA KOYMUŞ BİR İKTİDARIN , HALKA RAĞMEN  BÖYLE PROJELERİ HAYATA GEÇİREBİLECEĞİNE İNANMIYORUM.

 

Ve sonuç beş yılda birde olsa Oy hakkımız, Durumu telafi etmede bir fırsat diyorum, karar vermek konusunda zorlananlara diyoruz ki, Allaha sığının Allah cc. size doğru yolu gösterecektir.

Hiç şüphemiz yok...

 

Bu yazı 1692 defa okunmuştur.