Abdullah Gözaydın

Abdullah Gözaydın

Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com

HİÇBİR ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİR

08 Ağustos 2014 - 05:08


İKİ SAMİMİ DOST

 

Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz, atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi.

 

Bir gün kurnaz olan arkadaş, diğer arkadaşın yanına giderek islerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir.

 

Arkadaşı bu parayla islerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister.

 

Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez. Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir. Zaman içinde Saf olanın isleri bozulur

 

Ve birden arkadaşı aklına gelir...(ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek) arkadaşının is yerine gider ve kendisine çalışması için is vermesini ister.

 

Arkadaşı ona is vermez.

 

Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinele arkadaşına kızamaz.

 

Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaslı bir adam yaklaşır Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır ve adamcağıza verir.

 

Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar Yaslı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır. Saf adam artık zengindir.

 

Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun iş yerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir.

 

Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar.

 

Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister.

 

Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnini doyurur, Kimsesi olmadığını öğrendiği kadına;

 

Kendisinin de yalnız olduğunu söyler ve bu evde birlikte yaşayalım sen evin işlerini ve yemekleri yaparsın der, yaşlı kadın hiç düşünmeden kabul eder.

 

Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine uygun bir kız bulup evlenmesini söyler, Bizimki böyle bir kızı nasıl ulaşacağını, kendisinin tanıdığı olmadığını söyler.

 

Yaşlı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler. Görüşmeler sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır.

 

Bizimkisi kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yine de unutamamıştır...

 

Biraz da geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir

 

Düğün günü gelir çatar.

 

Saf adam düğün salonunda bir şeyler söylemek isteğiyle mikrofonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya;

 

Eskiden çok sevdiğim bir dostum vardı. 

Bir gün isleri bozulunca benden borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. 

Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi.

Çok üzülerek onu da kendisine verdim. 

Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim.

İşlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana is vermedi.

Çok üzüldüm, ama yine de arkadaşıma kızmıyorum Çünkü biz gerçek dosttuk.

 

Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha fazla dayanamaz mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya;

 

Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı. İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi. Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi.

 

Nişanlısını istememin nedeni o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı.

 

Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu şekilde kurtardım.

 

İşleri bozulduğunda gelip benden iş istedi,

 

Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim

 

Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı.

 

Babam ölmek üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım.

 

Evine gelen dilenci kadın benim annemdi

 

Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim.

 

Su anda evlenmekte olduğu kişi de benim kız kardeşim.

 

Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim

 

Her şey senin içindi..............................

 



İnsan dostu için yaptıklarını mecbur kalmadıkça açıklamaz..

 

Tüm yakınlık duyduklarınıza birde bu gözle bakın...

Siz fark etmeden sizin için kim bilir neler yaptılar. ???...