Abdullah Gözaydın

Abdullah Gözaydın

Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com

KURANI KERİME GÖRE ZEKATIN MİKTARI

28 Aralık 2021 - 16:57

Kuran’daki birçok ayette mallarımızdan sarfetmemiz anlatılmıştır. Fakat hiçbir ayette “Kuran’a göre zekatın miktarı 1/40’dır” diye bir ifade yer almaz.
Kuran’da birçok ayette anlatılan bu konuda, eğer 1/40 şeklinde bir ölçü lazım olsaydı, hiç şüphesiz Allah bunu kitabında açıklar, bizi yalanlarla dolu başka kitaplara muhtaç etmezdi.
1/40 şeklinde ölçü getiren mezheplerin bu ölçüsü, halkın bir çoğu tarafından dinin ölçüsü sanılmaktadır. 


Bakara Suresi 219. Ayet:(...........)  Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “Vazgeçilebileni.” Allah düşünesiniz diye ayetleri size işte böyle açıklıyor.
*************************
Dip not:
Ayette infaka konu olan el-‘afv kelimesi, sahibinin affedilmesine vesile olacak, uğruna vazgeçebileceği değerdeki şeylerdir. Kişi ne kadarlık günahının affedilmesini istiyorsa o kadar fedakârlıkta bulunmalı yani bolca infak etmelidir. “Affetmek” kelimesi alacaklı olduğu herhangi bir konuda hakkından feragat etmek anlamına geldiği için buradaki amaç, insanın infak edeceği şeylerin aslında en zor zamanda vazgeçebileceği nitelikte olduğunu göstermektir. Bu kelime rahat zamanda vazgeçilebilecek şeyden ziyade en sıkıntılı zamanda vazgeçilebilecek miktardır. Bu kelimeyi “ihtiyaç fazlası” şeklinde yorumlamak asıl amacı ortaya koymamaktadır. 
Bu konuda Bakara 2:177, 275, Âl-i İmrân 3:92 ve İnsan 76:8. ayetlerde de benzer mesajlar yer almaktadır.

Bu ayet bir sonraki ayetin ilk cümlesiyle birleştirilerek şöyle de tercüme edilebilir: “Allah ayetlerini size işte böyle açıklıyor ki, dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz.”
 

Görüldüğü gibi Allah neyin harcanacağı sorusuna Kuran’da cevap vermiştir. Bu cevap ne 1/40’tır, ne de 1/10’dur, ne de başka rakamsal bir orandır. Birçok kişi eğer Kuran çevirilerini incelerse “bağışladığınızı” diye yaptığımız çevirinin “ihtiyaçtan artanı” diye çevrildiğine rastlayabilir. Tahminimiz bu, Kuran çevirilerinde birbirini taklit ederek yazmanın ve burada geçen kelimenin Kuran’ın diğer yerlerinde nasıl geçtiğini araştırmamanın neticesidir. Burada bizim “bağışladığınızı” diye çevirdiğimiz ve diğer bazı çevirilerde “ihtiyaçtan artanı” diye çevrilen kelime, “afv”dır. İsteyen aynı kelimenin geçtiği 2Bakara Suresi 187, 3Ali İmran Suresi 152, 3Ali İmran Suresi 155, 5Maide Suresi 95, 5Maide Suresi 101, 9Tevbe Suresi 43, 42Şura Suresi 40, 64Teğabun Suresi 14 ayetlerini inceleyebilir. Tercümelerde bu ayetlerdeki aynı kelimenin karşılığını “affetmek” ve “bağışlama” olarak bulacaksınız. Fakat “ihtiyaçtan artanı” şeklinde bir manaya rastlamayacaksınız. Aynı kelime Türkçe’mize de “affetmek” şeklinde girmiştir. Ayetten “gözden çıkardıklarımızı, isteyerek ayırdıklarımızı” vermemiz anlaşılmaktadır.
----------------------------------
Âl-i İmrân Suresi  92. Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) infak edinceye (verinceye) kadar asla iyiliğe ulaşamazsınız. Şüphesiz ki Allah her neyi infak ederseniz (verirseniz) onu bilendir.
**********
Dip not: İnfâk, kişiye bir servet ahlakı ve mal-mülk bilinci verir; mala sahip olmayı, mala ait olmamayı öğretir. Mala sahip olanlar onu gerekli şekillerde ve doğru yere verebilirler; ancak mala ait olanlar malının kölesi olacakları için malını veremezler. Elbette efendisini azat edebilen bir köleden söz edilemez. İnfâk kavramı “tünel kazmak” anlamından hareketle, “fakir müslümanın gönlüne gizlice yol bulmak” demektir. İnfakta esas olan husus, onu muhatabın gönlü ve gururu kırılmadan gerçekleştirmek, kimsenin görmeyeceği bir şekilde onu fakire ulaştırmaktır.
---------------------------

Bakara Suresi 177. Ayet:  (Gerçek) iyilik, yüzlerinizi doğu ve(ya) batı tarafına çevirmeniz değildir. Gerçek iyilik, kişinin Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere inanmasıdır. (Allah’ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (yardım) isteyenlere ve kölelere sevdiği maldan harcamasıdır. (Ayrıca) namazı kılması, zekâtı vermesidir. (Bunlar) antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirenlerdir. (Dahası), sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabredenlerdir. Doğru olanlar işte bunlardır! Muttakîler (duyarlı olanlar) da işte bunlardır!
*************
Dip not: Bu ayet birr, takvâ ve muttakîler hakkında en kapsamlı bilgileri içeren ayettir. Ayette takvâ denen duyarlılığın sadece söylemle değil, inanç ve eylem birlikteliği ile ortaya konulması gerektiği gösterilmektedir.
---------------------------
İnsân Suresi 8. Ayet: Onlar, kendileri muhtaç olmalarına rağmen yoksulu, yetimi ve esiri yedirir (doyurur)lar.

--------------------

Mehmet Okuyan: Me‘âric24-25. Ayet
 Onlar mallarında açıktan isteyen ve açıktan isteyemeyen(ler) için bilinen bir hak bulunanlardır.

KURANDAKİ DİN İÇİN TILAYINIZ 
Mehmet Okuyan Meali için tıklayınız 

Bu yazı 574 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum