Abdullah Gözaydın

Abdullah Gözaydın

Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com

Muhteşem bir İslam İman Yolculuğu

05 Kasım 2021 - 21:40

Polonyalı genç bir kız çocuğunun yaşadığı iman yolculuğu
Tanışmaktan mutlu olacaksınız

yamanoglusena
Beni terketmeyen Allahım! Kederli geçen cahiliye günlerimde beni hiç bir zaman bırakmadın Allahım. 
Ben seni reddedip anlık zevklerle geçirirken zamanımı. 
Sefalet ve rezillik içinde geçerken hayatım. Bilmezken seni ve sana olan vazifemi, sen beni hiç terketmedin Allahım. 
Tek bir arkadaşım, sırdaşım ve dostum yokken, sessizce yürürken sokaklarda neden yaşadığımı bilmeden. Bilmeden neden geldiğimi şu dünya diyarına. 
Anti depresanlar kullanırken, hıçkırıklara boğulurken, beni hiç bırakmadın Allahım! 
Tüm hayatıma arkamı dönüp bilmediğim bir ülkeye hicret ettiğimde beni yalnız bırakmadın. 
Dostum yoktu, dostum oldun. 
Yârenim yoktu, yârenim oldun. 
Evim yoktu, evim oldun. 
Kimsesiz bırakmadın beni hiç bir zaman. Güzeli yaratan güzelliğin özü, merhameti yaratan merhametin özü, İbrahim'in, Yusuf'un Yakup'un Rabbi.. 
Ey Rahmeti yüce Alemlere Rahmet Muhammed Mustafa'nın Rabbi ve merhametini yaratan merhametin özü.. 
Ahdim olsun sana ki bu can bu tende oldukça, kalbim sen diye atacak. Kedilerde, köpeklerde, kuşlarda, bitkilerde ve kainatın her zerresinde senin sanatlarını tefekkür edeceğim. İsimlerini tanıyacağım. 
Her gün sana daha çok yaklaşacağım. Sonsuz cennet hayatında sana en yakın olabilmek için çalışacağım ve tüm kalplere sen diye haykıracağım.


 

Bu yazı 410 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • yamanoğlusena
    1 ay önce
    3. BÖLÜM:''Allahı tanıyan zindanda bile olsa saraydadır. O'nu unutan saraylarda bile olsa zindandır bedbahttır''' Yıl 2016..Artık Müslüman olmuştum. Artık kalbim ve yüreğim sıkılmıyordu. Artık tek bir arkadaşım olmayan şu garip dünyada, iki kıymetli dostum olmuştu . Allah ve Resulü ???????? Onları görmeden sevmenin masumluğuyla bir gülüyor bir ağlıyordum. Ve biliyordum, ölüm bir yok oluş değil, dostlarla sonsuz bir kavuşmaya açılan kapıydı. Bu dünyada ki hiçbirşey beni üzmüyordu artık. Artık günlerim, İslamı araştırarak geçiriyordu. Az uyuyor, az konuşuyordum. Geceleri gökyüzünü izleyerek uzun uzun Rabbimi düşünüyordum. Bir gün araştırmalarıma devam ederken, içimi bir korkunun ve stresin kapladığını farkettim. Çünkü Allahın Namaz emrini ve Namaz kılmanın önemini öğrenmiştim. Allahımızla nasıl yakın buluşmaydı böyle, bu namaz? Vaktini geçirmek bile Rabbimizin hoşuna gitmiyordu. Demek Rabbimiz de bizimle buluşmak istiyordu. Bunca yılımı Allahıma vefasızlık ederek, reddederek geçiren ben, nasıl buluşacaktım Rabbimle ?????Nasıl huzurunda duracaktım yüzsüzce? Bu düşüncelerle abdest videosu izleyerek abdest aldım. Kıbleyi buldum. Fakat büyük bir sorunum vardı. Namazın nasıl kılınacağını bilmiyordum. Önüme bir kağıt koyarak, resimde ki gibi Allahu Ekber dedim. Ben erkekler ve kadınlar aynı şekilde namaz kılıyor sanıyordum, o yüzden ellerimi erkek gibi kulaklarıma götürüp tekbir getirmiştim. SubhanAllah bugün bile hatırladıkça utanırım ????. Üstelik henüz tesettürün nasıl olacağını ve namazda kapanmamız gerektiğinide bilmiyordum. Başım açık ve yarım kollu tişörtle Rabbimin huzurundaydım.Estağfurullah ????. Ve namazda ne söyleyeceğimi bilmiyordum. Ama artık Rabbimin huzurundaydım. Rabbimle ilk buluşmam başlamıştı artık. Stresten kağıda bakarak, kopya çekeceğimi unutmuş bir şekilde ne yapacağımı bilmeden Rabbimin huzurunda duruyordum. Sadece şu sözleri söylediğimi hatırlıyorum. ''Allahım ben Sena kulunum. Ben Müslüman oldum. Özür dilerim seni tanımadığım için. Özür dilerim yarattıklarını reddedip sana hakaret ettiğim için'' Ve sonra acı bir ses tonuyla ''Beni bağışla'' dedim ve dizlerimin üzerine çöktüm. Artık kararım kesindi! Onun için hizmet edecek, onun için yaşayacak ve onun için ölecektim. ???? Özür dilerim seni tanımadığım için.