Abdullah Gözaydın

Abdullah Gözaydın

Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com

Neden Küçükpazar? 70 yıllık bir masal

07 Nisan 2021 - 11:58 - Güncelleme: 12 Nisan 2021 - 06:19

Hâlbuki 7 yaşımda 1958 de geldiğim bu semt gibi birçok semtte yaşadım, Hiçbirinde geriye bakıp iç çektiğim hatıram yok, Gerçekten bazı duygular paylaşılamıyor.
Gece yarılarına kadar karşı komşumuz Muzaffer Özpınar abimizin beste çalışmalarını özledim.
Değil elinden tutup gezmek, perde arkasından gördüğümüz, Onlarca mektup yazıp cevabını dahi alamadığımız komşu kızlarımızın nazlı tebessümlerini özledim,

Tavanlı çeşme karşısında Halden getirdiğimiz Meyve, sebze, balık ile Halil İbrahim sofrasına onlarca kişiyle oturmayı özledim,
Komşu bahçelerindeki meyve ağaçlarından doyasıya yemeyi özledim,
arsamızda kıran kırana yaptığımız maçları özledim,
Cümbür cemaat Sarayburnu’na, yenikapı'ya, Menekşe’ye, halkalı ‘ya, Moda'ya, Küçüksu’ya Yüzmeye/Gezmeye gidişlerimizi özledim,  Birkaç ekmek, halden yürüttüğümüz birkaç domates Biber ve denizden çıkardığımız midyeleri bir teneke üzerinde pişirip yediğimiz o muhteşem sofraları özledim,
Arada parayı bulduk mu arkadaşlarla Bursa çekirge kaplıcalarına kaçmayı özledim.

Arsada muz deposu çöplerinden bulduğumuz karpitleri tenekeyle patlatmayı özledim,
aramızda para toplayarak sabahtan akşama kadar gezdirdiğimiz taksi gezilerimizi özledim (Ben hiç çiftkapı yapmadım)
Araba sahibi olduktan sonra (!) İstanbul kazan biz kepçe dolaşmamızı özledim.

Gene arsada silah talimi yaptığımız günleri özledim,
Ekip arabalarının mahalleden geçerken çoğumuzda silah olduğunu bildikleri halde hiç arama yapılmayışını özledim,
İstanbul caddelerinde polis çevirmelerinden kaçışlarımızı özledim,
Her gece soğuksudan Maslak’a adım adım o gazinoları dolaşmamızı özledim.


Çoğu günah olsa bile özlüyor insan o günleri,
Bu günlerimizde ne kadar günaha girmemek azmiyle yaşıyor olsak ta İnanıyorum ki o günlerden çok daha fazla bu günlerimizde günaha giriyoruz.

Çünkü dört tarafımız işkence, her tarafımız mazlum, Müslüman kanı özellikle oluk oluk akıtılıyor
Seyrediyoruz, bazılarımız katilleri alkışlıyor bilip bilmeden,
Ülke hektar hektar satılıyor seyrediyoruz,
Devlet demek kanun demektir, Kanunların teferruat olduğunu görüyoruz yaşıyoruz buğz etmeyi dahi beceremiyoruz.


Ülkemiz ayağımızın altından çekilen bir kilim gibi kayıyor, Görmüyoruz diyemeyeceğim Görmezden geliyoruz
Üç maymunu oynamak meziyet olmuş, esas şimdi Ahlaksız ve şerefsiz yaşayanlarımız çoğaldı.
Çünkü hak hukuk adalet arayışımız yok, Komşumuzun üzüntüsüne, Açlığına, çaresizliğine duyarsız kalıyoruz.
Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir
Siz birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız diyen bir dinin mensupları olarak soruyorum kendime,
Bu gün mü Allah'ın rızasından uzak yaşıyoruz,
Dün mü daha duyarsız Yaşıyorduk?

Onca kötülüğümüze rağmen Dün birbirimizi severdik, Birimizin eksiği hepimizin eksiği idi, Birimizin derdi hepimizin derdi idi, Birimizin sevinci hepimizin sevinci idi.

Vefa-Unkapanı-süleymaniye üçgeninde herkesi tanırdık, Şimdi on daire binada kimseyi tanımıyoruz, Tanımamazlıktan geliyoruz.
Gene soruyoruz O eski günlerdemi kötüydük, Şimdi mi daha kötüyüz.

KENDİMİ ÇOK KÖTÜ HİSSEDİYORUM ÇOK
YARIN MİZAN KONULACAK ÖNÜMÜZE..
Nasıl bakacağız Rabbimize, Nasıl bağışlanmak dileyeceğiz
Ne yaptınız diye sorulduğunda Ne yaptık diyeceğiz Bilmiyorum..
 

Hocam birkaç isimde koya bilirdin aslında senle İsmail Toker birer kitap yazsanız iyi olur en iyi o ğünleri ikiniz anlatırsınız bari yeni gelicek Kişiler böyle bir dünyanın var olduğunu bilsinler yoksa herkes bu binayı ne güzel yapmışlar gibi taze kelimelerden başlasa birşey bilmicekler tarihimiz yok oldu tam olmadan RABBİM sağlıklı ömür versin bizlerde göç edersek kimse birşey bilmicek anılar için 

Abdullah Gözaydın
Sahi ya Yusuf kardeşim Biz her gün kavga ederdik, Çoğu kan akmadan bitmezdi.
Birkaç üzücü olay birkaç arkadaşımızın hayatına diğerinin ceza evine girmesine sebep olsa da biz birbirimizle hiç kavga yapmıyor muyduk? Düşünüyorum da mahallede kimseyle düşmanlığım yok, hatırlamıyorum Kavga etsek bile ertesi gün birlikte denize sinemaya giderdik
Şimdi bakıyorum kardeşler her gün kavgalı, birçok kardeş birbiriyle konuşmuyor, halini hatırını sormuyor.
SAHİ BİZ HİÇ KAVGA ETMEZMİYDİK?
yaşlandık ya unutmuş olabilirim..


Yusuf Bestas
Hocam    bizim zamanımızdaki. Kavgalarımızın dahi ayrı bir tadı vardı. Bizler kavganında dostluğunda ne olduğunu iyi biliyorduk. Sebep. Bizlerin büyükleri bizlere ögretmişlerdi. Şu an dahi. Onların ögütlerı ile. Yaşıyoruz. O zaman ile bu zamanı mukayese. Eder isen o zamanın bir senesini bu zamanın 50 senesine. Değişmem. Aklında kalmasın. Sen ben. İsmail. Hiç. Kavga etmedik. Hep bir birimize. Saygı. Gösterdik halada. Gösteriyoruz saygılar. Selamlar


Ismail Toker
Size cevapta yazamıyorum hayatın özetini yazmışsınız duygulandım hemde çok o günlere gittim geldim ama yazıcam birşeyler


Abdullah Gözaydın
Ne çok hayır severdik, Sahip olduğumuz her şeyi paylaşırdık, Komşumuza odun-kömür geldiğinde yardım ederdik,
Bir komşu tanışıyorlarsa eşyasına yardım ederdik,
Genelde evlerimizde su yoktu, sokak çeşmelerinden taşırdık, Yaşlı teyzelerimizin ricasıyla her gün birkaç komşunun evine kovalarla su taşırdık,
Oğlum Bakkaldan şunu al dediklerinde bir emir gibi telakki eder severek giderdik,
ve çok gururluyduk kesinlikle bahşiş kabul etmezdik,

Bir arkadaşımız yabancı mahallede haksızlığa uğradıysa O mahalleyi onlara dar ederdik,
Bir evde yangın çıksa itfaiye gelmeden ateşin içine girer eşyaları kurtarırdık,
Kimsenin de bir şeyi kaybolmazdı,
Çoğumuzun kapıları kilitsizdi Mahallemizde asla hırsızlık olmazdı, Faraza olsa en kısa zamanda hırsızı bulur çıkarırdık artık bizim oralara uğrayamazdı.

Daha fazlasını örnek verebilirim ama söz bir yerlere gider, birileri incinir diye kesiyorum, iyi geceler hayırlı bayram sabahları olsun..

Yusuf Bestas
Ağzına sağlık hocam. Anlatılamaz. Ama biz yaşadık

Gülsen Seval
İyi akşamlar Abdullah bey Küçükpazarı o kadar güzel anlatmışsınız ki bizlerin anılarını tazelediniz çok duygulandım .Yusuf beyin dediği gibi sizin ve İsmail beyin anılarını kitap haline getirebilirsiniz selamlar

Abdullah Gözaydın
Teşekkürler, Yazalım da nasıl yazalım, Unutmaya çalıştığımız Bazı gerçekler yazılmıyor ki. Bir orta yol buluruz inşaallah.
Tanıdığım iyi edebiyatçılar var, onlarda baskı yapıyor.
Yalan dolan ticari bir şey olmasına razı olamam, Gerçeklerde bazen çok acı veriyor. Arkadaşlarımızın çoğu pisi pisine ayrıldı Dünyamızdan. Şu an sağlık ve ekonomik durumu çok kötü olan arkadaşlarımız var. Fakat herkes kendi derdinde, O iyi günlerin hatırına yardım etmek gerekiyor fakat yorgan kısa olunca ayaklar dışarıda kalıyor işte..

Kibriya Suna Oyman
Çocukluğumuz yaşadım anlattıklarınızla yüreğinize sağlık.

Hanife Hamza
Küçükpazarı bir daha yaşadım çok güzel anlatmışınız

TC Leman Çelikel Ayata
Çok güzel bir yazı kaleme almışsınız• Duygulanmamak elde değil elinize kaleminize sağlık

Abdullah Gözaydın
İsmail hayatımda böyle yolculuk yapmadım
Biraz THYnin birazda bizim hatamızla uçağı kaçırdık yarım saat önce geldiğimiz çıkış kapısı önünde uçağı kaçırdık 15 dakika sonra uyandık itiraz ettik herifler bizi kovdu tekrar 750 TL istediler yeni bilet için biz dayatınca oldukça kaba bir karşılık gördük tabiiki bu çatışmayı video olarak kaydettim
Şefleri kaydettiğime uyandı sildirmeye çalıştı basın kartını gösterince geri adım attılar iki saat sonraya bedava bilet verdiler
Bu iki saat gerçekten kısa bir roman olur
Genede teşekkür ettik personele
Dönüşte bir hediye götürmek gerekiyor
Sonunda kucaklaşarak ayrıldık
Bu tatışmalar sırasında birkaç vatandaş daha geldi ucağı kaçıran hiçbirine taviz vermediler
Parası önemli değil bayramda gitmeyi kaçıracaktık
Bazen heyecan iyi geliyor neyse iyi geceler

Ismail Toker
Yönetici
Apocum büyük geçmiş olsun bazen cesaret bilgi ve birde küçükpazarlı olmak ayrıcalıklı oluyor bunuda bir şekilde ispatladın tabi gazetecilikte işin içine girince şartlar değişti gecen 
hayırlı olsun
 Rahatla yarın konuluruz inşallah


Yusuf Bestas
Hoca hoca nameyi bırak. Uçağı kaçırdın cazgırlıkla 750. TL. Kurtardın. Sen ona bak. Kurtaramayan ne yapsın. Hadi. Hadi. İyisin. İyi. Eğlenceler.

Sümer Yükseler
Bence geçmiş günlerde daha iyiydik. O dönemlerde insanlık henüz ölmemişti. Mutluyduk. Çünkü küçücük şeylerden mutlu olmasını biliyorduk. Sevgi, saygı, sadakat vardı. İki yüzlülük yalan , dolan, talan yoktu. İnsanlar tok gözlüydü. Kimsenin malında kimsenin gözü yoktu. İstanbul böyle yol geçen hanı gibi değil, bey efendilerin, hanım efendilerin şehriydi. Dost'luklar, arkadaşlıklar gerçekti. Kısacası herkes olduğu gibi, göründüğü gibiydi. Ahlak düzgündü. Şimdi ise bunların hiç birisi yok adeta hiç biri yaşanmamış gibi. Çok sevgisiz ve saygısız bir toplum olduk. Ne oldu da acaba biz böyle olduk ? Gelecek günler beni daha çok korkutuyor. Televizyonda haberleri bile izlemek istemiyorum. Gerçekten ne oldu da biz böyle olduk acaba ? Eskiden sevgi vardı, aşk vardı. İnsan bu duygularla bir heyecan duyar ve yaşamın ne kadar değerli olduğunu bilirdi. Şimdi hiç biri kalmamış, ahlak deseniz sadece adı var fakat kendi yok olmuş. Çooooook yazık. İyi ki o eski güzel günleri yaşamışız. Şimdi onlarla avunmaya çalışıyoruz. Vah benim güzel Ülkem nasıl bu durumlara geldi diye üzülüyoruz

 

Bu yazı 885 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum