Doğarken mi başladı benim son yolculuğum
Ondan mı öyle geçti o garip çocukluğum
Masallarla düşlerle beni hep aldattılar
Yaşadığım; en büyük yalandı biliyorum
Boşluğu kucaklardım uzatsam ellerimi
Düşsem diye beklerdi pusuda bir uçurum
Kol gezerdi çevremde acılar ölüm gibi
Ben ondan böyle kaldım, ondan karardı ruhum
Yağmur mu yağmazdı ne, tarlalar mı çoraktı
Neden hiç yeşermedi serptiğim onca tohum
Şimdi ölen bir şey var içimde azar azar
Ha söndü ha sönecek yıllar önce yanan mum
Susmayın biliyorum, ben bir yalan dünyada
Gürültülü yaşadım, sessizce ölüyorum
SENiN iCiNDi
Dokun bana, yüreğime dokun,
sesimi, sessizliğimi anla,
yokluğumda ağla ardım sıra,
daha güçlü, daha kadın,
ellerimde hisset söyleyemediklerimi,
kanımın donduğunu duy,
gözlerinde kayboluşumu anımsa,
nereden gelirse gelsin,
her rüzgara söyle ismimi,
ayrılıklarının içinde beni en üste yaz
gecelerle dertleş, gecelerle avun.
Dokun bana, yüreğime dokun,
toprağıma akıt göz yaşlarını,
kanayan yaralarımı sözlerinle sar,
başucumda bekle son nefesimi,
ama son nefesin bitmeden söyleme sevdiğini,
yasaksız rüyalarıma ortak ol,
pislik bulaşmamış kan ırmağıma köprü ol,
kirli insanlar değmesin kanıma,
ruhumu sar, sakla, hep yanında taşı,
umutlarımı dağla, görmesinler başıma neler geldiğini,
dokun bana,
her defada daha başka dokun,
sonra sus,
sus ve sadece şiirim ol...
Sıra sende
