Abdullah Gözaydın

Abdullah Gözaydın

Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com

SİYONİST YAHUDİLER VE ORTADOĞUDAKİ MAŞA KÜRTLER

29 Mart 2021 - 03:46

Yahudiler kutsal inançları büyük İsrail devletine ulaşmak için yaşarlar, ölüme inanmazlar ve ruhların hicretine inanırlar, Armegedon denilen büyük savaşın çıkması için ne gerekirse yaparlar

ANADOLU VE ORTADOĞU COĞRAFYASINDA YÜZYILLARDIR BEKLENEN BİR NİHAİ HESAPLAŞMA (ARMAGEDDON).. DİNLER SAVAŞI.



KENDİLERİNİ ALLAH'IN SEÇTİĞİ IRK (!), ORTADOĞU VE ANADOLU'YU DA VAAD EDİLMİŞ TOPRAKLAR (ARZ-I MEVUD ) OLARAK GÖREN, LAİN MİLLET YAHUDİLERİN VE ONLARIN KRİPTO (GİZLİ) ORTAKLARININ HAZIRLANDIĞI BİR SAVAŞI.. 



BUGÜN TOPRAKLARIMIZIN BÜYÜK BİR BÖLÜMÜNÜ İLGİLENDİREN TERÖRÜN GERÇEK KAYNAĞI VE ONA DESTEK VEREN GERÇEK DÜŞMAN ; YAHUDİ KÜRTLER VE BARZANİ AİLESİ..

YAHUDİ KÜRTLER
Irak'ın kuzeyindeki Yahudi Kürtlerin bölgeye gelişi iki sebebe dayanır. 

Birincisi, Asur sürgünü-kayıp on Yahudi kabilesi: M.Ö. 800-700 arasında Asurlular tarafından Kuzey İsrail krallığına son verilerek on İsrailli kabile sürgüne gönderildi. Bunlar bir daha geri dönmedi ve asimile olarak tarih sahnesinden silindi. Bu on İsrail kabilesinin Yahudi kaynaklarında hala hatırası canlı tutulur. 1948'de kurulan modern dönem "Yahudi devleti" İsrail'in dış politika enstrümanlarından biri "kayıp on Yahudi kabilesi" üzerine kuruludur.

Mesela bu kabilelerden birinin Irak'ın kuzeyindeki Kürtleşmiş Yahudiler, birinin Keşmir'de yaşayan Müslümanlar olduğu, bir diğerinin Afganistan'da yaşayan bazı Müslüman-Yahudiler (Sabatayist benzeri) olduğu yönünde resmi siyasi söylemler mevcuttur.

Bu politikanın temeli Yahudi dini inancına dayanmaktadır. 4.Ezra (2.Esdras) 13:39-47'de sürgündeki "on kabile"nin bir gün Sion'a geri döneceği kehanetinde bulunulmaktadır.

Bu hususta şu iki kaynağa başvurulabilir.

• Lester L. Grabbe'nin editörlüğünü yaptığı: "Leading Captivity Captive / The Exzile as History and Ideology" s:81-82, Sheffield Academic Press, England 1998)

• Elias J. Bickerman, "From Ezra to the Last of the Maccabees / Foundation of post-Biblical Judaism", s.6, Schocken Books, new York 1962.



İkincisi, Babil sürgünü-Senkretik inanç: Babil Kralı Nabukadnazar (M.Ö. 605-562) kısa sürede tarihin akışına ve günümüze tesir edecek bir imparatorluk kurdu. 43 yıl hükümdarlık etti. Babil İmparatorluğu (M.Ö. 626-539) gerçek gücünü Nabukadnazar döneminde yaşadı. Bu dönemde olanlar hem Yahudi tarihi açısından hem de günümüzde olup biten siyasi-dini-ekonomik mücadeleler ve BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) açısından çok önemlidir.

Babil'deki (Bugünkü Bağdat'a 70 kilometre mesafede) eski mabetleri restore ettiren Nabukadnazar, Marduk Tapınağı, Babil Kulesi, Babil'in Asma Bahçeleri ve Süleyman Tapınağı'nın yıkılışı ile birlikte anılmaktadır.


Kudüs'ün Babil Kralı Nabukadnazar tarafından işgali, Yahudilerin Babil ve Irak'ın kuzeyine sürgüne gönderilmesi, Süleyman Tapınağı'nın yerle bir edilmesi (M.Ö. 586), Tanrı Yahve'nin koruması altında olduklarına dair inançlarını yıkmış, Tanrı Yahve'nin Tevrat'ın, mabedin ve Kral Davud soyunun pek bir işe yaramadığı fikrine kapılmışlardır.

Pek çok Yahudi yazara göre, Babil sürgünü ölümden bile ağır bir cezadır.

Babil sürgünü kâhin ve yazıcı Ezra "kutsal soy Yahudi" kimliğinin teorisyenidir. Tevrat'ı yazılı hale getiren -yeni bir Tevrat yazan- Talmud'a Tevrat tefsirleri-yorumlarıyla esin kaynağı olan Ezra'dır.

Ezra'nın Tevrat'ı ile Yahudilik dini ve ırki olarak aynı anlama gelmiştir.

Kâhin Ezra'nın Yahudiliğe iki önemli katkısı daha vardır:

a- Kâhinlik: Babil'de yaptığı-başlattığı çalışmalarla Yahudi toplumunda kâhinler söz sahibi olan en önemli kurum haline gelmiştir. Yani Kabala ve Kabalistlerin altın çağı başlamıştır.

b- İsrailoğullarının "vaat edilmiş" topraklarının gerçek sınırları: "Arzu mevud" bütün zamanlar için Ezra döneminde belirtilmiştir. Bu sınırlar içinde Nil'den Fırat'a olan bölge, EDOM ÜLKESİ denilen ANADOLU topraklarının neredeyse yarısı yer almakta.

Eski Ahit-Yeremya'da şöyle bir kehanet yer almakta: " Issız bir höyük olacak ve köyleri yakılacak ve İsrail kendisini mülk edinenleri mülk edinecek, Rab diyor." (Tevrat-Yeremya 49:2)

Netice olarak İsrail bir Yahudi şeriatı devletidir. Etnolojik olarak var olup olmadığı bilinmeyen kayıp on Yahudi kabilesi hadisesi vardır. Bunların biri veya birkaçının Irak'ın kuzeyinde olduğuna inanılmakta veya dünyanın ve bölge halkından insanların böyle inanması istenmektedir. Yahudi Kürt-Nakşibendî Halidi profiliyle Barzani ailesi "arzu mevud" için uygun bir figürdür.


Kuzey Irak ve Mezopotamya bölgeleri içindeki Kürt Yahudileri, hakkındaki ilk resmi bilgileri (1160-1173)’de İspanya’dan yola çıkan, seyyah Haham Benjamin Tudela vermiştir. Haham Tudela, Erbil, Musul, Zagros’daki Kürt Yahudileri’nin dillerini Kürtçe, Aramice ve İbranice olarak kaydetmiştir.Kuzey Irak’ın Zagros bölgesindeki 50.000 Kürt Yahudisini ve 100 sinagogu ayrıntılı bir şekilde not etmiştir. Tudela, o dönem Mesihlik iddiasında bulunan Kürt Yahudisi “David Alroy” ile tanışmıştır.

Tudela; Kuzey Irak doğumlu Kabalist ve Talmudist Yahudi Kürdü David El Roi (1160-?), adındaki bir hahamın, Selçuklu Sultanına karşı isyan bayrağını kaldırarak , tüm Yahudileri sürgünden bir araya getirip Kudüs’te bir arada toplayacağını ve İsrail’i yeniden kuracağını belirterek mesih olduğunu ilan ettiğini not etmektedir.

David Alroy’un (1170) başlatmış olduğu mesihi hareket aslında Siyonist bir hareketti. Mesihlik iddasında bulunması, Iraklı Yahudiler’e ikinci bir gizlenmenin kapılarını aralamıştı. Gizlenmeleri onlarca asır, etkin kimliklerini de inançlarını da değiştirmedi. Dışarda müslüman Kürt, kendi içlerinde Yahudiliklerini yaşadılar. Soylarını korudular ve inançlarını kripto (gizli) yaşadılar. Bu mesihsel süreçte, ortadan kaybolan Kuzey Iraklı diye tabir edilen Yahudiler, asırlar sonra tarih sahnesine yeniden döndüler. İsrail kurulduktan sonra yüzbinlercesi tekrar dinlerine ve kimliklerine dönmüş, ve büyük bir operasyonla İsrail’e göç etmişlerdi.

Eric Brauer demeçlerine göre; Tarihten bu yana Mezapotamya bölgesinde Yahudilikten İslama geçmiş dönme Kürt yahudilerin var oldukları bilinmektedir. (Erich Brauer, Editor; Raphael Patai, The Jews of Kurdistan, Wayne State University Press, 1993, p. 45)

Eric Brauer’in naklettiğine göre o dönem Kürt Yahudi dönmelerinin olduğunu şöyle bildirmektedir.

Samawal bin Yahya Maghribi isimli bir Kürt Yahudi Dönmesi, David Alroy hakkında "İfhan al Yahud" (Yahudilerin sessizleşmesi) isminde bir kitap yazmıştır. Kitabında David Alroy'dan Menahem bin Şlomo al Ruhi adıyla olarak söz etmiştir. (Erich Brauer, Editor; Raphael Patai, The Jews of Kurdistan, Wayne State University Press, 1993, p. 59)

David Alroy hadisesinden sonra Kürt Yahudilerin din değiştirmesini ve birçok Yahudi’nin buna seyirci kalmasını o dönem Samawal bin Yahya Maghribi isimli bir Kürt Yahudi Dönmesi yazmış olduğu kitabında belirtmişti. Samawal bin Yahya kitabında kendisi gibi dönme olanların yaşadıkları durumu ve gizliliklerini anlatıyordu.

Alroy hadisesinden sonra birçok Kuzey Iraklı Yahudi din değiştirerek İslama geçmişti. Artık tarih onları Kürt Yahudileri olarak değil, Kürt Müslümanlar olarak hatırlayacaktı. Bu hadiseyle ilgili olarak o dönem Musul bölgesindeki aşiret reisi Şeyh Ahmet Barzani, Haham Natanel Barzani’yi ve oğlunu İslam’a geçmelerini istemişti. Fakat Haham Natanel, Ahmet Barzani’nin huzuruna gelerek İslam'a geçmektense öleceğini bildirmişti. Haham Netanel Halevi Barzani’nin, bugün Kuzey Irak’ta Barzan kentinde gömülüdür. Hatta mezarı bile Kürt Yahudileri için çok kutsal sayılmaktadır. (Erich Brauer, Editor; Raphael Patai, The Jews of Kurdistan, Wayne State University Press, 1993, p. 296)


O dönem aşireti Barzani Ailesi’nin, Haham Barzani ile bir kan bağı var mıdır ? O dönem Kuzey Irak’ta bir tek Barzani aşireti olduğu Osmanlı kayıtlarında görülmektedir. Yahudiler yaşadıkları yerleri soyisim olarak alırlar. Fakat burada ilginç olan husus Haham Barzani’nin de Kürt görünümlü Yahudilerden olmasıdır. Kürtçe ve Aramice konuşan bu ailenin, bugünkü Barzani aşiretinden olduğunu, kendiside Kuzey Iraklı (Zaho) Kürt Yahudisi Amerikalı Prof.Dr. Yona Sabar, Yahudi Barzani ailesinin kurucusunun 16. yüzyılda yaşayan Haham Samuel Barzani olduğunu belirterek, ailenin sonraki yüzyıllarda Musul, Kerkük ve Erbil yöresinde etkili olduğunu söylemişti. Fakat kamuoyundan gelen tepkiler neticesinde geri adım atmak zorunda kaldı.Sabetayist sosyetenin, zengin Kürt işadamları ve sanatçıları ile yaptıkları evliliklerden artık bu bağı çok net bir şekilde çıkartabiliyoruz. Kürt aşiretlerinden Bedirhanilerin, Selanikli sabetayistler ile yapmış oldukları evliliklerinde rengi anlaşılmaktadır. Amaç Yahudi soylarını ve geleneklerini devam ettirmektir. Çünkü Tora’ya göre bir Yahudi ancak kendi milletinin soyu olan (İbrani) Yahudi ile evlenebilir.


İdris Bitlis-i’nin (1452-1520) Selim Şahnamesini, İngilizceye çeviren araştırmacı Mehrdad R. Izady’nin belirttiğine göre Bitlisi, o dönem Kuzey Irak’ta Barzani aşiretinin var olduğunu bildirmektedir. (Mehrdad R. Izady, Sharaf Khan Bidlisi, The Sharafnama, The history of the Kurdish nation 1597, Mazda Publishers, 2005) Kuzey Irak'ta Yahudi kökenli tek bir Barzani Ailesi’nin olup olmadığına dair ipuçlarını Bitlisi’nin Şahnamesi çözecektir. Kitabın orjinalinin telif hakları ABD’li Mazda Publishers şirketi tarafından saklanmaktadır. Bu yüzden içindeki bilgilerde sınırlıdır.



MOSSAD-BARZANİ AİLESİ İLİŞKİLERİ

1897'de toplanan Siyonist kongresinde Yahudi ırkının üstünlüğü, Nil'den Fırat'a kadar bütün bölgenin İsrail olmasını, ve dünya hâkimiyetini hedefleyen protokolü açıklayan Theodor Herzl, Yahudi Kürtler ile temasa geçen ilk yahudi önderdir. 1947'de İsrail devleti kurulunca, Irak'taki Kürtler'le teması arttırdı. Büyük miktarda Yahudi Kürdü, İsrail'e göç etti. Sonradan Mossad’a ilk başkanı olan Reuven Zoslanski bir ajan olarak Irak'a gitti, orada üç yıl kaldı. Ali Bedirhan ile işbirliğine girdi... Bir kahraman olarak sunulan Bedirhan, İsrail Dışişleri Bakanlığı'na bir rapor vererek "Dürziler, Maruniler ve Kürtler'in İsrail'in tabii müttefiki olduğunu" iddia etmiş, ve İsrail'den kendi bölücü faaliyeti için yardım istemiştir!.. İsrail devleti de, 1961'de isyan eden Kürtler'e, 1963 yılından itibaren yardıma başlamıştır. 

1965 yılında Bedirhan ile dönemin İSRAİL Savunma Bakan Yardımcı olan Şimon Peres arasındaki bir anlaşma sonucu, İSRAİL istihbaratının en gözde elemanlarından olan Tuğgeneral Tsuri Saguy, Albay Arik Regev ve Yarbay Haim Levakov Irak’ın kuzeyine gidip, üç ay boyunca isyancıları eğitip isyanda danışmanlık yaptılar. Aynı yıl içinde Mossad'ın ileri gelenlerinden David Mimche başkanlığında bir grup ajan gelerek isyancı Kürtler'le bir görüşme yaptı. Bu ajanların arasında sonradan bakan olan Aryeh Lova Eliah da vardı. Eliah, Molla Mustafa Barzani ile görüştü, isyancı Kürtler'e silah, para ve teknik yardım vaadetti. Bu desteği alan Mustafa Barzani, 1966 yılında Irak ordusuna karşı büyük bir saldırıya geçti.Mustafa Barzani Eylül 1967'de İsrail'e gitti. Dönemin Savunma Bakanı Moşe Dayan'a bir Kürt hançeri ile birlikte "Kerkük petrollerinin nasıl vurulabileceğine dair" planları verdi. 1969'da bu planlar doğrultusunda ve Mossad-Barzani işbirliği ile Kerkük rafinerileri bombalanarak işlemez hâle getirildi. 


Molla Barzani, İsrail ilişkilerinin devamında 1973’te İsrail’e ikinci kez ziyarete bulunuyor. 1950’lerden beri İsrail’de yaşıyan Kürt Yahudisi David Gabay’ın evinde kalmıştı. Dayan çok iyi Kürtçe konuşuyor Barzani ile Mossad arasındaki dialogları o sağlıyordu. CIA raporlarına göre MOSSAD şefi Zvi Zamir, Barzani’yi Kuzey Irak’taki kampında ziyaret ederek, Bağdat’a karşı yapılan saldırı ve sabotajların dozunun arttırılmasını istemişti. Kuzey Irak'ta, Kürt devleti adı altında İsrail etkisinde bir devlet kurulma çalışmalarının temelleri 1970'li yıllara kadar uzanır. Mossad'ın Barzani'ye yardımı 1970'lerden beri belli aralıklarla hep devam etti. Mossad, Barzani'ye hem modern silah yardımında bulunuyor, hem de çeşitli teçhizatları sağlıyordu. Hatta dönemin Mossad Başkanı Meir Amit, Barzani yandaşlarına, dağlardaki kamplara kadar gelip yardım sözü vermişti.


İsrail Gizli Servisi Mossad, 1973 Yom Kippur Savaşı'nda, Mustafa Molla Barzani'den Irak petrol kuyularını bombalamasını istedi. Barzani de bunu kabul ederek uyguladı. (Dennis Eisenberg, Uri Dan, Eli Landau, Mossad - Les Services Secrets İsraeliens, Paddington Press, 1978, p. 267-68)


2000'li yıllara gelindiğinde ise dünyanın Jandarmalığına soyunmuş, İsrail'in en büyük destekçisi Abd'nin, Ortadoğu ve Anadolu Coğrafyasında uygulamaya koyduğu Büyük Ortadoğu Projesi neticesinde bölge ülkelerinin sınırları yeniden şekillendirilmekte ve yaratılan suni halk ayaklanmaları neticesinde (Arap Baharı) Büyük İsrail'in yaratılması için çalışılmaktadır.

Büyük İsrail'in inşası için gerekli olan ve dünyadaki diğer ülkelerin de tepkisini çekmeyecek gizli plan, ''Büyük İsrail için Taşeron Kürdistan'' dır!!..

Bahis mevzuu olan ''Büyük Kürdistan'', bilindiği üzere Türkiye, İran, Suriye ve Irak topraklarını kapsamaktadır. Irak'ın bu hesaplar neticesinde Abd tarafından işgal edildiğini bildiğimize göre Suriye'de yaşanan gelişmelerin de tesadüfi olmadığını, Yahudi cesaret nişanı Ödüllü Taşeronların (!!!!) Suriye'ye saldırmaktaki gayretkeşliğini ve Güneydoğu Anadolu bölgemizdeki ayrılıkçı Kürt isyanına yol vermesinin sebebini daha rahat anlayabiliriz..

Unutmamak gerekir Türk topraklarındaki ayrılıkçı hareketlerin en büyük destekçisi olan Yahudi Kürdü Barzani ailesine, Görevli taşeron  iktidarının karşı gelmesini beklemek safdilliktir..

22 Kasım 2012 Perşembe Saat 02:06

Bu yazı 2494 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum