Abdullah Gözaydın

Abdullah Gözaydın

Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com

ZAMLARI ALLAH YAPIYOR KULUN İRADESİ YOK DİYENLER

30 Temmuz 2022 - 16:25 - Güncelleme: 30 Temmuz 2022 - 16:33

Diyanetin son fetvası Müslümanlar arasında itiraza, alaya almaya, hakaret söylemlerine dönüştü.
"ZAMLARI ALLAH YAPIYOR KULLARIN BURADA BİR MÜDAHALESİ YOKTUR"
Sözü Allaha iftiradır, Sınav olan Dünya yaratılışına itirazdır, Kulun iradesini yok saymaktır. Kısaca Cebriye denilen Sapık itikadi bir mezhebin görüşüdür.
Diyanet toptan Cebriye itikadına sahip kişilerle dolduruldu da bizim mi haberimiz yok?
Ehli sünnet alimlerimiz neden yeterli uyarıcı bir reddiye yayınlamaz?
Yoksa diyanet namaz memurlarının işgalinde, İlim erbabı personel kalmadı mı?
Elbette Dünya hayatı bir sınavdır, Her kişi kalû Belâ günü (Ruhlar yaratıldığında) her ruh Allah ile sözleşti.

“Kâlû Belâ nedir? Neden hatırlamıyoruz?”
Kâlû Belâ, bir Kur’ân ifadesidir. İnsanların, ebediyet âleminde birer ruh olarak yaratılıp İlâhî programa girdiği ilk zamanda gerçekleşen bir olaya ışık tutar.
Söz konusu olay, Cenâb-ı Hakk’ın huzurunda insanların ilk duruşları, Allah’ın sorgusuna ilk muhatap oluşları, ilk imtihanları ve Rabb-i Rahîm’e verdikleri ilk ve tek sözleri ile ilgilidir.
O gün orada ihtilâf yoktur, inkâr yoktur, şüphe yoktur, tereddüt yoktur. Orada eksiksiz bir teslimiyet vardır, gerçek bir kulluğun farkında oluş vardır, Allah’ın sözünü tasdik vardır.

Şöyle ki:
Ebed tarafında, zerreler âleminde iken Rabb-i Rahimimiz:
“Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” diye sordu.
Bütün ruhlar ittifakla, huzur içinde ve kesin bir tasdik ve iman ile:
“Elbette yâ Rab! Sen Bizim Rabbimizsin. Biz buna şahidiz.” dediler.
Kur’ân bu ahitleşmeyi haber verdikten sonra, bunun hikmetini şöyle izah ediyor:
“Onlara böylece şahitlik ettirdik ki, kıyamet gününde, ‘Biz Rabbimiz olan Allah’ın varlık ve birliğinden ve O’nun hükümlerinden habersizdik’ demeyin. Yahut ‘Atalarımız bizden önce Allah’a ortak koşmuşlardı. Biz de onların arkalarından gelen nesilleriz. Atalarımızın batıl işleri yüzünden bizi helâk eder misin?’ de demeyin.” A’râf Sûresi, 7/172, 173.

Bu olayı niçin hatırlamadığımıza gelince:
1- Hatırlamayışımız, her şeyden önce, bizim hafıza ve hatırlama melekemizin zayıflığından başka bir sebebe dayanmaz. Biz nasıl geçmiş hayatımızın ayrıntısını unutabiliyor isek, nasıl “1” yaşındaki hastalığımızı veya annemizin sütüne şiddetli ihtiyaç duyduğumuz anları hatırlamıyor isek, nasıl anne rahminde kaldığımız dokuz aylık süreden hiçbir kesit hatırlamıyor isek; zerreler âleminde yaratılışımızdan hiçbir şey hatırlamıyor oluşumuz da bizim hafıza ve hatırlama gücümüzün zayıflığındandır.
***************************
Cebriyenin görüşleri nelerdir?

Cebriyye kişinin kader ve fiilleri konusunda söz sahibi olmadığı, hür iradenin var olmadığını, ve her türlü fiili yaratan ve yaptıranın Tanrı'nın kendisi olduğunu ileri sürerler. Cebriyye'ye göre insan, aynen rüzgarın emrindeki kuru bir yaprak gibidir, yaptığı işleri mecburen yapar.

Kaderiyeci ne demek?

insanın irade, ihtiyar ve kudret sahibi, yükümlülüğü olan bir yaratık olduğu, Allah'ın bir müdahili olmaksızın fiillerini bizzat kendi gücüyle meydana getirdiği inancına sahip olan islam dini itikadi mezhebi.
Bunlar haddi aşıp sapkınlığa düşenler

BİZLER EHLİ SÜNNET İNANCI MATURİDİ VE EŞARİLER

Maturidiyye itikadi
Mâtüridîlik (Arapça: الماتريدية),İmam Matüridî'nin kurduğu, Hanefî Mezhebi'nin kurucusu İmam-ı A'zam'ın düşüncesini tâkip eden, akla önemli bir yer veren İslam dini itikad mezhebidir.
Maturidi nin temel görüşleri
Allah insana akletme, aklını kullanma ve temyiz gücünü bahşetmiştir. Maturidilik bu görüşü ile vehb ve mükâşefeyi bir bilgi ve irfan yolu olarak öne alan tasavvufçulardan ayrılır. Allah'ın dilemesi, ilmi, kazası, takdiri ve Levh-i Mahfuz'daki yazısı olmadan, dünya ve ahirette hiçbir şey vaki olmaz.

 

DİYANET FETVA KURULUNUN PAYLAŞIMLARI

Bu yazı 404 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum