FERDA AKGÜL

FERDA AKGÜL

Sabrın Hududu
akgulgida@hotmail.com

KİRLENMEK ÇİRKİNDİ

31 Ocak 2015 - 18:34




Doksanlarda çocuk olmak, sınırın ötesinde bir şeydi. Çocuklar çamurda oynasa da kirlenmezdi. Mahallenin teyzesi vardı örneğin, kendi oğluna kızdığı kadar sana da kızabilir, gerekirse kulağını da çekebilirdi.

Ekmek arasına sürülen yağ, kendi oğluna verildiği kadar verilir, kendi oğluna attığı popo şamarı kadar, sana atardı.

Mahallenin amcası da, hakeza öyle idi . Kimin babası olduğu önemli olmadan, giderdik onu karşılamaya .

Pazardan geliyorsa, bizim payımıza da muhtemelen bir şey düşerdi.

Kimse kimseyi ayıplamaz, kimse de kimseyi hor görmezdi .

İlk özel televizyon kurulana kadar öyle güzeldi ki her şey.

Basit Brezilya dizileri bile, aklın sınırını zorlardı sanki .

Amerika Birleşik Devletlerinin televizyonlarında, yayından kalkan diziler bizim TRT’de aranan dizide olsa, saatini kaçırmazdık .

Tonton Adile Teyzemiz, sanki her akşam evinize gidin akşam oldu çocuklar diyen Ayşe teyze, Fatma teyze gibiydi .

Ölümüne hep birlikte üzüldük .



Çok çamurlandık, çamurlarda yuvarlandık, tozlandık, ıslandık, ağladık ama KİRLENMEDİK.



Kirlenmek güzel değildi ve biz hep beyazdık.



90larda genç olmak ta, ufkun ötesinde bir şeydi .Çok severdik, gizli gizli.

Hepimizin kocaman aşkları vardı .

Anlatılmaz yaşanırdı yani .

Ferdi Ağabeyimiz Yaktı beni derken, hep birlikten yanardık

Gözlerinin karası vardı, yürek yarası vardı, gönül macerası vardı . Yakardı Bizi.

Birimiz bir kızı sevdik mi, diğer delikanlılar ona yengemsin derdi.

Biz sevdamıza yanardık, sevdamız bize, olurda açılamaz sak, bir başkası ile evlenirse de kocaman BACIMIZ lafı vardı.



Acımızı ucuz tekel biralarına, olmadı bir kilo rakıya gömer gider dik . Şehrin sokaklarını, bir uçtan bir uca, Kısa Malpete sigarası eşliğinde arşınlardık. Bekçi düdükleri vazgeçilmez enstrumandı.



Ölümüne severdik ama ölmez dik .

Ya benimsin ya toprağın derdik ama yaşatır dık ..





Doksanlarda genç olmak, gulu gulu dansını bilmek, bir kısım medyayı bilmekti.

Siyasette, hayal ötesinde seviye vardı .

En ağır küfür, Sadece başına sayın ifadesi gelmeyen isim ve soyisim söylemekti.

Çok paramız yoktu, milli gelirimiz düşüktü ama onurumuz yüksekti.





Çok çamurlandık çamurlarda yuvarlandık tozlandık ıslandık ağladık ama KİRLENMEDİK.

Kirlenmek güzel değildi ve biz hep beyazdık.

Ne olduysa aniden oldu önce Gözlerinin Karasına yanan genç, Sezen Abla ve Tarkan Kardeş ile yakalarsam tık tık haline gelmekle kalmadı, aşklar yerini erotizme bırakıverdi.

Bu kültür millete, ağlamadan ekmek isteyemeyen, Küçüçük Emrah’ı bile aratır oldu.

VE KİRLENMEK GÜZELDİR PROJESİ BAŞARILI OLDU!