SAHİPSİZ BIRAKILAN ÖKSÜZ TRABZON!
VE TEK BAŞINA DİRENEN DAVUT ÇAKIROĞLU.
Kimdir bu Davut Çakıroğlu?
Trabzon ve bölge insanlarının yıllardır bekleyip de duyamadığı ve sonunda yükselen bu sesin sahibi Sn. Davut Çakıroğlu’nun Trabzon için yaptıklarını ibretle okumanız için sizlere sunuyorum.
Bir de Maçkalı Gazeteci- Yazar iftihar vesilemiz Arslan Bulut ve Narlıbahçe Mahallesinden tanıdığım yiğit Osman Diyadin Beyler vardı Trabzon için canını ortaya koyan. Nedense Artık Trabzon ile ilgilenmiyorlar, nizamiyede ki nöbet noktalarını terk ettiler, lâkin bizler, geçmişteki büyük hizmetlerinden dolayı FİRARLARINI işleme koymuyoruz ama, neticede, tüm yerli ve yabancı hainlerin Trabzon'a çullandığı bu zor günlerimizde FİRARİLER.
MÖ 2200 yıllarında Tibarenler (Trab Türkleri) tarafından kurulan ve ilk ismi TİBERANZON olan ve yaştaşı İstanbul şehri kadar dünyaca bilinip, son yıllarda ise üzerinde PONTUS başta olmak üzere çeşitli kirli senaryolar oynanan güzel Trabzon’umuz, tüm bu kirli senaryolar karşında sahipsiz, yalnız ve savunmasız bırakıldığı son yıllarda, Davut Çakıroğlu isimli yiğit bir kahramanın ortaya çıkışıyla Trabzon yıllardır yaşadığı sahipsizlik, yalnızlık ve öksüzlükten kurtulmuş oldu.
1- Sümelâ Manastırı ve kilise kalıntıları üzerinden Pontusçuluk yapanlar, ikinci olarak yer ve mahalle isimleri üzerinden Pontusçuluk yapmaya kalkıştıklarında karşılarında, ‘’Köy ve mahalle isimlerini değiştirmek, Cumhuriyet iradesine karşı çıkmak, dahası, arkasında Yunan İstihbaratının olduğu hayâli Pontus davasına yardım ve yataklık yapmaktır’’ diyen Davut Çakırığlu’nu bulunca, Trabzon’un sahipsiz olmadığını anladılar.
2- Yomra İlçemiz üzerinden Trabzon’a kurulan Avrupa kaynaklı ELAZMUS isimli sinsi tuzağı anında fark edip, bu kirli oyunu bozmakla, büyük bir milli başarının altına imza atmış oldu.
Proğramın ismi niçin ELAZMUS?
Kirli ve sinsi tuzağa dikkat edin; E(LAZ)MUZ
Gördünüz mü parantez içine alınarak gizlenmiş bombayı- dinamiti- patlayıcıyı?
YOMRA ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLECEK SENARYO ŞÖYLEYDİ;
İsveç ile Trabzon arasında ‘’Âile Değişimi Proğramı’’ na göre, İsveç Devleti Yomra’nın köylerine kendi çiftçi âilelerini, Yomra da İsveç’e Yomralı çiftçi âileleri gönderecek, her iki tarafın çiftçi âileleri kaldıkları süre içinde tarım üzerine inceleme ve uygulamalarda bulunacaklar.
Biz İsveç’e Yomra’dan saf, masum ve tertemiz Ahmet, Mehmet kardeşlerimizi, hanımları Ayşe, Fatma ablamızı gönderirken, İsveç ise Yomra’nın köylerine, çiftçi kılığına girmiş üniversite mezunu, akademisyen, tarihçi ajanlarını gönderecekti.
1960 lı yıllarda ABD tarafından ‘’BARIŞ GÖNÜLLÜLERİ’’ olarak gönderilen ve ücretsiz hizmet veren hasta bakıcı, Doktor, Öğretmenlerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun ETNİK VE KÜLTÜREL haritasını hazırlayıp, PKK’nın ilk kuruluş alt yapısını oluşturduğu gibi İsveç’ten çiftçi- köylü adı altında gelen bu ajanlar da, Yomra ve bölgemiz üzerinde dil, lehçe, kültür ve folklor farklılıkları, etnik yapı, soy ve sülâleler hakkında incelemelerde bulunup, topladıkları bilgileri, bir rapor halinde bağlı oldukları Uluslararası Merkezlerle vereceklerdi.
Trabzon’da Milletvekilleri, tüm siyâsiler, Bürokratlar, STK’lar, Basını, yazarı, çizeri bütün bu kirli senaryolardan habersiz derin uykularında uyurlarken, bu esnada yine DAVUT ÇAKIROĞLU sahneye çıkarak E(LAZ)MUS PROĞRAMINI Sevr paçavrası gibi yırttırıp çöpe attırdı.
3- Trabzon’un Fâtih Sultan Mehmet Han tarafından fetih tarihi 26 Ekim 1461 olarak bilinirken, Davut Çakıroğlu, Trabzon’un fetih tarihinin 26 Ekim 1461 değil, 15 ağustos 1461 olduğu gerçeğini ortaya çıkartarak tescil ettirdi.
4- Fener Rum Papazı Bartholomeos’un, Trabzon’un fetih günü olan 15 Ağustos tarihinde uyduruk bir bahane ile Sümelâ Manastırına gelerek, Trabzon’un fethine alternatif olacak şekilde âyin yapmasına karşı gelerek bu sinsi Pontus tezgâhına ve bu ihanete karşı basında yaptığı açıklamalar verdiği demeçler ve sosyal medyadaki paylaşımları ile bölge halkını bilgilendirerek milli şuuru harekete geçirdi.
5- Trabzon Büyükşehir ve Ortahisar Belediyesi tabelâlarından silinen ‘’TC’’ nin tekrar tabelâlara konulmasını gündeme getirerek Belediye Meclisi toplantısında AKP ve MHP’ye karşı büyük bir mücâdele örneği sergileyerek, bir müddet sonra ‘’TC’’ nin tekrar bu iki Belediyenin tabelâlarına konulmasını sağladı. (A. Metin Genç’in de katlarıyla)
Trabzon ve Bölge İlleri üzerinde başta Pontusçuluk olmak üzere birçok kirli senaryo tezgâhlanırken, siyâsilerden, atanmış ve seçilmişlerden, STK ve Medyadan en küçük bir ses dâhi yükselmedi. Yıllar sonra bölge insanlarınca beklenen o ses nihayet öyle bir yükseldi ki tüm kirli oyunları bir anda bozarak yüreklere su serpti. Bu sesin sahibi Sn. Davut Çakıroğlu'dur. Yılardır beklediğimiz bu sesin sahibi Sn. Davut Çakıroğlu’na teşekkür ediyor ve Trabzonlular olarak kendisini bağrımıza basıyoruz.
TRABZONLULAR UYUŞTUNUZ MU?
Atatürk Samsun'a ilk çıktığı gün rıhtımda kendisini karşılamaya gelenlerin o müthiş izdihamını gördüğünde ki duygularını sonradan şöyle dile getirmişti;
''Beni karşılayanların en ön safında Trabzonlular vardı ve her birinin gözleri çakmak gibi çakıyordu. Onların çehrelerine bakınca cesaretim arttı ve o an, bu mücâdeleyi kazanacağımıza olan inancım bir kat daha kuvvetlendi'' İşte Trabzon insanı böylesine korkusuzdu.
Şimdi bu yiğit insanların torunlarına sormak gerek;
Bu ne hal böyle?
Kim törpüledi milli reflekslerinizi?
Başka bir gezegene iltica ettiniz de haberimiz mi yok?
Kabına sığmayan, gönlü ummanlar kadar geniş, her mili meselede Karadeniz'in sert ve haşin dalgaları gibi kükreyen Trabzonlular! Bu suskunluğunuz, bu boş vermişliğiniz niye?
Okyanus iken, şimdiler de bir küçük kahve fincanına sığdırmışlar seni, sus pus olmuşsun.
Şu şaşkın ve zavallı haline bir bak!
Okumuşun, Esnafın, Tüccârın, Seçilmişlerin, Atanmışların, Uyduruk STK ların alayı birden bırakmış kendini, sanki uyurgezerler. Alayı çilesiz, iddiasız, mefkûresiz bomboş insanlar!
Samsunda en ön safta Atatürk'ü karşılayanların torunları şimdilerde, aman boş ver dercesine cehâletin karanlık vâdisinde derin bir uykuya dalmışlar. Tekrar söylüyorum ''Bu sen değilsin, bu sen olamazsın, bu hal yakışmıyor sana''
Koca bir Trabzon'da, Hakk'ın, vatanın, bayrağın yanında, Trabzon üzerinde kirli hesapları olanların karşılarında tekbir Milletvekili, siyaset adamı, bürokrat, basın mensubu, yazar ve dava adamı göremediğim için kahroluyor ve Trabzon'un bu sahipsizliğine isyan ediyorum!
Vatan satılsa, işgâle uğrasak, casuslar bölgede cirit atsalar bile onları hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Koltuklarında bir gün daha fazla kalabilmenin, tekrar seçilebilmenin ve nefsâni isteklerinin, dünyalık edinmenin peşindeler!
Trabzon ile ilgili ve çok önemli yazılar paylaşıldığında;
Trabzon Spor veya balık pazarındaki HAMSİ FİYATI kadar ilgilerini çekip okumuyorlar!
Görünen o ki;
Düzen sizleri de törpüledi,
Söndürdü mangal gibi yüreklerinizi,
Sindirip yok etti milli reflekslerinizi,
Öldürdü o eski öfke ve heyecanlarınızı.
TRT 1 de gösterilen TAŞACAK BU DENİZ dizisiyle, Pontus propagandasının yanında Trabzon insanı her yönüyle aşağılanıp linç edilirken bile en küçük bir itirazınızı, isyanınız ve tepkinizi göremedim.
Taşacak Bu Deniz'' dizisinden taşanlar;
Pontus propagandası ve Trabzonlulara en ağır hakaretler, alaya alıp aşağılamak oldu.
Sümelâ Manastırı, yer isimleri ve bölgedeki kilise kalıntıları üzerinden yürütülen PONTUS FAALİYETLERİ bundan sonra TRT'nin de katkılarıyla ''Taşacak Bu Deniz'' benzeri dizilerle devam ettirilecektir.
Bu sebepledir ki ''Taşacak Bu Deniz'' dizisinin şehirde çok büyük bir reklamı yapılmakta, hatta dizinin oyuncuları İlkokullara götürülüp öğrencilerle buluşturularak büyük bir zihin yıkama (bulandırma) faaliyeti yürütülmektedir. Yine dizinin oyuncuları sık sık halkla buluşturularak, Pontus propagandası yapılan diziye sempati ile bakmaları için aşırı gayret gösterilmektedir.
Kıyamıyorum sizlere,
Öfkeme bağışlayın
Ve sakın bana kızmayın!
Amma yine de diyorum ki ''Yazıklar olsun sizlere''
Bu sitemlerinden dolayı beni tanıyan, bilen, okuyan Trabzonluların hiçbirinin bana gücenip kızmayacağını gayet iyi biliyorum. Çünkü ben de Trabzonluyum ve Trabzon'u ne kadar sevdiğimi onlarda gayet iyi bilirler ve beni her gördüklerinde saygı gösterir, takdir ve teşekkür ederler.
Trabzon’un, bütün bu sahipsizliğine rağmen, sevindirici olan tek şey DAVUT ÇAKIROĞLU gibi yiğit, mücâdeleci bir evlâda sahip olmasıdır.
6 Şubat 2026
ORHAN KILIÇOĞLU


YORUMLAR