ORHAN KILIÇOĞLU

ORHAN KILIÇOĞLU

TÜRKÜN YIKILMAZ KALESİ
agozaydin@hotmail.com

TC Orhan Kiliçoğlu yeni savunması

13 Mart 2026 - 16:42

CUMHURBAŞKANININ AVUKATI OLAN ZATA!
Beni mahkemeye veren Erdoğan'ın Avukatı olan zat!
Bu son yazımı da oku!
Beni bu yazımdan dolayı da mahkemeye ver!

Avukat Bey!
Milletinin, haysiyeti ve şerefi, ırzı ve namusu, dini ve diyaneti, dahası milli, ahlâki ve kültürel değerleri uğruna kanını sebil etmeye hazır insanları, mânasını kavrayamadığın yazıları sebebiyle mahkemeye vermeden önce, senin namusunun da teminatının, koruyucu ve kollayıcısının bizim gibi vatana adanmış canlar olduğu gerçeğini unutma.

Avukat Bey!
Senin de evin, evdeşin, namusun ve gelecek neslin için mücâdele veren, vatanda yok olarak vatan olmuş canların mağduriyetlerine sebep olmaktan kaçın ve ALLAH'IN HIŞMININ, GAZABININ hedefi olma. Sonra Allah seni, EN SEVDİKLERİNLE İMTİHAN EDER DE BİR ÖMÜR KAVRULURSUN!

Avukat Bey!
15 civarındaki yazımdan alıntılar yaparak Müvekkilinize (Erdoğan'a) hakaret ettiğimi beyan etmişsiniz. Sizin hakaret kabul ettiğiniz sözlerim hakaret olmayıp, vatanın batışıyla, Türk milletinin ırzının, namusunun büyük bir saldırıya maruz kalacağı endişesi ve korkusu içinde yükselen çığlığım, feryadım ve başta Cumhurbaşkanı olmak kaydıyla devlet erkânına karşı haklı sitemimdir.

Avukat Bey!
Cumhurbaşkanına hakaret olarak gördüğün yazılarım, hakaret olmayıp, içinde 86 Milyon yolcusuyla batmak üzere olan bir yolcu gemisinin acı sireni, SOS'dir, gemideki yolcuların adına çılığımdır, haykırışımdır.

Avukat Bey!
Toplam nüfusumuz 86 Milyon olup, bu 86 Milyonun 44 Milyonu, senin annen, bacın, eşin de dâhil olmak üzere kadın ve kız çocuklarından oluşmaktadır. Şayet, 86 Milyonun tamamı erkek olsaydı, hiçbir devlet erkânına tek satır bile yazmazdım.

Bir savaş veya kargaşa hâlinde erkeklerin öleni şehit, kalanı gâzi olur lâkin bir işgâl ve kargaşada 44 Milyon kadın ve kızlarımızın namusları kirletilir ve iffetleri çiğnenir. Bunun en acı şeklini son olarak, yüz binlerce kadının ABD askerlerince tecâvüz edildiği Irak'ta gördük.

Avukat Bey!
İşte benim her yazım, 44 Milyon kadınımız ve kızlarımızın ırz, namus, iffet ve bekâretlerinin çiğnenmemesi içindir.

Avukat Bey!
Ben, vatanda yok olarak vatan olan bir Türk oğluyum!
Benim bedenim elbisemin örttüğü kadar değil, benim bedenim 814 Bin kilometrekaredir. Vatanımın neresinde bir rahatsızlık olursa, rahatsız olurum çünkü vatan benim bedenim.

Avukat Bey!
Sana olan son cümlemi İyi oku!
Beni Cumhurbaşkanına hakaretten mahkemeye verdiğin yazılarımın tamamı, 1000 yıl sonra bu topraklarda doğacak olan kız çocuklarının ifet, namus ve bekâretleri adınadır. Benden özür dileyeceksin Avukat Bey!

ŞİMDİ SON PAYLAŞTIĞIM YAZIMI DA OKU!
HADİ BENİ BU YAZIM İÇİN DE MAHKEMEYE VER!
Oku!
Oku ki rezâletini gör!
Ey milletin ensesinde boza pişiren merhametsizler!
Ey milletin Meclisinde kayıkçı kavgası yapan gafiller!
Ey Salı’dan Salı’ya sara nöbetine tutulup ağzı köpürenler!
Ey birbirlerine ağza alınmayacak iğrenç sözlerle saldıranlar!
Ey makam koltuklarıyla Milletvekillikleri etiketleri arasında sıkışıp cüceleşenler!

Bu vatana kastınız, bu millete hıncınız niye?
Bu saldırganlık, bu sorumsuzluk, bu acımasızlık ve bu vefasızlık neden?

Bugün size Kirte Muharebelerini anlatacağım!

YÜZÜME BAKARAK CEVAP VERİN;
Bu aziz mübarek topraklar, ne kupon karşılığı ve ne de piyangoyla vatan oldu bizlere!

Kirte’den, Sakarya’ya, Dumlupınar’a, 9 Eylül 1922 İzmir’e, dahası Ankara’ya nasıl, hangi zahmet, hangi yokluklar, acılar ve gözyaşlarından sonra gelinebildi?

Bu devleti, bu Cumhuriyeti kurabilme yolunda kaç gelin dul, kaç çocuk yetim kalıp, kaç ocak söndü?

Nimetlerini tepe tepe kullandığınız TBMM, hangi yokluklar içinde nasıl açıldı?

AŞAĞIDAKİ YAZIYI OKUYUN
VE BİR VİCDAN YOKLAMASI ÇEKİN KENDİLERİNİZE!
Kirte'de Mehmet, Kirte'de şehadete koşuş.
Düşmanla aradaki mesafe 8 Metre, ölüm kaçınılmaz.

Birinci siperdekilerin tamamı şehit oluyor, ikinci siperlerdekiler yıldırım hızıyla hemen onların yerlerini alıyor, fakat ne kadar imrenilecek soğukkanlılık ve ne büyük bir tevekkül ki üç dakika sonra öleceğini biliyor ama en ufak sarsılma, çekilme, korku ve endişe belirtisi yok.

Yüzbaşı tetikte, hücum için emir bekliyor.
Askerin tamamı süngü takmış siperden fırlamaya hazırlar.
Bilenler Kur’an-ı Kerim okuyor, bilmeyenler salâvat getiriyor ve cennete gitmeye hazırlanıyorlar.

Zaman uzuyor.
Yüzbaşı askerlerine sesleniyor;
"Yavrularım, aslanlarım, biraz sonra Cenab-ı Rabb'ül Alem'in huzuruna varacağız. Abdestsiz gitmeyelim. Haydi! Tüfeklerimizin kabzalarına ellerimizi sürüp, hep beraber teyemmüm edelim..."

Teyemmüm edilir.
Bekleme devam etmektedir.

Biraz sonra Yüzbaşı;
‘’Çocuklarım! Sanıyorum biraz daha bekleyeceğiz.
Önümüzde biraz daha zaman var. İleride arkadaşlarımız şehit oluyor.
Hem ileride şehit olanlar için, hem de vakit varken kendi cenaze namazımızı kendimiz kılalım" der.

Her biri Kâbe'yi karşısına almış.
Kâbeyi görüyor, öleceğini biliyor.
En arkalardan Of'lu Ali Çavuş’un gür sesi yükselir " ER KİŞİ NİYETİNE "

O gün Kirte’de düşmana karşı yapılan hücumda, kendi cenâze namazını kılanlardan pek azı ancak sağ kalabilmişti.

Onlar ki Türk’ün kahraman evlâtları,
Onlar ki Bedrin aslanları gibiydiler ve yeminlerine sadık kalarak Allah'a verdikleri sözü tuttular.

EY GAFLET EHLİ!
Buraya kadar okuduklarınızdan zerre kadar olsun bir ders çıkarabilmiş iseniz lütfen okumaya devam edin!

Bu aziz mübarek topraklar, ne kupon ve ne de piyangoyla vatan oldu bizlere.
Allah’a sonsuz kere şükürler olsun ki bizler böyle şanlı bir ecdadın torunlarıyız.
Böyle büyük bir ecdadımız varken, bir Türk için dünyada imrenilecek ne var ki?

Dünyaya insanlık nedir öğreten,
Fethettikleri her ülkeye atlarının nallarıyla medeniyetin, insâniyet, hakkaniyet ve adâletin mührünü vuran ceddimizi her an şükranla yâd ederek, onların aziz hatıralarını yeni yetişen nesillerimizin gönüllerine ve zihinlerine ilmek ilmek nakşederek ölümsüzleştirmeliyiz.

TÜRK OLMAK;
Soylu, asil ve yüksek karakter sahibi, yaratılışında kendisine bahşolunan NEFHA-İ İLÂH-İ’NİN şuurunda, adâlet ve merhamet ehli, cesur ve cömert olmak demektir…

TÜRKLERİN MEDENİYET ANLAYIŞI;
Merhamet- Sevgi- Tevazu- Mutluluk- Türk töresi, İslâm ahlâkı ve bütün bu güzellikleri başkalarıyla da paylaşım isteği üzerine kuruludur.

Bu anlayış, Türkleri diğer milletlerden farklı kılıcı bir özelliktir.
Zira bu anlayışın kaynakları, Türk töresi, merhamet, adâlet gibi duygulardan oluşan bir değerler manzumesidir.

SÖZÜM MECLİS DIŞINA!
TÜRK'E İHANET NE BÜYÜK İMANSIZLIK, NE BÜYÜK BİR ALÇAKLIKTIR.
Türk’ün yurdunda yaşayıp, Türk’ün imkânlarından, makamlarından, merhamet ve insâniyetinden istifade edip de Türk’e karşı nankörlük edenlerin bilinmelidir ki her biri insanlıktan nasipsiz, iman fukarası birer soysuzdurlar ve asla kendilerine itimat edilmemelidir.

12 Mart 2026
ORHAN KILIÇOĞLU 

YORUMLAR

  • 0 Yorum