“İslâm dünyasını nasıl bahçeleştirebiliriz?
Bir buçuk milyarlık coğrafyayı nasıl sömürebiliriz?”
Bu ve benzer sorular, dün de bu gün de,
emperyal güçlerin hep gündemlerinde.
Kurt kafaya koymuş bir kere, kuzuyu yiyecek.
Ya zorbalıkla, silah zoruyla; ya da hile ve tuzakla..
Amacına ulaşmak için ne şeytani planlar hazırladıklarını,
bir Allah, bir kendileri, bir de işin uzmanları bilirler.
ABD’deki İkiz Kulelerin yıkılmasından sonra, tüm dünyada
İslâmofobi rüzgarlarının estirilmeye başladığı zamanlardı.
Yıl, 2003 idi. J. E. adlı bir öğrencim: “Hocam,” dedi.
Bu yaz dil öğrenmek için…….ülkesine gittim.
Bir gün, kursiyer öğrenciler arasında
yardım kampanyası başlatıldı.
Özel seçilmiş çeşitli kitaplar vardı
büyük bir masanın üzerinde.
Buradan satın alacağımız kitaplar,
Afrika’nın yoksul çocuklarına gönderilecekmiş.
Tek tek baktım masanın üstündeki kitaplara.
Bir tanesinin adını görünce şaşırdım Hocam.
Kitabın adı neydi biliyor musunuz Hocam?
“TERÖRÜN KAYNAĞI İSLÂM.”
Bu kitap uyanmama vesile oldu.
Yardım etmekten vazgeçtim…”
Bir buçuk milyar, bu öğrenci kadar bilinçli olsaydı
Bu coğrafya birilerinin bahçesi olabilir miydi acaba?
Ne dersiniz?
