Abdullah Gözaydın

Abdullah Gözaydın

Fatih'in Demokratik Geleceği
fatihten@gmail.com

Bilhassa Politikacılar okusun

28 Ekim 2015 - 06:05


KÜÇÜK İNSANLAR

İnsanlar Allah’ın rızasından ne kadar uzaklaşırsa o kadar küçülmüş olur.

İnsanı İNSAN yapan Allah’ın rızasına, Muhabbetine ne kadar layık ise o kadar insandır.

Aksi için Allah cc. Onlar için hayvanlar gibidirler, Hatta daha aşağısı demektedir.

Allah’ın rahmetinden uzaklaşmanın çeşitli yolları vardır

Büyük günahlar işlemek, Bunları alışkanlık haline getirmek kişiyi küfre götürür

Büyük Küçük Nas ile belirlenmiş günahları (Yalan, Faiz, Cinayet, Fuhuş, Zulüm, Müstehcenlik, Hırsızlık vs.) meşru saymak , Hakkım demek kişiyi küfre götürür.

Bazı tedbirler de kişiyi küfre götürür, Bunun en bariz şekli Rızkını kendi kabiliyeti ile kazandığını iddia etmek, Kafamı çalıştırmasaydım, Falan teşkilata girmeseydim, Falanla yakın olmasaydım bu servete ulaşamazdım demek El Fazı Küfür ’dür.

Yani Küfür İman dairesinden çıkmak demektir

Tövbe edip doğru inanca sahip olmadıkça küfür halinden kurtulamayacağız

Bu itikatta ölürsek imansız kâfir olarak ölmüş olacağız.

Allah’ın 99 sıfatını çok iyi bilmeliyiz

Er Rezzak cc. Yaşam için bütün mahlûkata rızkını Allah cc. Keyfiyeti ile verir

Dünya imtihanında şartlarda yöntemlerde eşitlik yoktur. Allah cc. Kimine çok kimine az verir, Aradaki boşluğu insanların doldurması için kurumlar kurmuştur, Zekat, Fitre, Sadaka, Aile hakkı, Akrabalık hakkı, Komşuluk hakkı, Vatandaşlık hakkı, İnsanlık hakkı gibi kavramlar imancımız içinde kuralları belirlenmiş şekilde yerine konmuştur.

İnsanlar Allah’ın taksimatındaki farklılıkları bu ibadetler, sorumluluklar vesilesi ile doldurmakla mükelleftir.

Kişi bu sorumluluğunun bilince değilse, görmezlikten geliyorsa hak yemiş olur ki bu haram yemektir, Adeta hırsızlıktır

Allah size verdiğimiz nimetler üzerinde Fakirin güçsüzün yetimlerin Allah yolunda cihad edenlerin hakları vardır diye ikaz etmektedir.

Allah zaten her zaman ikaz eder mecbur etmez, Çünkü dünya hayatı bir imtihandır, İnsanlar davranışlarında serbesttir.

Konuyu getirmek istediğim yer aslında siyasette iktidar partisini destekleyerek, Devletin Bir organında görev alarak Hak ettiğini değil Tercihen bir menfaate ulaşırsa bu yolsuzluktur, Haramdır, Başkalarının hakkını çalmaktır.

Devletin bir yetkilisi liyakatine bakmadan, Sadece yandaş olduğu için ehli olmayan birine bir görev ve menfaat verirse o yetkili de milletin hakkını talan etmek gibi suç işlemiş olur ki vebali ağırdır.

Günümüzde gerek İslam adına görev almış Diyanet görevlileri, Gerekse ilmi olduğuna inanılan akademik kişiler “Kişisel menfaat ve korkuları nedeniyle” İslami sorumlulukların tebliğini yapamıyorlar.

Mesela Yalan konusunun ne kadar büyük vebal olduğunu, Yalancılıkla adlanmanın İmansızlığa kadar kişiyi götürdüğünü söyleyemiyor. Faiz haramdır derken nelerin faiz olduğunu, hayattaki pratikleri konusunda konuşamıyor, haram ürünler hakkında gerekli detaylı açıklamaları yapmıyor (Mesela sigara gibi sağlığa, ekonomiye, tarım alanlarına, sanayiye, çevredeki insanlara verdiği zararı görüp ) içenin sadece keyfiyetten tükettiği bu illet hakkında Haram diyemiyorlar. Hâlbuki Allah yiyin için israf etmeyin diye emrediyor, Sigaranın ne kadar melun bir israf ve kul hakkı olduğunu anlamak için âlim olmaya gerek yok değil mi?

Abdullah Gözaydın

Fatihten@gmail.com